Umudu örgütleme vakti!

Sonuçların Recep Tayip Erdoğan’ı, Erdoğan’ın da “demokrasi”yi galip ilan ettiği bir seçimi daha geride bıraktık. Tek Adam rejimi karşısında bir çıkış arayan ve rejimin antidemokratik yüzüyle doğrudan muhatap olmuş kitleler için, ikincisinin birincisinden çok daha ağır olduğu tartışmasız.

Baskı politikalarını fütursuzca uygulamış, varlığını antidemokratik bir rejime dayandırmış iktidarın temsilcisinin galibiyetini demokrasinin zaferi olarak duyurması, olsa olsa bir kara mizah örneği sayılabilir. Üstelik bu galibiyet, bir de böyle adaletsiz seçim koşulları altında gerçekleştiyse…

Ancak daha kötüsü, demokrasinin bir seçim seferberliğine yani bir kişi / bir oy anlayışına indirgenmesi ve bu anlayışın yalnızca iktidar değil, muhalefet önderleri tarafından da yaygınlaştırılmış olması.

Tam da bu nedenle, seçimler yoluyla Tek Adam rejiminden çıkış yolu vaat edilen kitlelerin bir bölümü, özellikle de Muharrem İnce’nin etrafında seferber olmuş muhalefet için demokrasi umudu, seçim sonuçlarının ardından hızlıca umutsuzluğa ve çaresizliğe dönüşmeye başlamış durumda.

Üstelik değişime ilk kez bu kadar inanmış, sonunda bu değişime önderlik edebileceğini düşündükleri bir “lider” bulmuşken… Bu lider, “Siz oyunuzu verin, gerisini bana bırakın” demişken… Oylarını veren milyonlarca seçmenin, pazar gecesi Muharrem İnce’nin suskunluğu karşısında en az seçim sonuçları kadar şaşkınlık ve hayal kırıklığı yaşamasının en temel sebebi bu olsa gerek. Çünkü aynı anlayış sebebiyle, kitleler kendi mücadelelerini seçim sonuçlarının başarısıyla ölçüyor ve bu da kitleler nezdinde mücadelenin sonuçsuz kaldığı yanılsamasını yaratıyor.

Oysa miting alanlarında toplanan milyonların yarattığı umut, seçimlerden ve bir adayın Erdoğan karşısındaki iddiasından çok daha fazlasına işaret ediyordu. Bir aradayken ne kadar güçlü olduğumuza… Belli hedefler, talepler ve değerler etrafında ortak bir mücadele verebilmenin dönüştürücü gücüne…

Seçim süreci sonlandı, ancak ekmek ve demokrasi talebi 24 Haziran öncesinde olduğundan daha da geçerli. Kritik olan, Tek Adam rejimine karşı benzer talepler etrafında bir araya gelebilmiş emekçi kesimlerin; işyerlerinde, mahallelerinde, okullarında bu mücadeleyi sürdürmeye devam etmesi. Bu seçimler, umudu ancak birlikte büyütebileceğimizi gösterdi, şimdi ise umudumuzu örgütleme vakti…