Sandığımdaki “öteki” kim?

Oy kullandığım sandıktan seçimlere katılan hemen her partiye ve adaya oy çıktı. Kimi biraz yukarıda, kimi biraz daha aşağıda; ama her partiye ve adaya oy çıktı! Eminim, “özel” koşulları bir yana bırakırsak, bu yazıyı okuyan hemen herkesin sandığında da benzer sonuçlar geçerli oldu. Neticede sandıklar kapandı, oylar sayıldı ve seçimleri adaylardan biri “kazandı”. Partilerden ikisi “çoğunluğu” aldı vs…

Seçimlerin hangi koşullarda yapıldığı kısmını geçiyorum. Önemsiz olduğu için değil. Çok önemli. Hatta sonuçları tayin edecek derecede önemli! Ama bugün üzerinde durmak istediğim konu daha farklı. Ve bu konunun mücadele ve örgütlenme açısından çok önemli olduğunu düşünüyorum.

Seçim sabahı evimden çıktım; aynı apartmanı, sokağı, mahalleyi paylaştığım insanların birkaçıyla yolda karşılaştım; onlarla selamlaşarak birlikte oyumuzu kullanacağımız okula gittim. Okul bahçesinde tanıdık yüzler gördüm. Oy vereceğim sınıfa girdiğimde karşı apartman komşularımdan biri oyunu sandığa atıyordu. Ardından ben de oyumu verdim. Dönüşte mahalle bakkalımıza uğradım, biraz lafladık, gazete, su vs. aldım. Eve döndüm, kahvaltımı yaptım, haberlere baktım, gün içinde birkaç arkadaşımla ihtimaller üzerine konuştum. Sandıkların kapanmasına yakın sandığıma gittim, sonuçları öğrendim, eve döndüm ve seçim sonuçlarını beklemeye başladım.

Yazarın diğer yazıları

Akşam sonuçlar açıklanmaya başladı. Ekran çeşitli renklere, rakamlara bölündü. Falanca aday şu kadar oy; filanca parti bu kadar oy aldı! Peki, kim bu ötekine oy verenler? Eğer oy verdiğim sandıktan sadece aynı aday ve parti çıksaydı bu soruya cevap vermek, bu durumu açıklamak çok zor olabilirdi! Oysa sandığımda her aday ve parti vardı.

Kazananlar, kaybedenler derken sandığımdaki sonuçla ekrandaki sonuçların benzer olduğunu gördüm. Aslında ekrandaki grafikler, renkler, rakamlar apartmanımın, sokağımın, mahallemin insanlarının tercihlerinin şu ya da bu ölçüdeki yansımasıydı. Yani sandığımdaki “öteki” komşum! Gazete, ekmek, su aldığım bakkalım. Her gün aynı otobüsü kullandığım kişiler. İşyerimdeki mesai arkadaşlarım…

Seçim sonuçlarının yaygın bir mutsuzluk ve karamsarlık yarattığını görüyor ve anlıyorum. Lakin çözüm gerçekten de o kadar uzakta olmayabilir! Ne dersiniz?