Emekçi halkın bağımsız seferberliğiyle Maduro defol! Ne Trump, ne ordu ne de Guaidó ve Ulusal Meclis’in patronları! ABD’nin, AB’nin ve Lima Grubu’nun emperyalist müdahalesine hayır!

Politik ve sosyal kriz giderek derinleşirken, açlık, ilaç yokluğu ve hükümet baskısından ötürü durum daha fazla dayanılamayacak bir hale geliyor. Emekçiler ve halk Maduro’nun ve onun askeri-sivil rejiminin gitmesini istiyor. Eylemlerin ve halk mücadelesinin yaygınlaşmasının nedeni bu.

23 Ocak’ta Caracas’ta emekçilerin ve yoksul kesimlerin geniş katılımıyla devasa bir seferberlik gerçekleşti. Bu kitlesel seferberlik ülkenin diğer büyük şehirlerine de sıçradı ve Venezuela emekçi halkı Maduro’nun ülkeyi açlığa mahkûm eden hükümetini protesto etti.

23 Ocak’tan önceki günlerde ve aynı gün, Caracas’ın ve diğer şehirlerin emekçi mahallelerindeki yoksul vatandaşlar yol keserek ve barikatlar kurarak hükümete karşı eylemler düzenledi.

Ulusal Meclis’in patron partileri, ordunun ve Trump’ın müdahalesi için bu seferberlik çağrısında bulundular. Emperyalizmin yörüngesinde olan ve Lima Grubu’nun patron partilerinin tam desteğini alan Ulusal Meclis ve başkanı Juan Guaidó, bir askeri darbeyi sağlamak için Silahlı Kuvvetleri bölmeye çalışıyor.

Muhalefetin siviller ve askerler için gündeme getirdiği Af Yasası, hükümet kanadı içinde insan haklarını ayaklar altına alan, baskıcı ve yolsuzluğa batmış kesimlere, Maduro’dan kopmaları halinde bir tür cezalandırılmama garantisi sunuyor. Partimiz bu af yasasını kesin bir şekilde reddetmektedir. Bu yasa yalnızca halkın açlığı pahasına zenginleşmiş olan askerlerin ve boliburjuvazinin affedilerek kurtulmalarını sağlayacaktır.

Ulusal Meclis partilerinin darbe girişimi, Amerikan emperyalizminin açığa çıkmış müdahale planlarının bir parçasını oluşturuyor. Bu müdahaleci tutum, kendi ülkelerinde kemer sıkma politikaları uygulayan ve bu nedenle kendi halklarının tepkisiyle karşılaşan Bolsonaro (Brezilya), Macri (Arjantin) ve Duque (Kolombiya) gibi bölgenin aşırı gerici hükümetleri tarafından da destekleniyor.

Özgürlük ve Sosyalizm Partisi (PSL) son günlerde gerçekleşen eylemleri, ülkeyi açlığa mahkûm etmiş bir hükümetten emekçi halkın bıkkınlığının bir yansıması olduğu şeklinde değerlendirmektedir. Venezuela halkı “artık yeter” demektedir. Maduro gitmeli ama emekçilerin, gençlerin ve halkın seferberliğiyle. Ne Trump, ne ordu ne de Guaidó ve Ulusal Meclis’in patron partileri Venezuela halkının Maduro’nun sahte sosyalist hükümetine son verme kararına müdahale etme hakkına sahiptir.

Partimiz, Donald Trump’ın aşırı muhafazakâr hükümetinin müdahalesini kesin biçimde reddettiği gibi, aralarında Rusya, Çin ve Türkiye’nin de olduğu hükümetlerin Maduro’yu politik olarak destekleyen müdahalesini de reddetmektedir. Bu hükümetler, Maduro rejimiyle zenginliklerimizin yağmalanmasına neden olan kazançlı pazarlıklar yapmaktadır.

Emekçi kitlelerin sokaklardaki eylemleri derinleştirmeye devam etmesi oldukça önemli. Catia, San Martín, Petare, El Valle ve diğer yoksul bölgelerdeki gençlerin, 21 ve 23 Ocak arasında Maduro hükümetini protesto etmek için gerçekleştirdikleri eylemlerin takipçisi olmak gerekiyor. Açlığa mahkûm edilmekten, ilaçlara ulaşamamaktan, ulaşım hakkını dahi kullanamamaktan yorulduk. Gaz, su, ışık ve diğer temel hizmetlere ulaşamamaktan usandık.

PSL seferberliğin büyüyeceğine ve tüm mahallere, topluluklara ve şehirlere yayılacağına inanmaktadır. Bizler, seferberlik halindeki emekçi halkın hükümeti ve Ulusal Meclis’in patron partilerini devirmesini istiyoruz. Bunun için halk isyanı yaygınlaşmalı. Maduro’yu deviren ve emperyalist müdahaleyi yenilgiye uğratan seferberlik halindeki emekçi halk olmalıdır.

Aralarında işçilerin, sendika önderlerinin, siyasi liderlerin ve yerel topluluk önderlerinin de olduğu ve eylemlere katıldığı veya muhalif olduğu için tutuklanan herkesin derhal serbest bırakılması için mücadele ediyoruz. Demokratik özgürlüklerin tümüyle tanınmasını talep ediyoruz. İnsan hakları örgütlerine göre şu ana kadar 791 kişi tutuklandı ve binlerce kişi önleyici sebeplerle gözaltına alındı. Son günlerde eylemlere yönelik artan baskı nedeniyle 27 kişi hayatını kaybetti. Bizler grev hakkını savunuyoruz, eylemlerin bir suç unsuruna dönüştürülmesini reddediyoruz, kamuda çalışanların işten atılmalarına ve seferberliğe dahil olanların tehdit edilmelerine son verilmesini talep ediyoruz.

Bu korkunç ekonomik ve sosyal krizden çıkışın ne orduyla, ne Trump’la ne de Ulusal Meclis partileriyle mümkün olabileceğini vurguluyoruz. Bu kesimler 2017’deki halk ayaklanmasına ihanet etmişlerdi. Bizler emekçilerin ve halkın kendi öz örgütlenmeleri aracılığıyla ülkeyi yönetmesini ve bir Halkçı Ekonomi Planı hayata geçirmesini savunuyoruz. Bu Plan çerçevesinde, ücretler yoksulluk sınırının üzerine çekilmeli; gıda ve ilaç kıtlığı karşısında bir acil ithalat planı oluşturulmalı; yolsuzluğa karışanların ve dolandırıcı ithalatçıların malları kamulaştırılmalı; çokuluslu ve karma şirketler tasfiye edilerek petrol %100 kamunun olmalı; dış borç ödemeleri durdurulmalı; tüm kaynaklar ücretlerin ve emekli aylıklarının ödenmesi ve artırılması, konut hakkı, sağlık, eğitim, PDVSA’nın (kamuya ait Venezuela Petrolleri şirketi) ve diğer kamu şirketlerinin yeniden ayağa kaldırılması için kullanılmalı ve toprak dağıtımını öngören bir toprak reformu yapılmalıdır.

İşçilerin Uluslararası Birliği – Dördüncü Enternasyonal’in Venezuela seksiyonu Sosyalizm ve Özgürlük Partisi

28 Ocak 2019

Yorumlar kapalı, ancak trackbacks Ve pingback'ler açık.