2019 yerel seçimleri: Karadolap Mahallesi muhtarıyla söyleşi

2019 yerel seçimlerine giderken İstanbul Eyüp ilçesinin Karadolap Mahallesi muhtarı Ali Ekber Binici önümüzdeki dönem için de adaylığını açıkladı. Son 3 dönemdir ön seçimle seçimlere dahil olan mahallenin sorunları ve muhtarlık yönetim anlayışıyla ilgili yaptığımız söyleşiyi sizlerle paylaşıyoruz.

Nisan: Son 5 yılda mahallede neler yapıldı?

Ali Ekber Binici: Son 5 yılda istediğimiz projelerin hepsini gerçekleştiremedik. Bunun sebebi de biat etmememiz. En büyük sorunumuz kentsel dönüşüm; insanların barınma haklarının verilmemesi. Bunun dışında ise altyapı ile ilgili çokça çalışmalarımız oldu. Havai hatların yer altına alınması, armatür ve sokak lambalarının hepsinin yenilenmesi gibi. Ayrıca mahallemizde atıl halde bulunan 3 tane parkımız vardı, bunları yeniledik. Bir tanesinin adı için de mücadele edip Pir Sultan Abdal ismini koydurduk. Mahallemizin her yanı yokuş, vatandaşlarımızın daha rahat etmesi için 12 tane merdiven yaptırdık. 15 sokağımızın kanalizasyon boruları değiştirildi.

Diğer sosyal konulara geçecek olursak, mahalledeki tüm sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte kanserli vatandaşlarımıza yardımlarda bulunduk, mahallemizde uyuşturucu bağımlısı gençlerle ilgili çalışmalar yaptık. Bu mesele benim için bir parktan daha önemli. Bir özel hastaneyle anlaşarak yaklaşık 170 bin lira masrafla 43 gencimizin tedavisini gerçekleştirdik. Mahallede halk konseyi toplantıları, şenlikler düzenledik. Halk meclislerinde hem mahallenin hem de ülkenin gündemlerini tartışıp çözüm üretmeye çalışıyorduk. Ülkede olup bitenlere karşı tepkimizi eylemlerimizle, yürüyüşlerimizle gösteriyorduk.Tüm bunların dışında gücümüz yettiği kadar, bize el uzatan hiçbir garibanı geri çevirmedik. Bir beş sene daha gelsem yine böyle devam ederim. Bizim amacımız her zaman toplumsal davranmak.

Nisan: Peki mahallede devam eden sorunlar neler?

AEB: Öncelikle halletmemiz gereken mesele, tüm mahalle olarak yan yana gelmemizin gerektiği. Bunu yaparsak tüm sorunlarımızın üstesinden gelebiliriz. Bunun yanı sıra içi boş imar barışı diye bir çalışma var. Ölümü gösterip bizi sıtmaya razı ediyorlar. Tamamen zenginler, kaçak villalar için çıkarılmış bir çalışma. Seyit Rıza’nın da dediği gibi “Ben sizin yalanlarınızla baş edemedim bu bana bana dert oldu, ben de size biat etmedim bu da size dert olsun.” Biz içi boş vaatlerle hareket etmeyeceğiz, hakkımız neyse onu arayacağız ve buraları onlara peşkeş çektirmeyeceğiz. Yapmamız gereken en önemli şey mahalle dayanışmamızı sağlamak. Sosyalist bir insan olarak mücadelemize her koşul altında devam edeceğimizi söylüyorum.

Nisan: Diğer mahallelerden farklı olarak seçimler nasıl gerçekleştiriliyor?

AEB: Son üç dönemdir mahallemizde devletin seçimine gitmeden önce kendi içimizde demokratik bir biçimde ön seçimimizi gerçekleştiriyoruz. Bunun sebebi de, solcuların %80 olduğu bir mahallede sol adayların oylarının bölünüyor ve diğer taraftan bir aday seçiliyor olmasıydı. 2004’ten bu yana sol adayların ön seçimi yapılıyor. En çok oy alan seçime katılıyor, diğer adaylar çekilerek ortak adayı destekliyor. Bu mahallenin seçim tavrı tüm ülkeye örnek olmalı.

Nisan: Peki sizce mahalleler nasıl bir muhtarlık anlayışıyla yönetilmeliydi?

AEB: Bizler sadece elçiyiz. Bize verilen yetki aslında halkındır. Muhtarlık bir makam değil mahallelinin temsilciliğidir. Bir mahalleli olarak söylüyorum, burada yaşayan bensem bu mahalleyle ilgili kararları da mahalleli vermeli. Mahallemiz, mahalle halkı başta olmak üzere tüm kurumların da -dernekler, sivil toplum kuruluşları, siyasi partiler- dahil olduğu konseylerle yönetilmelidir. Bu koşullara sahip olamasak da her zaman mahallenin talepleri ve hakları için mücadele etmeye devam edeceğim.