KHK: Kanun Hükmünde Karanlık! Birlik ve dayanışmayı örelim: OHAL gitsin, iş güvencesi gelsin! 

OHAL kapsamında 686 numaralı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) yayımlanmış bulunuyor. OHAL kapsamında kamu görevinden çıkarılanlar ve göreve iade edilenlere ilişkin listelerin de bulunduğu 686 sayılı Kanun Hükmünde Kararname Resmi Gazete’de yayımlandı. Yayımlanan KHK ile toplam 4 bin 464 kişi memuriyetten ihraç edildi.

KHK’larla birlikte gelen ihraçların açıkça gösterdiği üzere kamu emekçilerinin iş güvenceleri fiilen ortadan kaldırılmıştır. Bunun yanı sıra iktidar bu KHK’yla beraber birçok üniversiteyi niteliksizleştirmiş, birçok sendikayı ve mücadeleci sektörü de felç bırakmayı denemiştir. Kendisine referandum sürecince zorluk çıkaracak birçok ismi bir listede alt alta sıralayarak kamudan tasfiye etmek istemiştir. Ancak biz hocalarımızı, kamudaki emekçi kardeşlerimizi, sendikalarımızı yalnız bırakmaya hiç ama hiç niyetli değiliz. Biz onları yine okullarımıza çağıracağız. Biz yine onlarla yan yana duracağız. Biz yine birlikte durup dayanışacağız.

 

Saray rejimi okullar ve üniversiteler başta olmak üzere kamu kuruluşlarını güya “darbeci” ve “Fettullahçı” kadrolardan temizleme bahanesiyle başlattığı KHK’lar dalgasıyla geride hiçbir muhalif ses bırakmamaya yeminli! İhraç edilenler elbette darbeci değiller. Saray, kendisini devirmek isteyen askeri bir girişime dönük başlattığı hukuki süreci dahi mantıksal sonuçlarına vardırmaya cesaret edemiyor. Gülen cemaatiyle kol kola olanlar koltuklarında, darbenin başladığı gece sesini çıkarmadan bekleyenler de hala makamlarında. Ama on senelerdir hem darbelere, hem de cemaat yapılanmasına karşı tavır gösteren mücadeleci insanların, sosyalistlerin, sendikacıların, aktivistlerin  birçoğu kovuşturmaya uğramış vaziyette! Neden? Çünkü kendilerini yaratan ve bugün de onları besleyen rejimi karşılarına almaya cesaretleri yok. Zira bunu yaparlarsa, soruşturma dalgası gelecek, kendilerini bulacak.

İş ve ekmekle terbiye etmeye çalışıyorlar. Ancak bu güçlerini değil, güçsüzlüklerini gösteriyor. Türkiye’de bilim ve eğitimin yaşamsal bir darbe almasına sebep olacak derecede gerçekleştirilmeye devam edilen ihraçlar, en ufak bir muhalif sesin dahi tahammülsüzlükle karşılandığını, bu muhalif sesleri göz ardı ederek riske girmeye göze alacak kuvvetlerinin kalmadığını gösteriyor. Saray zordadır: Ne askeri darbe girişiminin gerçek öznelerini devlet içerisinden ayıklayabilmiştir, ne de muhalefeti tamamen sindirebilmiştir. Saray krizdedir. Giriştiği her işi eline yüzüne bulaştırmaktadır. Son olarak Saray, bir meşruiyet buhranı ile yüzleşmektedir. Sonucuna göre kendi iktidarını sağlamlaştırabilecek ve prestijini bir nebze de olsa geri verebilecek olan referandumdan “mevsimsel koşullar” sebebiyle çekinmektedir…

Bugün gelinen noktada açık ki Türkiye KHK’lar olmadan yönetilememektedir. En sıradan ve en gündelik görevlerini dahi ancak ve ancak olağanüstü halin tanıdığı yetkiler etrafında çıkardığı KHK’lar ile gerçekleştirebilen bir iktidar hayal edin. OHAL’i uzatmalarının sebebi budur. Çünkü OHAL olmadan yönetememektedirler. Ancak işin daha da vahimi, OHAL altında dahi yönetememeleri, kontrol edememeleridir.

OHAL derhal kaldırılsın! 

İhraç edilenler işlerine geri dönsün! 

İşten atmalar yasaklansın! 

Sendika ve iş güvencesi! 

KHK rejimine HAYIR!