Şule Çet için adalet!

Gazi Üniversitesi 2. sınıf öğrencisi Şule Çet 28 Mayıs günü Ankara’da bir plazanın 20. katından atılarak öldürüldü. Olayın ardından katiller Berk Akand ve Çağatay Aksu 2 kez gözaltına alınmış ve “delil yetersizliği” öne sürülerek Adli Kontrol Şartı ile serbest bırakılmıştı. Şule Çet’in zorla alıkonulduğuna dair arkadaşlarına gönderdiği mesajlar, atladığı öne sürülen pencerede parmak izinin dahi olmaması adli makamları yeterince ikna edememişti! Oysa çıkan otopsi raporunda cinsel saldırı bulgularına rastlandı ve katiller nihayet tutuklandı. Ancak olayın soruşturulma sürecinin de gösterdiği gibi, cezasızlığın bir kural haline geldiği ülkemizde Şule’nin katilleri de her an iyi hal indirimi ile serbest bırakılabilirler.

Türkiye’de 2010’dan bu yana en az 1915 kadın öldürüldü. 355’i cinayetin öncesinde şiddet, taciz, tecavüz veya tehdide maruz kalmıştı. Bu cinayetlerin en az 237’si kadınların güvenlik endişesiyle resmi başvuruda bulunmalarına rağmen işlendi. Her gün çocuklar, kadınlar cinsel istismara uğruyor ve öldürülüyor. Katiller erkek adaletin avantajlarından faydalanıp ödül gibi cezalarla serbest bırakılıyor ya da cezaları muhtelif nedenlerle düşürülüyor, erteleniyor. Nasıl olsa ceza almayacağını ya da birkaç yıl yatıp çıkacağını bilen katiller her durumda teşvik edilmiş oluyor.

İktidar ise, çürümüş adalet sisteminde kadın ve çocuk cinayetlerine, taciz ve tecavüze karşın idamı ya da kimyasal hadımı çözüm olarak sunuyor. Ne idam ne de hadım bir ceza yöntemidir! Öncelikle kadının beyanı esas alınmalıdır. Cinsel saldırıya uğrayan bir kadından veya çocuktan tecavüze uğradığını ispat etmesi beklenemez! Katiller ağır müebbet cezaları ile yargılanmalı, haksız tahrik gibi cezai indirimler yasaklanmalıdır. Şiddet gören kadın ve çocukların rahatlıkla ulaşabileceği nitelikli sığınma evleri açılmalı; şiddet gören kadınların başvurabileceği cinsel şiddet kriz merkezleri oluşturulmalıdır.

Şule ve daha nice kadının yaşam hakkı için mücadele etmeye devam edeceğiz.