İran’a yönelik yaptırımlarda ikinci aşama

ABD Başkanı Donald Trump, Mayıs ayında Obama öncülüğünde 2015’te İran’la varılan nükleer anlaşmadan ABD’nin çekileceğini ve yaptırımların yeniden uygulanacağını açıklamıştı. Trump’ın planına göre İran’a dönük yaptırımlar 90 ve 180 gün içinde olmak üzere iki aşamada gerçekleşecekti.

ABD yönetimi, İran’ın nükleer programının tamamen sonlandırılmasının yanı sıra, balistik füze üretiminin kısıtlanmasını ve Ortadoğu ülkelerine dönük (Yemen, Suriye, Lübnan) askeri müdahalelerinin sonlandırılmasını talep ediyor.

İran’a dönük yaptırımların ilk aşaması Ağustos ayında başlamıştı. Bu aşamada İran’a yapılan uçak satışları iptal edilmiş, İran’dan yapılan el yapımı halı, altın ve diğer metaller, kömür, otomobil, balık ve havyar gibi ürünlerin İran’dan ithalatı yasaklanmıştı. Bu süreçte İran riyali olağanüstü bir değer kaybına uğradı. Sene başında 1 dolar 34 bin riyal iken şu anda 150 bin riyal civarında. Bu durum enflasyonu muazzam biçimde artırırken, halkın alım gücünde ciddi bir kayıp yaşanmasını beraberinde getirdi. Aynı zamanda Mayıs ayından bu yana ülkenin petrol üretiminde de önemli bir gerileme oldu ve günlük petrol üretimi 2,7 milyondan 1,9 milyona düştü.

Yaptırımların ikincisi aşaması 5 Kasım’dan itibaren yürürlüğe girdi ve ülke gelirlerinin yüzde 80’inin sağlandığı petrol ve gaz sektörlerini hedef aldı. Aynı zamanda, SWIFT (uluslararası para transferleri) üzerinden işlemlerin durdurulmasıyla bankacılık ve sigorta sistemi de yaptırımlardan etkilendi. Yalnızca aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 8 ülke İran’la ekonomik ilişkilerini 6 ay boyunca sürdürebilecek.

ABD Dışişleri Bakanı Pompeo, İran halkına Farsça yayınladığı mesajda, yaptırımların gıda, tarım ürünleri ve ilaçların satışına uygulanmadığını belirterek ABD’nin “İran halkıyla dayanışma içinde olduğunu” açıkladı. Fakat gerçekler bu açıklamadan oldukça farklı bir yönde. Bu yaptırımlardan en çok etkilenenler İran’ın yoksul emekçi halkı, kadınlar ve çocuklar olmakta.

Bu yaptırımlar aynı zamanda İran’ın gerici molla rejimine sözde antiemperyalist bir görüntü vererek rejimin söylemlerini güçlendirmesine yaramakta. Özellikle rejime karşı son aylarda işçi ve halk seferberlikleri yoğunlaşırken, ABD yaptırımları rejimin tüm muhalefeti “ABD ajanı” ve “vatan haini” olarak damgalamasını kolaylaştırmakta.

Tüm dünyada işçi emekçi örgütleri, İran’ın gerici ve baskıcı rejimine hiçbir politik destek vermeksizin, ABD’nin İran’a dönük yaptırımlarına karşı çıkmalıdır. Aynı zamanda, İran rejiminin Kürtlere ve Ahvaz halkına karşı yoğunlaştırdığı baskıya karşı ve Ahvaz’da gelişen işçi eylemlerinin yanında yer almak için tüm emek ve demokratik kitle örgütlerinin dayanışmayı acilen yükseltmesi gerekmekte.