İşçi sınıfı, Orta Amerikalı kardeşleriyle dayanışma içinde olmalıdır!

Peña Nieto Orta Amerika “Göçmen Karavanı”nı engelleyerek Trump’ın bekçiliğini yapıyor

İşçilerin Uluslararası Birliği – Dördüncü Enternasyonal (İUB-DE)’in Meksika Seksiyonu Sosyalizme Doğru Hareket (MAS)’in Orta Amerika’dan yola çıkıp ABD’ye ulaşmaya çalışan Göçmen Karavanı’na ilişkin bildirisi.

“Meksika liderliğimizi kabul ediyor, teşekkürler Meksika [ve Meksika’nın liderleri]!” Bu cümle, Peña Nieto hükümetinin yedi binden fazla Orta Amerikalının ülkelerinde ve bizim ülkemiz de dahil olmak üzere pek çok ülkede var olan sefalet ve şiddetten kaçarak Amerika Birleşik Devletleri’ne ulaşma hedefiyle oluşturduğu “Göçmen Karavanı”na karşı aldığı önlemlere yönelik Donald Trump’tan gelen mesajdı.

Göçmenlerin çoğunu, 2009 yılında ülkelerinde yaşanan darbeden sonra 9 yıldır içinde bulundukları ağır koşullar nedeniyle ülkelerinden kaçan Honduraslılar oluşturuyor. Honduras’ın Juan Orlando Hernández başkanlığındaki mevcut hükümeti 2014’te seçimler yoluyla göreve gelmiş olsa da, aşırı baskıcı bir karaktere sahip. Bu hükümet aynı zamanda ülke yönetimine hileli bir şekilde ulaşmış olmakla suçlanıyor olsa da, bu suçlamalar karşısındaki yegâne dayanağı ABD’nin kendisini meşru olarak tanıması oldu. Dolayısıyla yüz binlerce Orta Amerikalının içinde bulunduğu sefalet ve şiddetin ve bu koşulları geride bırakmak amacıyla büyük riskler alarak kuzeye doğru kaçmalarının temel nedenini ABD emperyalizminin bölgedeki müdahalesi oluşturuyor.

Göçmenleri “iyi kalpli suçlular” olarak nitelendiren aşırı sağcı Donald Trump’ın tehditleri ve baskılarıyla karşı karşıya kalan Peña Nieto, söz konusu baskı uygulamak olduğunda bir numaralı tercihi olan Federal Polis’e mensup büyük bir grubu göçmenleri zapt etmek adına görevlendirdi. Bu önleme paralel olarak göçmenlere Meksika’ya mülteci olarak girme hakkı tanındı ancak burada amaç, ya da tuzak demeliyiz, Meksika’ya mültecilik başvurusu için göçmenlerin attığı imzanın ABD’ye göçlerini sürdürme olasılığını otomatik olarak iptal etmesiydi. Bu tuzak aynı zamanda göçmenleri bölmeyi de hedefliyordu. Binden fazla göçmen tuzağa düşerken, çoğunluk ise Meksika-Nikaragua sınırındaki Suchiate Nehri’ni aşarak ülkemize “yasadışı” yoldan girmeye karar verdi.

Yani Trump Meksika hükümeti liderliğimizi kabul etti dediğinde aslında yanlış bir beyanda bulunmadı: Peña Nieto bir kez daha ABD’nin taleplerine boyun eğerek Karavan’ı durdurmaya çalışıyor. Bir yandan Honduras hükümeti de sınırın kapatılmasını emretti. Bu gelişmeler karşısında, Peña Nieto’nun göçmen karşıtı politikasını kamuoyu önünde reddediyoruz. Bu politika, ırkçı ABD hükümetinin emelleri karşısında Nieto’nun bir kez daha diz çöktüğünün ve ABD emperyalizminin jandarması rolünü bir kez daha oynadığının utanç verici bir göstergesidir.

Ayrıca, Meksikalıların yanı sıra Orta Amerikalılar için de iş yaratma vaadi ile göçü frenleyerek Trump’ın gözüne girmeye çalışan Andrés Manuel López Obrador’un politik pozisyonunu da kınıyoruz.  Neoliberalizmden kopuş sağlanmadan ne Meksikalılar için, ne de Orta Amerikalı göçmenler için yeterli istihdam ve adil ücret garanti edilemez. Trump ve Meksika’nın sıradaki başkanı arasındaki “karşılıklı anlayışın” özü de budur, Trump’ın kimilerini “Meksika’nın liderleri” olarak adlandırmasının da.

Bu baskı ve kriminalize etme politikalarına ek olarak, göçmenler organize suç gruplarına ve ülkede hakim olan güvensizliğe karşı da savunmasızlar. Karavan’ın ilerleyişiyle birlikte Honduraslı kadınlara yönelik şiddet, taciz ve tecavüz haberleri gelmeye başladı. Bu durumdan göçmenlerin haklarını güvence altına alma yükümlülüğünü üstlenmeyi reddeden Meksika hükümeti sorumludur.

Bu nedenlerle göçmenlerle olan dayanışmamızı ifade etmemiz ve yükseltmemiz gerekiyor. Tüm yabancı düşmanı ve ırkçı söylemleri reddediyor, geçen yıl gerçekleşen deprem sonrasında yaptığımız gibi göçmenlere yiyecek ve giyecek tedariki sağlamanın ve onları Trump hükümetinin tehditleri ve Peña Nieto hükümetinin baskıları karşısında politik olarak desteklemenin öneminin altını çiziyoruz. Meksika halkı, göçmenlerin haklarının tam olarak güvence altına alınmasını, yani serbest geçiş ve güvenliklerinin sağlanmasını ve ülkedeki durumlarını düzenleyen bir göç politikasının teşvik edilmesini talep etmelidir. Ve tarihte bir kez daha ABD’nin emellerinden tam bağımsızlığımızı talep etmeliyiz. Meksika halkı baskılara karşı sesini yükseltmeli ve göçmenlere “Meksika’ya hoş geldiniz!” diyebilmelidir.

Kapitalist sınırlar kalksın!
Trump’ın tehditlerini kınıyoruz!

Göçmenlerle tam dayanışma!

Sosyalizme Doğru Hareket (MAS), İşçilerin Uluslararası Birliği – Dördüncü Enternasyonal (İUB-DE) Meksika Seksiyonu