Nikaragua: “İlerici” hükümetlerin krizi derinleşiyor

Latin Amerika’da “ilerici” hükümetlerin krizi derinleşiyor. Bunun son örneği ise Nikaragua… Geçtiğimiz hafta başkent dâhil ülkenin birçok şehrinde emeklilerin ve gençlerin başını çektiği kitlesel eylemler gerçekleşti.

Son seçimlerde yeniden iktidar olduktan sonra eşi Rosario Murillo’yu da başkan yardımcılığına getiren Sandinist Daniel Ortega hükümeti adeta ülke yönetimini tekelleştirmiş durumda. Latin Amerika’daki muarızı “ilerici” hükümetler gibi (Lula, Kirchner, Evo Morales ve diğerleri..) Ortega hükümeti de uzun yıllardır popülist bir söylemle halkın desteğine sahip olurken bir yandan da emperyalizm, IMF ve uluslararası şirketlerle işbirliği halinde ülkede neoliberal yıkım politikalarını hayata geçiriyor.

Son olarak, IMF ile yapılan anlaşmalar doğrultusunda, ekonomik kesinti programı kapsamında, ülkenin sosyal güvenlik sistemini değiştirmek istemesi ve emeklilik yasasına dönük saldırısı kitlelerin sokağa dökülmesine yol açtı. Ortega “Nikaragua’da eylem yapma özgürlüğü var” dese de kolluk güçlerine verdiği “vur emri” bunun yalan olduğunu kanıtladı. Eylemlerde 30 kişi kolluk kuvvetleri tarafından öldürülürken, 67 kişi yaralandı, 43 kişi ise yine kolluk kuvvetleri eliyle kaybedildi, ağırlığı gençler olmakla birlikte 100’ü aşkın kişi tutuklandı…

Sandinist hükümet eylemlerin yine de geri çekilmediğini gördükten sonra, yasa tasarısını tekrardan tartışmak için geri çekip tutukluların bir bölümünü serbest bırakarak tansiyonu düşürme yoluna gitti. Ortega ise eylem yapanları terörist, eylemleri de ülke barışını bozmayı hedefleyen “dış mihrakların” oyunu olarak niteledi, aynı Venezuela’daki ve Türkiye’deki sınıf kardeşleri, Maduro ve Erdoğan gibi.

Nikaragua emekçilerine dönük ekonomik saldırı planı kitle seferberliği yoluyla şimdilik geri püskürtülmüş olsa da IMF ile yapılan anlaşmalar nedeniyle önümüzdeki dönemde bazı değişikliklerle yeniden gündeme taşınacağı aşikâr. Kıtanın diğer ülkelerini de kapsayan daha da önemli ihtiyaç ise, sınıf işbirlikçi, “ilerici” hükümetlerin yarattığı politik ve ekonomik enkaza ve bu enkazdan faydalanarak iktidarları alan ya da talip olmaya çalışan sağ partilere karşı bu ülkelerin sosyalistlerinin ve mücadeleci sendikalarının işçi sınıfının bağımsız politikası yolunda alternatif bir mücadele hattı oluşturabilmesi.