İşsizlik ve Mücadele: Kurtulmak Yok Tek Başına!

Son bir yıl içinde bir milyonun üzerinde işçi işsizler ordusuna katıldı. Resmi rakamlara göre dahi işsiz sayısı dört milyona ulaşmış durumda. Sendikalara ve emek örgütlerine göre gerçek işsiz sayısı bu rakamın en az iki katı! Henüz krizin başında olduğumuz düşünüldüğünde, önümüzdeki dönem milyonlarca işçinin daha işini kaybetme tehlikesi altında olacağı açık. Gemi değil işçiler batıyor!

Bu tablo gösteriyor ki, aynı 2008, 2001 ve 1994 ekonomik krizlerinde olduğu gibi fatura bir kez daha işçilere, emekçilere kesilmek isteniyor. Kriz mi var? Hemen çalışanlar işten atılıyor. Halen çalışmaya devam edebilenlerin dahi zamlar ve yüksek enflasyon karşısında geçinmekte zorlandığı mevcut koşullarda işsiz kalmak aç ve açıkta kalmak anlamına geliyor. Bu kabul edilemez! İşten atmalar derhal yasaklanmalı, işler tüm çalışanlar arasında paylaştırılmalı, herkese insan onuruna uygun ücret ödenmeli!

Neden bunları ısrarla dile getiriyoruz? İşten atılıp işsiz kalan işçi ne yapacak? Kirasını nasıl ödeyecek? Karnını nasıl doyuracak? Kış günü nasıl ısınacak? Evlatlarını nasıl okula gönderecek? Bir ülkenin, bir toplumun bundan öte beka sorunu olabilir mi? Bir ülkenin, bir toplumun bundan daha önemli bir sorunu olabilir mi? Sırça köşklerinde vatan millet edebiyatıyla ahkâm kesenler tabii ki açlık, yoksulluk, işsizlik nedir bilmezler. Onların dini de, imanı da para! Krize kim sebep olduysa bedelini onlar ödesin!

Zaten milyonlarca işsiz vardı. Üzerine yüz binlercesi daha eklendi. Görünen o ki, bu sayı daha da artacak! Peki, bizzat işçilerden kesilen paralarla oluşturulan işsizlik fonundan neden işsizlerin ancak yüzde onu yararlanabiliyor? Fon neden patronlara sermaye yapılıyor; amacı dışındaki her alanda kullanılıyor? Bu talan kabul edilemez! Fon, amacı olduğu üzere, sadece ve sadece işsizler için kullanılmalı ve tüm işsizleri kapsayacak şekilde işletilmeli!

İster işsiz kalmış olalım, ister çalışıyor! Unutmayalım! Bu krizin sorumlusu işçiler, emekçiler değil. Milyarlarca dolarlık dış borcu işçiler yapmadı; patronlar ve hükümeti yaptı! Ayağını yorganına göre uzatmayan işçiler değil, patronlar ve hükümeti! Ve şimdi de krizin faturasını işçilere, emekçilere ödetmek istiyorlar. Yavuz hırsız ev sahibini bastırırmış. İzin vermeyelim! İşçiler birlik olursa kriz onların krizi olacaktır!

22 Kasım 2018

Comments are closed, but trackbacks and pingbacks are open.