Termokar işçileri konuşuyor: Direnişimiz sürüyor, sürecek – Gazete Nisan

Termokar işçileri konuşuyor: Direnişimiz sürüyor, sürecek

Manisa Organize Sanayi Bölgesinde faaliyet gösteren Termokar A.Ş. fabrikası işçileri geçtiğimiz ay ortalarında DİSK’e bağlı Birleşik Metal İş sendikasına üye oldular. Ancak fabrika patronu işçilerin örgütlenmesine karşı çıkarak aralarında engelli ve hamile işçilerin de olduğu, 16 kişiyi birkaç gün içinde işten çıkarttı. Biz de Gazete Nisan olarak fabrika önünde direnen işçilerin sesini duyurabilmek için kendileriyle bir söyleşi yaptık.

Nisan: Sizleri sendikaya üye olmaya iten çalışma koşulları neydi? Neden sendikaya üye oldunuz?

İşçi: Pek çoğumuz bu fabrikada uzun yıllardır çalışıyor. Çalıştığımız süre boyunca ne insan gibi bir muamele gördük ne de insanca yaşayabilecek bir ücret aldık. Yapmayacakları vaatlerde bulunuyorlar, insanları kandırıyorlardı. Her zam döneminde, biraz daha dayanın biraz daha dayanın, dedi patron. Ancak ne maaşlarımız düzeldi ne de sosyal haklarımız… Ancak içeride hiçbir iş yapmayan ancak patrondan yana davranan dili uzun kişiler istedikleri zamları aldılar. İçeride huzur kalmadı. İşçiler bunalıyor ve işi bırakıyorlar. Alınan maaş 4 kişilik bir aileye yetecek düzeyde değil. 5 senedir bu fabrikada çalışıyorum asgari ücrete devam. Pek çok işçi bu şekilde. Sendika üyesi olarak bu gidişe bir yeter dedik artık.

İşçi: Yaşadığımız en önemli sorunlardan biri mesailerin elden verilmesiydi. Patron vergi kaçırmak için asgari ücret üzerinden maaş ödüyor dolayısıyla vergisini de ona göre ödüyor. Bu da bizim emeklilik işlemlerimiz için iyi bir şey değil. Yemekler çok kötüydü. Gece 11 saat çalışıyoruz yarım salatalık, yarım domates geliyordu. Geçen seneden daha kötü duruma geldi her şey. Misal, tuvaletlere zamanlama getirdiler, turnikelerden geçiyorsunuz. İçeride 50 kadın işçi çalışıyor iki tuvalet var. İster istemez tuvalette sıra oluyor. Geç gelince de nerede kaldınız diye hesap soruluyor. Diğer yandan yıllarca burada çalışan bir işçi ile yeni işe başlayan bir işçi arasında çok büyük bir fark yok. Çoğu zaman maaşlar herkese farklı yatıyor. Bu farklılıkların nedenini kimse açıklamıyor. Pek çok kişi bu gidişatın değişmeyeceğini düşünüyordu. Ancak bizler bu düzenin değişebileceğine inandık ve diğer işçileri de ikna ettik bu yola girdik. İnce ince örgü işler gibi çalıştık ve iki haftada örgütlenmeyi bitirdik, yetki başvurusunu yaptık.

Geçen yıl 2 bin metreküp yurt dışına ihracat yapılmış. Manisa’da ihracatta 3. sırada yer almış işyeri. Bununla övünüyorlar. Hesaplıyorum dolar, avro kaç para… Ne kadar kâr elde edilmiş. Ancak bize ne verdiler, iki dilim baklava. Kendileri milyonlarca lira kazanıyor bizim sırtımızdan bize veriyorlar iki dilim baklava. Beyaz yakalılara yıl sonunda birer maaş ikramiye, yıl sonu yemekleri, bir sürü şey veriyor. Bize 50 TL prim. Mesai ücretlerini elden veriyorlar ve bu ücreti verirken de bizim zamanımızdan çalıyorlar. Parayı almak için saatlerce kuyrukta bekliyoruz, eve geç gidiyoruz. Ancak iş kendilerine geldi mi bir dakika işe geç başlasak hesap soruyorlar. Çoğumuz Manisa dışından geliyoruz. Turgutlu, İzmir, Akhisar… Zaten zamanımızın büyük kısmı yolda geçiyor. Burada 7-8 senelik işçiler var. Sorsan işçilere bu 7-8 senede ne geçti eline. Karnını zor doyurmuştur. Bir adım ileri gidememiştir.

Nisan: Bu fabrikada daha önce bir örgütlenme çalışması oldu mu?

İşçi: Geçtiğimiz yıl bazı arkadaşlarımız bu sendikalaşma çalışmasını başlatmışlardı. Ancak o zaman da patron 17 işçi arkadaşımızı işten atmıştı. O süreç bizi çok etkilemedi. Zira patron bundan bir ders çıkarmadığı gibi bizleri sindirdiğini düşündü ve üzerimize daha da yüklendi. Patron kazandıkça kazandı ancak içeride huzur gitgide bozuldu. İşler iyi gittiğinde bizlere dalga geçer gibi 50 TL prim dağıttılar. Bunlar bizi daha da kamçıladı. Örgütlenme çalışmalarını o günden sonra devam ettirdik. Biz bunu işten çıkartılma ihtimaline rağmen yaptık. Zira sendika üyesi olmak her ne kadar anayasal hak da olsa biliyoruz, görüyoruz, okuyoruz ki işçilerin bu hakka ulaşması bedel istiyor. Gerektiğinde işten atılmayı göze almak gerekiyor. Hiçbirimizin daha önce örgütlenme tecrübesi yok. Hepimiz ilk kez böyle bir işe giriştik.

Nisan: Patronun sizlerin sendikalaşma çalışmalarınıza tepkisi ne oldu?

İşçi: Fabrikaya yetki başvurusu geldiği an bu işin başında olduğunu düşündüğü 6 kişiyi sonra da aralıklarla 10 kişiyi işten çıkarttı. Ancak işten çıkartma nedeni olarak sendikalaşma faaliyetlerimizi göstermedi. Hepimizi İş Yasasının 25/2 maddesine göre işten attılar. Yani ahlak ve iyi niyet kurallarına uymamışız… Patron devletten her yıl teşvik ücreti alıyor. Bu teşvik paraları nereye gidiyor. İnsana Saygı ödülü aldı geçen… Bu mu insana saygı? Anayasal haklarını kullandılar diye işçiyi atmak mı saygı? Bir ayakkabı vermiyorlar. Dışarıdan iş bağlayacakları bir alıcı geldi mi göz boyamak için işçilere kıyafet dağıtıyorlar, göz boyuyorlar. Sonra her şey eski tas eski hamam.

Nisan: İçeride durum nasıl? İçerideki örgütlenme çalışmaları nasıl ilerliyor?

İşçi: İçeride durum şu an iyi. Patronun adamları yaptığımız suç duyuruları nedeniyle işçi üzerinde çok fazla baskı oluşturamıyor. Ayrıca içerideki üye sayımız da hızla artıyor. İçeride moraller iyi. Patron hamile arkadaşlarımızı, engelli arkadaşlarımızı, karı koca olan evli arkadaşlarımız, borçlu arkadaşlarımızı atarak içerideki işçilere göz dağı vermek istedi. Bakın görün kimsenin gözünün yaşına bakmam atarım demek istedi. Ancak içerideki arkadaşlarımızı bu korkutmadı. Bilakis öfke arttı.

Nisan: Bundan sonra ne olacak?

İşçi: Burada bu sıcakta direnmek gerçekten zor. Ancak haklı olduğumuzu bildiğimiz için birbirimizden güç alıyoruz ve patronu dize getirene kadar mücadelemize devam edeceğiz. Mücadelenin değişik yolları var tabi. Ancak şu bir gerçek ki bizleri burada diri tutan şey içerideki işçilerden aldığımız olumlu dönüşler ve dışarıdan gelen ziyaretçiler. Sendikamızın desteğiyle direnişimiz devam edecektir. Sizlerin aracılığı ile tüm işçi dostlarına seslenmek istiyoruz: Yanımızda olun bizleri destekleyin. Zira bu direniş sadece Termokar işçilerinin direnişi değildir. Kölelik koşullarında çalışan Manisa işçilerinin, ülkedeki tüm işçilerin ve hatta tüm dünya işçilerinin mücadelesidir. Desteklerinizi bekliyoruz.