Flormar değil, DİRENİŞ güzelleştirir!

Petrol-İş sendikasına üye oldukları için işten atılan Flormar işçileri direnişlerinin 162. gününde Gebze’de bir dayanışma gecesi düzenledi. Dayanışma gecesinin, Gebze Sendikalar Birliği’nin krize karşı ortak mücadele gündemli eyleminin ardından gerçekleşmesi katılımın ve de birleşik mücadele vurgusunun daha da belirgin bir şekilde öne çıkmasını sağladı. BBS Metal, Cargill, 3. Havalimanı gibi sürmekte olan direniş ve hak mücadelelerinin hepsinin selamlandığı dayanışma gecesinin ana başlığını sınıf dayanışması oluşturdu.

Flormar direnişi, son üç yılda mücadele azmi açısından işçi sınıfına güç veren önemli bir örnek ve işçiler, gece boyunca, atılan işçiler geri alınıncaya dek seferberliklerini sürdüreceklerini belirttiler. Flormar direnişinin bir diğer ve en önemli noktasının ise kadın işçiler ve kadın mücadelesi olduğunun altını çizmek gerekiyor. İşyerinde, evde ve toplumsal hayatta baskı ve sömürüyle yüzleşmek zorunda olan kadın emekçiler Flormar direnişinde çoğunluğu oluşturmanın ötesinde, kararlılığı ve öncülüğü de üstlenmiş durumdalar ve bunu gerek bugünkü eylemde gerekse de dayanışma gecesinde bir kez daha kanıtladılar. Bu olgu, tek adam rejimine karşı son üç yılda en dirençli mücadeleyi yaratabilen kadın hareketi açısından da oldukça önemli ve ileriye taşınması gereken bir örnek niteliğinde.

Türkiye sınıflar mücadelesi açısından ise, ülkenin içinden geçmekte olduğu ekonomik buhran ve bunun işçi sınıfı üzerindeki ekonomik ve politik baskısı düşünüldüğünde Flormar ve diğer tüm direnişler arasında birleşik bir mücadelenin örülebilmesi giderek daha fazla acil hale gelmekte. Bu direnişleri birleştirebilmek sadece kazanımla sonuçlanmaları açısından değil, aynı zamanda işçi sınıfı adına bir mücadele birikiminin yaratılabilmesi için de bir zorunluluk. Ve bunun sorumluluğu da başta sendikalar olmak kaydıyla tüm işçi sınıfı örgütlerine düşmekte.