Haiti: Petrocaribe yolsuzluklarına ve Jovenel Moïse hükümetine karşı mücadele devam ediyor!

Haiti’de Petrocaribe fonlarında gerçekleşen yolsuzluklar karşısında bir süredir kitlesel seferberlikler gerçekleşmekte. Petrocaribe, Karayip ülkelerinin Venezuela’yla oluşturdukları bir petrol birliği. Haziran 2005’ten bu yana işlerliğini sürdüren birlik, Haiti gibi yoksul Karayip ülkelerinin piyasa değerinin altında petrol satın alımına olanak sağlamaktadır. Konuyla ilgili, İşçilerin Uluslararası Birliği – Dördüncü Enternasyonal (İUB-DE)’in yayımladığı bildiriyi paylaşıyoruz.

Haiti 18 Kasım Pazar gününden bu yana Petrocaribe fonlarındaki yolsuzluklara karşı yeni bir protesto dalgasıyla sarsıldı. Başkent Port-au-Prince ve ülkenin çeşitli şehirlerinde baskılara rağmen büyük seferberlikler gerçekleşti.

Protestolar sırasında en az 11 kişi hayatını kaybetti ve 21 Kasım Çarşamba günü resmi bir aracın kalabalığın üzerine sürülmesi sonucu altı kişi daha yaşamını yitirdi. Kitlelerin yolsuzluğa karşı ve fonların kaderinin netleştirilmesine yönelik taleplerine devlet başkanı Jovenel Moïse’nin istifası talebi de eklendi.

Petrocaribe fonlarındaki yolsuzluğa karşı büyüyen hareket kitlesel eylemler için ulusal çapta tarihsel öneme sahip günleri seçiyor. Geçtiğimiz ay Haiti’nin bağımsızlık kahramanı Dessalines’in suikastının yıldönümü olan 17 Ekim’de fonlardan yapılan gayrimeşru harcamaların hesabını sormak için büyük bir protesto gösterisi düzenlendi ve gösteriyi takip eden birkaç gün boyunca seferberlik başkentin çeşitli semtlerine yayıldı. Napolyon askerlerinin 1803’te Haiti devrimcileri tarafından yenilgiye uğratılmasının yıldönümü olan 18 Kasım günü gerçekleşen protesto gösterileri ise okulların ve işyerlerinin kapalı olmasına ek olarak toplu taşıma araçlarının neredeyse hiç çalışmaması ve sokaklara dökülen kitlelerin trafiği kesmesi sonucu adeta bir genel grev gibiydi ve Haiti sermayesini felç etti. Petrol fiyatlarındaki artışın reddedildiği ve hükümetin istifasının istendiği Temmuz ayındaki etkileyici protestolarla başlayan sürecin devamı olan bu isyan, işçi ve emekçilerin açlık ve yağmalanmasına dayalı ekonomik düzene karşı halkın biriken öfkesiyle yolsuzluklara karşı verilen mücadeleyi birleştirdi. Temmuz seferberlikleri hükümetin yakıt fiyatlarına zam planını rafa kaldırmasıyla sonuçlandı. Ağustos ayında Petrocaribe fonlarındaki yolsuzluğa karşı başlayan ve geniş çapta yankı bulan bir sosyal medya kampanyası düzenlendi ve kitleler bu sefer de yolsuzluğa karşı tekrar sokaklara döküldü. Hükümet, bu seferberlikler karşısında yolsuzluk skandalıyla bağlantılı 18 üst düzey yetkiliyi görevden almak zorunda kaldı ve muhalefete sürekli “diyalog” çağrılarda bulundu. Ancak sokaklardaki hareketin kontrolü muhalefeti temsil eden patron partilerinin elinde değil; dolayısıyla seferberliği ortadan kaldırma ve kitleleri evlerine gönderme gücüne de sahip değiller ki bu muhtemel bir hükümet-muhalefet anlaşması olasılığını da azaltıyor.

Devlet başkanı Moïse 18 Kasım’da gerçekleşen seferberlik sonrasında birkaç gün sessizliğini korudu. Planlanan resmi açıklamanın “teknik sorunlar” nedeniyle iptal edilmiş olması aslında hükümetin krizinin ne denli derin olduğunun bir işaretçisi. Moïse sonunda 21 Kasım Çarşamba günü resmi bir açıklamada bulunarak “barış ve kalkınma yolunda” diyalog çağrısı yaptı. Ancak sokaklara dökülen Haiti halkı için bir avuç üst düzey devlet görevlisine, ulusal ve uluslararası sermayeye büyük ticari fırsatlar sunarken milyonlarca insani derin sefalete sürükleyen yozlaşmış bir rejimle diyalog mümkün değildir.

Bir yandan Haitili işçi ve emekçiler Moïse hükümetine karşı mücadele verip hükümetin istifası talebini yükseltirken diğer yandan emperyalizm kitleleri hükümeti desteklemeye çağırıyor. BM Genel Sekreterinin Özel Temsilcisi, Almanya, Brezilya, Kanada, ABD, Fransa büyükelçileri, İspanya, Avrupa Birliği ve Amerikan Devletleri Örgütü (OAS) özel temsilcisinden oluşan ve ülkede politik istikrar ve sürdürülebilir kalkınmanın sağlanması için Haiti’ye “destek” sunan “Çekirdek Grup” açıklamasında “meşru otoritelerin istifasına yönelik şiddet eylemlerinin demokratik süreçte yeri olmadığını” belirtti. Bu noktada Haiti’nin, BM ve onun birliği olan MINUJUSTH (Birleşmiş Milletler Haiti’de Adalet Desteği Misyonu) aracılığıyla emperyalist askeri işgal altında olduğunu hatırlamalıyız. Bu askeri işgalin derhal geri çekilmesini talep ediyor ve Haiti halkına karşı tüm emperyalist müdahaleleri reddediyoruz.

İşçilerin Uluslararası Birliği – Dördüncü Enternasyonal (İUB-DE) olarak herkesi Haiti halkının mücadelesine destek vermeye ve işçi ve emekçilerin açlık ve yağmalanmasına dayalı ekonomik düzene ve yolsuzluğa karşı büyüyen isyanla dayanışmaya çağırıyoruz. “Petrocaribe’nin parası nerede?” sloganıyla yolsuzluk karşıtı kampanyayı ilerletmeye devam etmeli, bunun için sendika, halk ve öğrenci liderlerini kampanyayı desteklemeye çağırmalıyız. Jovenel Moïse hükümetine karşı mücadeleyi desteklemeye, çalınan fonların halkın ihtiyaçlarının karşılanmasında kullanılabilmesi için kurtarılmasını ve suçluların cezalandırılmasını talep etmeye devam edeceğiz.