İklim değişikliğiyle topyekûn mücadele

İklim değişikliği, küresel ısınma, karbon salınımının artması, buzulların erimesi… Ne çok duyduğumuz kelimeler değil mi? Ama aynı zamanda duyarsızlaştık da biraz bu kavramlara. Belki çok duyduğumuzdan, belki de günlük yaşamımıza etkilerinin bizim göremeyeceğimiz bir gelecekte olacağına inandığımızdan ya da elimizden bir şey gelmeyeceğine inancımızdan tepki vermiyoruz. Ama İsveç’te yaşanan en sıcak yazın ardından, Ağustos ayında iklim değişikliğine dikkat çekmek amacıyla okul grevi başlatan 15 yaşındaki aktivist Greta Thunberg, olayın ciddiyetini şöyle özetliyor: “Belki de olmayacak bir gelecek için neden okula gitmek gerekiyor, kimse geleceği kurtarmak için bir şey yapmazken? En somut gerçekler bile toplumumuza bir şey ifade etmezken bu gerçekleri öğrenmem ne ifade ediyor?”

Birleşmiş Milletler İklim Zirvesi’ne (COP24) katılan Greta, 25 yıl boyunca süren müzakereler sonucunda karbon emisyonlarında azalma gözlenmediğini belirterek dünyanın her yerinden insanları liderlerin bunu beceremediğinin farkına varmaya çağırdı. Milli gelirleri en üst sıralarda yer alan ülkeler bile Paris İklim Anlaşması’nın yükümlülüklerini yerine getirmez, dünyadaki en yüksek karbon salınım oranlarına sahip ülkeler arasında yer alan ABD, Paris İklim Anlaşma’sına dahil bile olmazken yoksul ülkelerin iklim krizi için yapacaklarının tartışılmasının anlamsız olduğunu belirterek Paris Anlaşması kapsamında küresel ölçekte ve eşit mücadele etmenin gerekliliklerine dikkat çekti.

Ülkenin yüzde 80’i yüksek hava kirliliği potansiyeline sahip ve çılgın projelerle bu potansiyelin daha da artması kaçınılmaz iken hükümet çevre düşmanı politikalarını artırarak sürdürüyor. Sizce de tehdit altında olan yarınlarımızı kurtarmak için küresel ve eşit mücadele çağrısı yapan 15 yaşındaki Greta’nın sözlerine kulak verip harekete geçmenin tam sırası değil mi?

Yorumlar kapalı, ancak trackbacks Ve pingback'ler açık.