İşsizlik nasıl bitirilir, nasıl önlenir?

Öncelikle yaygın bilinen bir yanlışla başlayalım: İşsizlik, kapitalizmin bir anormalliği değil, onun bir sonucudur. Kapitalizm, çalışanların ücretleri üzerinde sürekli olarak aşağı doğru bir basınç yaratabilmek için işsizliği yaratır ve kullanır. Ücret zammı talep eden bir işçiye, “şartları beğenmiyorsan işi bırakabilirsin, dışarıda aynı işi daha az ücretle yapacak bir dolu insan var” diyebilmenin olanağını yaratmak, kapitalizmin doğasında vardır. Bu sebeple işsizliğe karşı mücadele, kapitalizme karşı mücadeleden ayrı ve kopuk olarak düşünülemez.

Bizim önerimiz işlerin paylaştırılması şeklindedir. İşçilerin birçoğu bırakalım 8 saati, yarım günü bulan fazla mesai şartlarında çalışıyorlar. Bu karşılıksız yoğun çalışma temposu, ücretlerde herhangi bir kesilme yaratılmaksızın bölüştürülebilir. 24 saatlik bir işgünü, 6 saatlik 4 vardiyaya bölünebilir. Bu hem çalışan kitlelerin kendilerine ve çevrelerine vakit ayırmalarının olanaklarını yaratacaktır hem de işsizliğin sonlandırılmasını sağlayacaktır.

8 saatlik işgünü talebiyle mücadele eden işçilerin sloganı şuydu: 8 saat iş, 8 saat uyku, 8 saat özgür zaman. Bu yaklaşık olarak 150 sene önceydi. Bugün ise üretim teknolojilerinin bir hayli gelişmiş olduğu bir aşamadayız; üretimin her aşaması büyük bir hız ve dinamizm kazandı. İşçi eskiden birim zamanda 5 üretirken, artık 10 üretir oldu. Ancak bu ne ücretlere ne de mesai saatlerine yansıdı. Bunun nedeni de kapitalizmin maksimum kârı amaçlayan altyapısı oldu.

Ancak kâr değil insan odaklı bir planlı ekonomik sistemle beraber, 6 saatlik işgünüyle son derece refah yaşam şartlarına sahip olunabilir. Bu, bugün itibariyle bir potansiyel olarak mümkün. Böylece yeni sloganımız da 6 saat iş, 8 saat uyku, 10 saat özgür zaman olabilir.

Kapitalizmde kronik bir çehre kazanan işsizlik sorununun bir ayağı daha var: İşten atmalar. Bu, doğrudan doğruya işçilerin mücadele ederek kazandıkları mevzilerle ilgili bir problem. Zira hükümetin, herkese iş garanti eden bir sosyal programı olmadığı için, işten atmalar daha da yakıcı bir hal alıyorlar. Bizim bu konudaki önerimiz de işten atmaların yasaklanmasıdır. Hiçbir patronun, sendikalaştığı, iş sözleşmesi veya ücret zammı talep ettiği için bir işçiyi işinden ve aşından etme hakkı yoktur.

İşten atmaların yasaklanması ve 6 saat 4 vardiya sistemiyle iş yükünün hafifletilip işsizliğin sonlandırılması, işçilerin hayatlarını korumak ve ileri taşımak noktasında bugün itibarıyla dört kolla sarılabilecekleri talepler olarak aciliyetlerini korumaktadır.