“Taşerona kadro” fiyaskosu

AKP hükümeti 696 no’lu KHK ile kamuda çalışan taşeron işçilerin kadroya geçirileceği “müjdesini” verdi. 15 yılı aşan iktidarı boyunca kamuda ve özelde taşeron, güvencesiz çalışmayı adeta kural haline getiren AKP hükümetinin bu “müjdesinin” bir göz boyamadan ve büyük bir ikiyüzlülükten ibaret olduğu en başından belliydi. Öncelikle, düzenlemenin yasayla yapılmak yerine KHK ile yapılmasının tercih edilmesi hükümetin ikiyüzlülüğünü daha başından ortaya koymaktaydı.

KHK ile yapılan düzenlemede kamuda çalışan 900 binden fazla taşeron işçinin neredeyse yarısı kapsam dışı bırakılmaktaydı. Yemekhane işçileri, karayolu çalışanları, belediye ve il özel idaresi personeli, Kamu İktisadi Teşebbüsü işçileri gibi yüz binlerce taşeron işçisi düzenlemenin dışında bırakılırken, emekli olduğu halde çalışmaya devam etmek zorunda olan işçiler ve “güvenlik soruşturmasından geçemeyen” eski hükümlüler de hükümetin “kadro müjdesiyle” işlerinden ediliyorlar. DİSK Genel-İş’in açıklamasına göre, işinden olacak taşeron işçi sayısının ülke çapında 150 bini bulacağı tahmin ediliyor.

Başından itibaren büyük belirsizliklerle ilerleyen düzenlemede fiyaskolar bunlarla sınırlı değil. Taşeron işçiler kadroya geçiş sınavlarında birçok yerde keyfi ve işleriyle alakasız sorulara maruz bırakıldılar. İşçi alımını düzenleyen komisyonlar, kimi yerlerde bu sınavları bir siyasi baskı mekanizmasına dönüştürürken, “hükümete yakın olmadığını” düşündükleri işçileri bu sınavlarda elediler.

Dahası, düzenlemenin ardından kadroya geçebilecek olan taşeron işçiler “taşeronluktan kurtulmayı” da başaramayacak. Kadroya geçirilen taşeron işçiler kadrolu çalışanlarla aynı maaşı alamayacaklar. Kadroya yeni alınacak olanlar, hâlihazırda kamudaki işçileri kapsayan toplu iş sözleşmelerinde elde edilen haklardan yararlanamayacaklar.

“Kayıtsız, şartsız kadro” vaadiyle gündeme getirilip yeni mağduriyetler yaratan ve büyük bir fiyaskoya dönüşen bu düzenleme, işçiler arasında büyük bir hoşnutsuzluğa dönüşmüş durumda. Bununla birlikte, şu ana dek, İzmir Belediyesi işçilerinin gerçekleştirdiği iş bırakma eylemi, Kocaeli Belediyesi işçilerinin AKP il binası önünde gerçekleştirdiği protesto eylemi gibi kısmi eylemlilikler gerçekleşse de, sendikaların bu konudaki sessizliği, bu hoşnutsuzluğun bir seferberliğe yönelmesinin önüne geçmekte. Sosyal medya sayfalarında ve çeşitli platformlar altında sorunlarını tartışan taşeron işçileri, bulundukları işkollarındaki sendikaları ve sendikal konfederasyonları, talepleri doğrultusunda eylem programı oluşturmaları için harekete geçmeye zorlamalılar. Kamuda ve özelde taşeron çalışmanın son bulması, güvenceli ve kadrolu çalışma hakkı için harekete geçelim!

25 Mart 2018, Nisan