Dış borç ödemeleri işçileri neden ilgilendiriyor?

Saray rejimi bir konuyla çok övünüyor: IMF borçlarımızı kapattık, hatta neredeyse IMF bizden borç alacak! Bu korkunç bir yalan. Aslında olan ise tam tersi: AKP iktidarı, karşılığı ve geri dönüşü olmayan inşaat yatırımlarıyla, ekonominin üretken olmayan sektörlerine ağırlık vermesiyle aldığı her dış borcu faiziyle katladı. Bugün Türkiye’nin toplam brüt dış borç stoku 438 milyar dolar. Bu borcun gayri safi yurtiçi hasıla (GSYH) içindeki payı ise %51,9 oranında. 2001’den 2017’ye Türkiye’nin toplam borcundaki artış oranı ise %238.

Bugün işçiler ve emekçiler büyük bir tehditle karşı karşıya: Zira devletin, bankaların, şirketlerin, hükümetin ve Saray’ın yarattığı bu borcun faturası, yine bu borcu yapanlar tarafından yoksullara kesilmek istenecek.

Bugün asgari ücretle çalışan bir işçi, bir senelik toplam mesaisinin yarısıyla Türk kapitalizminin neden olduğu dış borcun faizlerinin ödenmesi için çalışıyor. Dış borç ödemelerinin vadesi geldikçe olacak olanlar şunlar: Enflasyonun artışı, ücretlerin erimesi, zamların yoğunlaşması, temel gıda maddelerinin pahalılaşması, dövizin yükselmesi, tazminat ve ücretli izin benzeri hakların paramparça edilmesi ve benzerleri… Özetle patronların ve Saray’ın dış borcunun yükü işçilere bindirilmek istenecek. İşçi buna itiraz etmek istediğinde de, demokratik haklar baskılanacak.

Patronların krizinin bedelini işçilerin ödemesine nasıl engel olabiliriz? Biz bu noktada, son derece yakıcı olduğuna inandığımız, işçilerden yana olan siyasal bir önlemin alınması gerektiğini düşünüyoruz: Dış borç ödemelerine son! Emperyalist bankalara ve kartellere, emekçi sınıfların cebinden tek bir kuruş dahi çıkmamalı; işçiler, bu tekellere ödenecek borçlar için bir dakikalığına dahi olsa ek mesai yapmamalıdır. Bunun biricik yolu ise hükümetin dış borç ödemelerini durdurmasını sağlamak; bu borçları ve faizlerini kabul etmemektedir. Zira bu borçlar ne Türkiyeli yoksulların çıkarları için kullanıldı ne de onların refah seviyelerini yükseltmek için harcandı. Bu borçlar Saray’ın ve patronların zenginleşmesi için; onların eli sıcak sudan soğuk suya değmesin diye kullanıldı. İşte bu sebeple biz, bu borçların istisnasız bütününü reddediyoruz.