Prettl kadın işçilerinden umutlu kazanım – Gazete Nisan

Prettl kadın işçilerinden umutlu kazanım

Ülkemizde üretimin her kolunda azımsanmayacak sayıda kadın işçi mevcut. Kadın emeğinin ucuz işgücü olarak görülmesi nedeniyle hükümet kadın istihdam paketleri çıkararak esnek ve güvencesiz koşullarda kadınları istihdam etmeye çalışıyor. Özellikle son yıllarda kadınların çalışma hayatına katılması önemli bir adım olmakla beraber, hangi koşullarda çalıştıkları da bir o kadar önemini koruyor. Ama toplumun her alanında var olan kadın ayrımcılığı kendini çalışma hayatında da gösteriyor.

Güncel verilere baktığımızda işçilerin yüzde 29’u kadın, yüzde 71’i ise erkeklerden oluşuyor. Kadınların yüzde 25’i ise güvencesiz işlerde çalışıyor. Kadınların çalışma yaşamındaki bu durum sendikalaşma oranına da yansıyor. Kadınların sendikalaşma oranı yüzde 8 iken, erkeklerin yüzde 14. Toplam duruma baktığımızda ise işçilerin sendikalaşma oranı daha gerilere düşüyor.

Durum bu kadar vahim mi derken, 250 işçisinin 200’ünü kadınların oluşturduğu Prettl fabrikasındaki kadın işçilerin mücadelesi başladı. Sendikalı Prettl Endüstri Sistemleri fabrikasında, toplu sözleşme görüşmeleri yapılırken işçilerin gücünü kırmak için 19’u kadın 20 kişi işten atıldı. İşten atılmalara karşı işçiler üretimi durdurdu. Kadın işçilerin başını çektiği direniş kazanımla sonuçlandı. Atılan işçiler işe iade edilirken işçilerin talep ettiği oranda zam yapıldı.

Prettl kadın işçileri, işçilerin daha iyi koşullarda çalışmaları için bir tuğla da kendileri koydular. Birlikte mücadele ederek kazanabileceğimizi bize bir kez daha gösterdiler. Mücadeleyi kadın kimliğine vurgu yaparak sürdürdüler. Çalışma yaşamındaki tüm ayrımcılığa ve yapılan hak gasplarına karşı sendikalaşmanın önemini bir kez daha hatırlatmış oldular. Sendikalaşma anayasal bir haktır ve bunun karşısında duranlar, aslında örgütsüz bir işçi sınıfı için çaba sarf eder. Elimizden alınmak istenen tüm haklarımıza biz kadın ve erkek işçiler dört elle sarılarak sahip çıkmalıyız. Güvenceli, sendikalı, sigortalı iş talep etmek en temel hakkımız. Mademki yaşamın her alanındayız, daha insani koşullarda çalışmak da yaşamak da hakkımız.