Karanlığın perdesini yırtalım!

Hepimiz insanız! Hepimiz! Dünyanın neresinde, hangi şart ve koşullar altında yaşarsak yaşayalım. Hiçbirimizin hayatı bir diğerinden daha kıymetli ya da daha kıymetsiz değil. Örneğin, dünyanın bütün anne ve babaları kaybettikleri evlatları için aynı acıyı duyar. Renkleri, dinleri, mezhepleri, ırkları, düşünceleri onların acılarını ortadan kaldırmaz. İnançlar, değerler, şu ya da bu düşüncede olmak hiç kimsenin varlığını bir diğerinden daha üstün ya da daha önemli hale getirmez.

Bir milletin, bir dinin, bir mezhebin, bir inancın, bir fikrin mensubu olmanın o insanı bütün diğer insanlardan daha üstün kıldığını sanmak bir hastalık. Bunu sosyal ve politik olarak iddia etmek ve böyle bir düzen kurmaya çalışmak ise tam anlamıyla barbarlık. Dünya tarihi benzer örneklerle dolu. Günümüzde de birçok ülke-toplum benzer karanlık örneklerle karşı karşıya. Maalesef Türkiye de bu ülke-toplumların en kötü örneklerinden biri durumuna sokulmak isteniyor…

Yazarın diğer yazıları

Türkiye son 15 yıldır dinle kapitalizmi harmanlayıp, bu yolla baskı ve sömürüyü daha da derinleştiren ve sıradanlaştıran bir iktidar tarafından yönetilmekte. Toplumu tam anlamıyla kutuplaştırmaya, A’dan Z’ye her konu ve alanda “onlar” ve “biz” tarafgirliğini oturtmaya çalışan mevcut iktidar, kendinden olmayana her tür zulüm ve baskının meşru olduğu fikriyle tüm toplumu zehirlemek istiyor. Kuşkusuz esas amaç kapitalist sömürü ve yağmayı bu yolla derinleştirmek, perdelemek, gizlemek. Lakin ne kapitalist sömürünün sonuçları olan işsizlik, yoksulluk saklanabilir durumda ne de sömürünün, yağmanın zenginleştirdiği talancıların şişmiş göbek ve cüzdanlarının gizlenecek hali var.

Kapitalizm “her koyun kendi bacağından asılır” diyerek insanları birbirlerine düşman eder. Oysa emek eksenli bir düzen ile insanın insana kulluğunu ortadan kaldırmak, herkes için onurlu ve insanca bir yaşam kurmak mümkün. Kapitalizmin bir avuç patronu zengin etmek dışında insanlığa verebileceği hiçbir şey yok. Türkiye’nin son 15 yılı bunu bir kez daha gösterdi.

Akıl ve insanlık düşmanı kapitalizme ve onun sağcı, solcu, dinci, milliyetçi, ulusalcı, yeşilci vb. görünümlü sürümlerine hayır demek için, karanlığın perdesini yırtmak için 1 Mayıs meydanlarını en güçlü ve coşkulu şekilde doldurmanın tam zamanıdır…