Tunus postası

Tunus’ta son bir aydır gündemde yeni bir yasa var: Bin-Ali rejiminin temsilcileri için ekonomik af yasası! Hükümet tarafın­dan Ağustos ayında dile getirilen ancak de­tayları henüz tam olarak açıklanmayan yasa­ya karşı ise birçok ilde irili ufaklı protestolar gerçekleşmekte. Protestoların önündeki en büyük engel ise, IŞİD’in ülkedeki saldırıları sonrasında “anti-terör yasası” olarak pazarla­nıp uygulamaya sokulan ve yeri geldiğinde her türlü muhalefet hareketini, özellikle de sınıf güçlerini bastırmak için kullanılması­nın kimseyi şaşırtmaması gereken olağanüs­tü hal yasası.

Hükümet önümüzdeki dönemde baş­layacak dış borç ödemeleri öncesinde bir yandan ekonomik af yasası bir yandan da yeni özelleştirme dalgasıyla Tunus’lu emekçi sınıflar üzerindeki baskısını daha da art­tırmaya çabalıyor. 2011 yılında başlayan devrim süreciyle Bin-Ali’nin devrilmesinden bu yana ülkede ekonomik ve sosyal deği­şikliklerin hayata geçirilememesi ve yaşam koşullarının gitgide daha da kötüleşmesi memleketteki çelişkileri katmerlendirirken kendi gücünü hala tam olarak tesis edeme­yen burjuva devlet aygıtı meşruiyetini ola­ğanüstü hal yasasına dayandırmaya çalışıyor. Taban hareketleri bu ikili cendereye sıkış­mışken Halk Cephesi önderliğindeki sol da sınıf uzlaşmacı politikalarıyla emekçi kitle­lerin mücadele azimlerini ellerinden almayı sürdürüyor.

Tunus’ ta toplumsal ve ekonomik çeliş­kilerin önümüzdeki dönemde daha da de­rinleşeceğini söylemek abartılı olmaz. Ama asıl sorun bu çelişkilerden çıkışta sarkacın ne yöne doğru büküleceği. Hükümet de­mokratik gericilik politikalarıyla restorasyon arasında seyrederken hala iktidarını sağlam temellere dayandırabilmiş değil. Müslüman Kardeşler’ in Tunus partisi En-Nahda ise bu süreç mevcut hükümeti zayıflatırsa sıranın bir kez daha kendisine gelmesini bekliyor. Solda ise Halk Cephesi’nin politikalarına karşı eleştiriler yükselse de bu güçler ara­sında toplumsal, ekonomik ve demokratik talepler (örneğin; olağanüstü hal yasasına, özelleştirmelere, ekonomik af yasasına, iş­sizliğe karşı) etrafında şekillenecek ve sınıf güçleriyle, taban hareketleriyle bağ kuracak bir birlik henüz, tam anlamıyla oluşturu­labilmiş değil. Mevcut atmosferde güçler dengesinde sınıf mücadelesi lehine bir de­ğişikliğin meydana gelebilmesi için sınıf güçlerinin bu ihtiyaca cevap üretebilmesi gerekiyor.

Comments are closed, but trackbacks and pingbacks are open.