“Umutsuzluğa kapılmayın”

“Bu dünyada herkese yetecek yer var. Ve toprak hepimizin ihtiyacını karşılayacak kadar bereketli. Hayatın bize çizdiği yol, özgürlük ve güzelliklerle dolu olabilir ama biz onu yitirdik.“

İki hiciv üstadının, iktidar eleştirisinden dolayı hedef gösterildiğini ve sorgulandığını takip ettik ve ediyoruz. Bu hepimiz çok sinirlendirdi, üzdü, kapana kısılmış hissettirdi… ama bu ne ilkti ne de son olacak.

Her iktidar kendisine karşı tehlike oluşturacağını düşündüğü fikirleri, sesleri, sanatı, aslında her şeyi ya bastırmaya ya da kontrol altına almaya çalıştı. Fakat bu olayda olduğu gibi bizi asıl sarsan ise, adalet mekanizmasının bu denli araçsallaştırılmış ve emir-komuta zinciri altına girmiş olması.

Sanatçılar veya muhalif kesim hep baskı altında. Bunun da tek bir yöntemi yok. Ya yargılanıyor ya da emeğiyle hayatını sürdürebilecek çalışma koşulunu bulamıyorlar. Bu durum aslında sadece Türkiye’ye özgü de değil. Daha geçen yüzyılda ABD, Soğuk Savaş boyunca, kendi muhalif sanatçılarına karşı aynı baskı politikalarını “kızıllarla savaşıyoruz” diye uygulamaya çalıştı ve binlerce insana zulüm etti; bunlardan biri de “diktatörlükler yıkılmalı” diyen Charlie Chaplin’di.

Yazarın diğer yazıları

“Çok fazla düşünüyor ama çok az hissediyoruz. Makineleşmeye değil, insanlığa muhtacız aslında.”

Peki neden mi şimdi Metin Akpınar ve Müjdat Gezen hedef gösterildi? Yüzleşmekte olduğumuz Tek Adam rejimi kendince çizdiği pragmatik anlayışta, seçime doğru kendi kitlesini hareketlendirme ve hedef gösterme için her yolu deniyor. Eleştiriler veya tehlikeli gördüğü toplumsal dinamikler, çizdiği bu hedef gösterme vizyonunda seçilmiş muhteşem düşmanlar… Yani bu rezilliğin ne yazık ki asıl amacı ne pahasına olursa olsun, kendi rejimini sürdürebilmek.

“Beni işitenlere şunu söylemek istiyorum: ‘Umutsuzluğa kapılmayın.’ Üstümüze çöken bela; vahşi bir hırsın, insanlığın gelişmesinden korkanların duyduğu acının bir sonucu.”

Charlie Chaplin’in Büyük Diktatör filminin o muhteşem kapanış konuşmasından parçalara yer verdik yazıda. Chaplin’in de haykırdığı gibi, bizi umutsuzluğa sevk etmek istiyorlar. Hayır, biz buna karşı mücadele edeceğiz. Ne ilk anın verdiği derin üzüntü ve öfke bizleri geri bıraksın ne de bunlar olmamış gibi davranarak yarın yeniden şaşıralım.

 

Comments are closed, but trackbacks and pingbacks are open.