Tutuklu Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinin aileleri: Sizleri kötülüğü karşı iyiliğin, zorbalığa karşı aklın yanına davet ediyoruz!

19 Mart Pazartesi çeşitli üniversitelerde Afrin lokumu dağıtımı sırasında ‘’savaşın lokumu olmaz!’’ diyen Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerine dönük gözaltılar ve tutuklamalarla devam ediyor. Tutuklanan öğrencilerin aileleri, 10 Nisan Pazartesi günü İstanbul Tabip Odası’nda bir araya gelip basın açıklamasında bulundu. Çok sayıda siyasetçi, gazeteci, öğrenci ve veli de destek amaçlı oradaydı.

Yapılan basın açıklamasını okuyan tutuklu öğrencilerden Deniz Yılmaz’ın babası Bülent Yılmaz ‘’Çocuklarımız hedef gösterilmiştir. Bir an önce hedef gösterenlerin özür dilemesini ve bu hukuksuzluğun son bulup, çocukların derhal serbest bırakılmasını istiyoruz’’ deyip basın açıklamasını sonlandırdı.

Açıklama, diğer tutuklu öğrencilerin ailelerinin söz almasıyla devam etti. Aileler, çocuklarını özgür ve haksızlığa karşı duyarlı insanlar olarak yetiştirdiklerini ve çocuklarının cezaevlerinde değil kampüslerde olmaları gerektiğini vurguladı.

Öğretim üyeleri adına konuşma yapan, Boğaziçi Üniversitesi eski Sosyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Faruk Birtek ‘’Boğaziçi Üniversitesine dışarıdan müdahale olmuştur. Bizim üniversitemizde her görüş açıkça ifade edilirdi. Bir zamanlar eğitim hakkı gündeme geldiğinde başörtülü öğrencilerin tek girebildiği yer bizim okulumuzdu, şimdi ise yapılan muameleye bakın. Ve bu öğrencilerin hepsi benim öğrencim, bunların terörler alakaları yok, hepsi pırıl pırıl insanlar. Derslikte berabersek hapishanede de onlarla beraber olmak istiyorum’’ diyerek konuşmasını sonlandırdı.

Son olarak öğrenciler adına konuşan Tilbe Akan ise ‘’Cesur arkadaşlarımızla gurur duyuyoruz. İnsani duygularımız terörize edildi.’’ dedi ve basın açıklaması alkışlarla son buldu.

Düşünce ve ifade özgürlüğü yok sayılamaz!

Boğaziçi tarihinde bir ilk olan bu olaylar, OHAL dönemiyle birlikte üniversitelerde artan baskıların bir göstergesi niteliğinde. Saray rejimi karşısında duran herkes ‘’terörist’’ ilan ediliyor, hedef gösteriliyor ve rejim karşıtı herkesin her türlü zorbalıkla düşünce ve ifade özgürlüğü yok edilmeye çalışılıyor. Eğitim benzeri bir demokratik hakkın ‘’komünist’’ gençlerden alınacağı yönünde ki açıklamalar da sarayın antidemokratik yüzünü bir kez daha gösteriyor.

 

Bizler, tutuklu öğrencilerle dayanıştığımızı belirtip, bu hukuksuzluğun son bulmasını ve tutuklu tüm öğrencilerin derhal serbest bırakılmasını talep ediyoruz. Eğitim hakkının gaspına son deyip; bilimsel, parasız, laik ve anadilde eğitim talebini de bir kez daha yineliyoruz.