Ortadoğulu Sosyalistler İttifakı bildirisi: Sudan’daki halk ayaklanmasıyla dayanışma

Ortadoğulu Sosyalistler İttifakı’nın Sudan’daki halk ayaklanması hakkında yayınladığı bildiriyi sizlerle paylaşıyoruz.

Ortadoğulu Sosyalistler İttifakı olarak, Sudan’da 19 Aralık 2018’de başlayıp ülke geneline yayılan ayaklanmayı destekliyoruz. Protestoları ekmek, buğday ve elektrikte devlet yardımlarının kaldırılması ve artan enflasyon tetiklemişti. Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı, Sudan’da ülkenin nüfusunun neredeyse yarısına tekabül eden 20 milyon kişinin yoksulluk sınırının altında yaşadığını tahmin ediyor. Bununla birlikte, talepleri bunun çok daha ötesine geçen Sudanlılar on yıllardır süren ekonomik, politik ve sosyal baskılar nedeniyle Ömer el-Beşir rejiminin yıkılması çağrısında bulunuyorlar. Diktatör Beşir’in 2020’de yapılacak başkanlık seçimlerinde aday olmasını sağlayacak anayasal değişiklikler de yapılmıştı.

Çeşitli şehirlerdeki göstericiler “Özgürlük, barış ve adalet”, “Devrim halkın tercihidir” ve aynı zamanda “Halk, rejimin yıkılmasını istiyor” sloganlarını sık sık kullanıyorlar. Halk pek çok kentte olağanüstü hal ve sokağa çıkma yasağına meydan okuyor. Bu durum, krizin derinliğini ve halkın Beşir rejimini reddettiğini gözler önüne sermekte.

1989 yılından beri iktidarda olan mevcut rejim, keskin nişancılar ve eşkıyaları kullanarak protestoculara vahşi bir şekilde saldırıyor. Gösterilerde 39 kişi öldürüldü ve aralarında feminist, işçi ve sol grupların liderlerinin bulunduğu 2000’den fazla kişi tutuklandı. Ayaklanmanın sembolü haline gelen 12 yaşındaki Şevki İshak da öldürülenler arasında.

Protestolar kırsal bölgelerde ve bağımsız sendikaların güçlü olduğu Atbara gibi kentlerde başladı. Beşir’in ezmeye çalıştığı bu sendikalar, özellikle de Sudanlı Profesyoneller Birliği (SPA), sokaklardaki sesi yükselterek ve hareketin örgütsel belkemiği işlevi görerek gösterilerin ön planında olmaya devam ediyor. Sendikaların katılımı, çok sayıda sendika üyesi ve liderinin tutuklanmasıyla sonuçlandı. Tutuklananlar arasında SPA sekreterlik üyesi Dr. Muhammed Naci el-Asam, Sudanlı Öğretmenler Komitesi üyesi ve SPA sekreterlik üyesi Ahmet Rabie, Sudan Obstetrik ve Jinekoloji Birliği yürütme kurulu üyesi Dr. Huveyda Ahmed Muhammed el-Hasan, Sudan Doktorlar Sendikası Başkanı Dr. Ahmed el-Şeyh, Sudan Doktorlar Sendikası Başkan Yardımcısı Dr. Necip Necmüddin ve El Cezire Eyaleti Öğretmenler Komitesi Başkanı Abdullah el-Hasan bulunuyor.

Protestoların yayılması ve rejim baskının yoğunlaşmasıyla birlikte, Sudan Doktorlar Komitesi’nin başını çektiği bağımsız sendikalar genel greve çıktı. Bağımsız gazeteciler sendikası üç günlük grev yaptı. Sudanlı Eczacılar Merkez Komitesi grev ilan etti. Öğrenciler ve öğretmenler de greve ve protestolara katıldılar. Hartum Üniversitesi’nden 20 kadar profesör tutuklandı ve bazıları emekçilerin ve üniversitenin baskılarıyla serbest bırakıldı. SPA sekreterlik üyesi ve ekonomi profesörü Dr. Muhammed Yusuf, spor bilimleri profesörü Dr. Muhammed Abdullah, edebiyat profesörü Dr. Memduh Muhammed el-Hasan, endemik hastalıklar profesörü Dr. Muntazir el-Tayib, mühendislik profesörü Dr. Ali Seory ve edebiyat profesörü Dr. Muhammed Yunus serbest bırakılanlar arasında.

Sudan solu, ayaklanmaya tam destek vererek katılmaya devam ediyor. İslamcı muhalefet gruplarının ve iktidardaki koalisyonun hizipçi liderlerinin uluslararası topluluğun lehine olan başarısız emniyet ve ekonomi uygulamalarını sürdürebildiği uluslararası topluluk tarafından kabul gören iktidar partisi gruplarının ve İslamcı muhalefetin “yumuşak iniş” teklifini reddetti. Sudan solunun ayaklanmaya verdiği destek sonucunda tutuklanan ve saldırıya uğrayan solcu kadro ve liderler arasında Sudan Komünist Partisi (SCP) Politik Büro üyesi Hanadi Fadl, SCP Merkez Komite üyesi Kemal Jarrar, SCP Merkez Komitesi ve Sudan Tıp ve Sağlık Mesleği Sendikası üyesi Dr. Mesuud Muhammed al-Hasan, SCP üyesi olan babası Abdulfattah Rifaai’den fidye karşılığında Batoul Rifaai ve vurulduğu için durumu kritik olan SCP üyesi Yasser al-Sir Ali bulunuyor.

Sudan Kadın Birliği (SWU) ve diğer feminist gruplar, ayaklanmanın öncülüğünde aktif rol oynadılar ve Beşir rejimi ve seleflerinin kadın düşmanı ve ayrımcı uygulamalarına karşı geçmiş yıllardaki protestolarda olduğu gibi yine ön planda oldular. Sonuç olarak rejim, aralarında SWU lideri Adile Zi’baq, Sudan Demokratik Kadın Birliği lideri Münira Sayyid Ali, SWU, SCP ve Sudan Dayanışma Komitesi üyesi Hanan Muhammed Nur, şair Sümeyye İshak, avukat ve SWU üyesi Hanan Hassan Algadi ve SWU ve SCP üyesi Emel Jabrallah dahil önde gelen pek çok lider hapse atıldı.

Rejim on yıllardır Sudan toplumunda ve rejimin muhalifleri içinde ırkçı ve etnik önyargıları ve politik bölünmeleri kışkırtarak siyasi bir baskı politikası uygulamakta. Bu durum, ülkenin bölünmesine ve siyasi bir boşluğun yaratılmasına katkıda bulundu ki bu boşluk gayrimeşru ve güvenilmeyen İslamcı muhalif Ulusal Ümmet Partisi (NUP) tarafından doldurulamaz. Lideri Sadık el-Mehdi olan NUP, protestoları iktidara gelmek için kullanmaya çalıştı. Bu da rejime, sokaklardaki radikal talepleri saptırma ve sarsma imkânı verdi.

Ordunun, iktidardaki rejimin yandaşlarını kayıran uygulamalarında esas ortağı ve hem ülke içinde hem de Güney Sudan ve Yemen’de baskı ve siyasi istikrarsızlık yaratmada başlıca silahı olduğunun altını çiziyoruz. Orduyu halkın yanında durabilecek bağımsız bir kurum olarak resmedenler, Mısır’da ordunun karşıdevrimci rolünü ve Sudan askeriyesinin rejimi destekleyen beyanlarını dikkate almalıdır.

Darfur’daki savaş suçları nedeniyle Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından Beşir hakkında çıkarılan tutuklama kararı, Terörizmle Savaş’ın gönüllü ortağı ve bölgedeki zorba liderleri reddederek imparatorluğun güvenilir bir müttefiki olduğunu kanıtladıktan sonra, emperyalist güçlerle ilişkilerini düzeltmesi ve ABD desteğiyle göreve getirilen, savaş suçu ortağı Güney Sudan Devlet Başkanı Salva Kiir’in desteğini kazanmasıyla, Sudan ayaklanması karşısında hafifletilerek ortadan kalkmış oldu.

Beşir rejimi, Güney Sudan ve Darfur’daki soykırımlarında dinci ve ırkçı tahriklerini silah olarak kullanarak iç savaşı uzatmış ve kızıştırmıştı. Bu katliamlardaki ölü sayısının toplamda bir milyonu geçtiği tahmin ediliyor. Beşir rejimi, pek çok tecavüz ve cinayetin faili olan acımasız kabile liderlerini paralı asker olarak Yemen’e gönderip kendi halkının insanlarını öldürerek kazandığı deneyimi silah olarak kullanmakta. Bu bize, tüm diğer rejimler gibi Beşir rejiminin de bölgesel olduğunu ve sınır tanımadığını hatırlatıyor.

Ek olarak, Beşir rejimi iktidarda kalabilmek için diğer bölgesel ve emperyalist güçlerle de başarıyla oynamakta. Beşir, ayaklanmanın başlamasıyla beraber Şam’da Beşar Esad’ı ziyaret ederek desteğini beyan etti ve böylece Beşir’in Suudi Arabistan’ın elçisi görevini yerine getirdiği söyleniyor. Beşir Katar’la daha uzun süreli ittifakını korurken, Suudi Arabistan’la olan ilişkilerini pekiştirdi ve hakimiyetini istikrara kavuşturmak için suçlarına ortak oldu. Bunun sonucunda Katar Emiri Temim el-Tani, Türkiye’nin iktidar partisi AKP ve Mısır’ın dışişleri bakanı ve istihbarat şefine ek olarak her iki tarafın suçlu rejimlerinden destek şovları sergilendi. Bunun yanı sıra, Beşir İsrail’le ilişkilerin normalleşmesi yolunda adım atan diğer rejimlere katıldı ve Netanyahu İsrail’in resmi havayolu şirketi El Al’ın Sudan hava sahasını kullanabileceklerini duyurdu.

Bugün Sudanlı protestocular Beşir rejiminin tutucu politikalarını, tüm zorba bölgesel ittifaklarla olan dayanışmasını ve ayrıca Uluslararası Para Fonu’nun yoksullaştırma politikalarını reddediyorlar. Yükselen neo-liberalizm ve baskı dalgasının zorluklarını göğüsleyen bir sivil toplum ve emek hareketi tarafından genel grevi ilan ettiler.

Beşir’i on yıllardır iktidarda tutan bölgesel ve uluslararası uzlaşının karşısında olmak ve Sudanlı protestocuların acımasız rejim güçleri karşısında sergiledikleri cesur eylemleri desteklemek için, “Özgürlük, barış, adalet ve devrim halkın tercihidir” şiarıyla halkın isyanına ve sosyal adalet mücadelesine desteğimizi gösterip dayanışmayı artırmamız mecburidir.

Ortadoğulu Sosyalistler İttifakı

8 Ocak 2019

Comments are closed, but trackbacks and pingbacks are open.