İDP seçim bildirgesi: Tek Adam rejimine hayır! Demokratik haklarımız için seferber olalım! – Gazete Nisan

İDP seçim bildirgesi: Tek Adam rejimine hayır! Demokratik haklarımız için seferber olalım!

İşçi Demokrasisi Partisi 24 Haziran seçimlerine ilişkin tutumunu açıklayan bir bildirge yayımladı. Bildirgede “Tek Adam rejimine son vermek yönünde yeni bir adım atabilmek ve ülkedeki tüm halkların demokratik taleplerinin meclise taşınabilmesi amacıyla sizleri seçimlerde Selahattin Demirtaş ve HDP’yi desteklemeye davet ediyoruz.” ifadelerine yer verildi. Bildirgenin tamamı şu şekilde:

Emeğiyle geçinen tüm halkımıza sesleniyoruz

1) Demokratik haklarımız için seferber olalım

AKP iktidarının ve onun Reis’inin on altı yıldan beri süren soygun ekonomisine ve Tek Adam saltanatına artık TAMAM demenin vakti geldi. Emekçi halktan demokrasi adına oy isteyip iktidara geldiler, ama şimdi grevleri yasaklıyorlar, işçileri tekmeliyorlar, gazetecileri tutukluyorlar, muhalif milletvekillerini hapislere atıyorlar, öğrencileri zindanlara tıkıyorlar. ARTIK YETER. Bunlar gitmeli! OHAL bitmeli! Söz artık işçinin emekçinin olmalı.

2) Tek adam rejimine son!

Tek Adam saltanatı artık halkı boğuyor, sabah çorbamızda bile onun yüzünü görür hale geldik. Buna YETER diyelim. OHAL’e ve KHK’lara son verilsin. Tüm milletvekilleri, gazeteciler, sendikacılar ve politik tutuklular serbest bırakılsın. KHK’larla işten çıkarılan binlerce kamu emekçisi işe iade edilsin. Sendikalaşma hakkı üzerindeki bütün yasaklar kaldırılsın. Herkes anadilinde ifade ve eğitim özgürlüğüne kavuşsun. Dini cemaatlerin devlet içindeki kontrolüne son verilsin. Eğitimin dinselleştirilmesine, toplumda biat kültürünün yaygınlaştırılmasına hayır! Sosyal medya üzerindeki baskı ve yasaklamalar iptal edilsin. Devlet radyo ve televizyonu hükümetlerin kontrolünden kurtarılsın. Basın, yayın ve ifade özgürlüklerine dokunulmasın. Kimsenin yaşam tarzına, gençlerin özgür yaşama arzularına karışılmasın. Bütün meydanlar toplanma ve gösteri özgürlüğünün kullanımına açılsın.

3) Yeni bir anayasa gerekiyor

Baskı ve zulümlerini kalıcılaştırmak için Anayasa’da değişiklikler yaptılar, yüzlerce KHK’lar çıkarıp keyfi saltanat sürdüler. Şimdi bu gidişi değiştireceğiz. Seçimler Tek Adam rejimine karşı bir ilk adım, ama YETERLİ DEĞİL. Ülkenin gerçekten demokratik, özgürlükleri garanti altına alan, işçiden-emekçiden yana YENİ BİR ANAYASAYA ihtiyacı var. Böyle bir Anayasayı da ancak içinde işçilerin ve emekçilerin de yer aldığı bir KURUCU MECLİS hazırlayabilir. Bu yüzden yeni hükümet en kısa zamanda SIFIR BARAJLI ve demokratik yeni seçimler düzenleyerek yeni Anayasayı yapacak bağımsız ve egemen bir Kurucu Meclisin oluşmasını sağlamalıdır. Demokrasi taleplerini dile getiren sendikalar ile CHP ve HDP gibi kitle partileri mutlaka böyle bir Kurucu Meclis çağırısı yapmalıdırlar.

4) Soygun düzenine son verelim

Yıllardan beri Mega Projeler diyerek, Kentsel Dönüşüm diyerek, özel ihalelerle, özelleştirmelerle, bol keseden milyarlık kredilerle kendilerini ve yandaşlarını milyarder yaptılar. Bu paraların hepsi işçilerin ve emekçilerin cebinden çıktı. Onlar zenginleştikçe halk yoksullaştı. Üstelik bütün bu projeler doğayı tahrip etmekte, ülkeyi yaşanılmaz hale getirmekte. Bu böyle sürmemeli! ÖZELLEŞTİRMELER DURDURULMALI, özelleştirilen işletmeler tazminatsız yeniden kamulaştırılmalı. Derhal işçilerin, emekçilerin, tüm yoksul halkın ihtiyaçlarını gözeten MERKEZİ PLANLI EKONOMİK SİSTEM kurulmalı. Bizzat yandaş patronların da dâhil olduğu faiz lobilerinin ve bankacıların diktatörlüğüne son! Bankalar ve finans kuruluşları kamulaştırılmalı ve TEK BİR DEVLET BANKASI oluşturulmalı.

5) Dikkat: Ekonomik felaket yaklaşıyor

Hükümet Türkiye’ye bir “ekonomik saldırı” olduğunu, hayat pahalılığının ve işsizliğin bundan kaynaklandığını iddia ediyor. Bu büyük bir yalan! Tüm ekonomik sıkıntılar, dünya emperyalist sistemine sokulmuş olan Türkiye’deki neoliberal ekonominin açmazlarından kaynaklanıyor. Ve bu soygun düzeninin ipleri AKP hükümetinin elinde. İşte tam da bu soygun düzeninden ötürü ülke koşar adım çok şiddetli bir ekonomik krize sürükleniyor. Seçimleri alelacele bir baskınla erkene almalarının en önemli nedenlerinden biri de bu. Bankalar ve işletmeler iflasın eşiğinde! Hükümet yandaşlarını kredi yapılandırması gibi oyunlarla kurtarmak için halkı daha da soyup soğana çevirecek. Ayrıca sahte iflaslarla devlet hazinesi hortumlanacak. Buna izin vermemeliyiz. Bütün işletmelerin muhasebe defterleri açılsın, halkın denetimine sunulsun! İflas eden kuruluşlar derhal çalışanların denetiminde tazminatsız kamulaştırılsın!

6) Acil ekonomik önlemler gerekiyor

İşsizlik ve hayat pahalılığı işçiler ve emekçiler için dayanılmaz hal aldı. Çalışma hakkı hükümetlerin uygulamakla yükümlü olacakları Anayasal bir hak haline getirilsin. Kamu hizmetleri genişletilsin ve maaşlarda kısıntı olmadan bütün işler çalışanlar arasında paylaştırılsın. İşten çıkarmalar yasaklansın. Asgari ücret sendikaların belirleyeceği miktara yükseltilsin. Bütün işyerlerine toplu sözleşme zorunluluğu getirilsin. Ücretlerin tüketim mallarındaki enflasyon oranında otomatik olarak artırılması güvence altına alınsın. Dış borç ödemeleri durdurulsun, kaynaklar yeni kamu yatırımlarına yöneltilsin.

7) Emperyalizme yaltaklanmaya, Osmanlıcılık maskaralığına yeter!

Başlarına Osmanlı külahı geçiren AKP yetkilileri neredeyse her gün ABD ve Avrupa emperyalizmlerinden şikâyet edip duruyorlar, ama iş fiiliyata geldiğinde ne NATO’dan çıkıyorlar, ne Amerikan üslerini kapatıyorlar, ne Avrupa Birliği ile ilişkilerini kesiyorlar, ne emperyalizmin ekonomik kontrol örgütleri olan IMF’den, Dünya Ticaret Örgütü’nden çıkıyorlar. Üstelik ABD emperyalizminin Suriye’yi bombalamasını destekleyebiliyorlar. Sıcak paraydı, dış yatırımlardı, ihracat pazarlarıydı diyerek halkı oyalıyorlar. Türkiye emperyalizme ekonomik ve politik bağlarla zincirlenmiş durumdadır. AKP iktidarı bunu sadece bilmekle kalmıyor, aynı zamanda emperyalizmin ülke üzerindeki egemenliğine aracılık ediyor. Trump, Merkel, Macron eleştirileri hep laf! Bugün emperyalizme, öbür gün Rusya gibi yayılmacı güçlere yaltaklanarak baskı ve soygun rejimini ayakta tutmaya çalışıyor. Bu maskaralığa yeter demeliyiz! İlk adım olarak, NATO’dan çıkılsın, ABD üsleri kapatılsın, TSK tüm yurtdışı operasyonlara son versin.

8) Kadınlar üzerindeki çifte sömürüye ve cinsiyet ayrımcılığına son

OHAL rejimi altında ülke giderek kadınlar ve çocuklar için daha da güvencesiz bir yer haline geldi. Yalnızca geçtiğimiz yıl 409 kadın erkekler tarafından öldürüldü. 389 çocuk cinsel istismara uğradı. AKP ise kadın ve çocukları korumak bir yana yargısıyla ve yasalarıyla erkekleri yüreklendiriyor. Erkek ve devlet şiddetine karşı, bizi yoksulluklar ve açlıkla terbiye etmeye çalışanlara karşı, erkek egemen ve baskıcı rejime son diyelim! Eşit işe eşit ücret Her mahalleye nitelikli sığınma evi. Esnek, yarı zamanlı değil, güvenceli iş. Erkek adaleti değil gerçek adalet! Kadın ve nefret cinayetleri nitelikli hal sayılsın. Haksız tahrik indirimine son. Cinsel şiddet kriz merkezleri açılsın. Cinsel şiddet davalarında kadının beyanı esas alınsın. Parasız, erişilebilir güvenli kürtaj hizmeti. LGBTİ’lere karşı işlenen nefret cinayetlerine son! LGBTİ’ler için tüm sosyal-sendikal haklar tanınsın.

İşçiler, emekçiler, dostlar:

Biz İşçi Demokrasisi Partisi olarak, Tek Adam rejimine son vermek yönünde yeni bir adım atabilmek ve ülkedeki tüm halkların demokratik taleplerinin meclise taşınabilmesi amacıyla sizleri seçimlerde Selahattin Demirtaş ve HDP’yi desteklemeye davet ediyoruz.

Bununla birlikte Tek Adam rejimi karşısında başka seçenekleri tercih edeceklerin de olacağını biliyoruz. Her şeye karşın, önümüzdeki dönemde verilecek mücadelelerde yan yana olacağımıza ve bu deneyimi birlikte yaşayacağımıza söz veriyoruz.

Ama bu arada, kim seçilirse seçilsin, yukarıdaki talepler ve önlemler gerçekleşmedikçe, ülkeye gerçek demokrasinin ve refahın gelemeyeceği konusunda sizlerin dikkatini çekmek istiyoruz.

Sonunda bu baskı rejiminin boğucu karanlığını yırtacağımıza inanıyoruz. Yeter ki, işçiler ve emekçiler olarak hep birlikte, örgütlü bir şekilde mücadele için seferber olalım.