Kaza değil, özelleştirme!

Pazar günü Kapıkule-İstanbul seferini yapan TCDD treninin Çorlu yakınlarında devrilmesi ile 24 insanımızı yitirdik ve 388 kişi de yaralandı. Yitirdiğimiz insanlarımızın acısını yaşıyoruz, yakınlarına baş sağlığı ve yaralılara da acil şifalar diliyoruz.

Bu acı olayın doğrudan sorumlusu olan Ulaştırma Bakanlığı ise bütün suçu yağışa ve toprak zemine yükleyerek akıl ve vicdanla oynamaktadır.

Suç yağışın değildir!

Ulaştırma Bakanlığı: “Kazanın aşırı yağmur yağışları nedeniyle menfez ile ray arasındaki toprağın boşalması nedeni ile meydana geldiği tespit edilmiştir.” Diyerek Antik Yunan ve Roma dönemi yol yapımı prensiplerinden dahi haberdar olmadığını itiraf etmiştir. Üzerinden ağırlık geçecek herhangi bir yol toprak zemin üzerine yapılamaz. Yol yapmadan önce zemin güçlendirilir. Jeoloji Mühendisleri Odası’na göre; “Bu açıklama açıkça itiraftır. Bu raylarda yapı yerindeki zeminin jeolojik-jeoteknik özellikleri ile bölgenin meteorolojik özellikleri dikkate alınarak yapılması gereken menfez kesit ve projeleri ile menfez üstü ve çevresinde taşkın sularına karşı yapılması gereken dolgu ve koruyucu duvarların usulüne uygun yapılmadığı görülmektedir. […] yukarıda belirtilen mühendislik parametrelerinin dikkate alınmaması ve toprak dolgu yapılması kazaya adeta davetiye çıkarmıştır.”

Yaşadığımız kaza maalesef ki son olacak gibi görünmemektedir. İstanbul-Eskişehir arasındaki hızlı tren raylarının pek çok noktasında da aynı mantıksal hataların yapıldığı ve yumuşaklaşan toprağın zeminindeki kayma nedeniyle rayların birçok yerden çatlamış olduğu uyarıları uzmanlar tarafından yapılmaktadır.

Özelleştirme öldürür!

TCDD’nin varlık fonuna devredilmesi ve yapım/onarım şartnamelerinin kriterlerinin doğrudan müteahhit firmaların insafına bırakılması ile ulaşım güvenliği tehlikeye atılmış, kazalara davetiye çıkarılmıştır. 2013 yılına kadar demiryolu güzergâhında yürüyerek rayları denetleyen “yol bekçilerinin” maliyeti artırdıkları gerekçesi ile işten atılmaları ile güzergâh kontrolleri de artık yapılmamaktadır.

Demiryolları bakım, onarım ve işletmesi kamunun olmalıdır

Demiryollarının özelleştirilmesinin dünya genelindeki sonucu kazalardır. TCDD’nin Varlık Fonu’na devredilmesi ve bakım onarımının özelleşmesinin büyük çaplı ilk sonucunu yaşadık. Çözüm son derecede basit. İki yüz yıl öncesinin teknik birikimi dahi bu kazaların önlenmesi için yeterlidir. Ancak bu basit tedbirlerin uygulanabilmesi için demiryollarının bakım, onarım ve işletmesinin derhal işçilerin denetiminde kamulaştırılması gerekmektedir.