Venezuela: Krizden işçi ve emekçi yanlısı bir çıkış için; Emekçi halkın özerk ve bağımsız seferberliğini yükseltelim!

Venezuela’da ABD yanlısı sağcı partiler koalisyonu liderlerinden ve Ulusal Meclis Başkanı Guaidó 19 Ocak tarihinde, 23 Ocak günü için seferberlik çağrısında bulundu ve 23 Ocak’ta Maduro hükümetini tanımadığını açıklayarak kendisini “geçici hükümet”in başkanı ilan etti. Venezuela’daki kardeş partimiz Sosyalizm ve Özgürlük Partisi (PSL), 19 Ocak günü, Guaidó’nun açıklamasının ardından bir bildiri yayımladı. Bu bildirinin Venezuela’da sınıf bağımsızlığı çizgisini berrak biçimde yansıtan bir belge olarak okurlarımızla paylaşıyoruz.

Venezuela Ulusal Meclis Başkanı Juan Guaidó ve parlamenter çoğunluğa sahip patron partileri 23 Ocak Çarşamba günü Caracas’ta toplanma ve bölgesel seferberlik çağrısında bulundu.

Bu çağrı halkın bazı kesimlerinde beklentilere yol açtı. Ulusal Meclis’in bu eylemlilik çağrısının, içinde bulunduğumuz acımasız krizi sonlandırmak adına emekçilerin bazı kesimleri için bir tür umut teşkil ettiğini görüyoruz.

 Bu beklentilerin, işçi ve emekçi halk karşıtı kemer sıkma paketi uygulayan, yerel ve çokuluslu şirketlerle el birliği içinde ülkeyi bugüne kadar gördüğü en sert ekonomik krize sürükleyen ve bu krizin faturasını da Venezuela halkına kesmeye çalışan sahte sosyalist ve halkı açlığa mahkum eden bir hükümetin toptan ve genel olarak reddedilmesine dayandığını biliyoruz.

Bununla birlikte, Chavezci mevcut hükümete karşı çıkan devrimci sosyalistler olarak, yaşadığımız bu trajediye son vermek isteyen kesimlere, bunu 2017 yılında gerçekleşen seferberliklere ihanet eden partilerin oluşturduğu Ulusal Meclis’e güvenerek yapamayacağımızı söylemekle sorumluyuz. Ne protesto gösterileri sırasında kaybedilen 120’den fazla hayatı, binlerce yaralı ve tutukluyu unutabiliriz; ne de bu partilerin önce müzakere masasına ve daha sonra da hükümet tarafından düzenlenen hileli seçim sürecine katılmak için seferberlik karşıtı ortak bir saf tuttuklarını göz ardı edebiliriz.

Ulusal Meclis ve içerisindeki sağ partilerin temel hedefi, kaybettikleri halk desteğini yeniden kazanmak ve kendilerini yeniden inşa etmek. Bu doğrultuda, ciddi bir iç kriz yaşamakta olan hükümete baskı uygulamaya çalışıyorlar. Bu şekilde Maduro hükümetiyle, ABD ve Lima Grubu’nu oluşturan patron hükümetleri tarafından da desteklenen planlı bir geçiş sürecini müzakere etmeyi umuyorlar.

Bu anlamda 23 Ocak’ta işçi ve emekçi halk lehine siyasi bir değişim sürecinin açılmayacağını söylemeliyiz. Sadece hükümetle ve Chavezci muhalif sektörlerle diyalog kanalı açmaya çalışan bir çağrının yanlış beklentiler oluşturmasına izin vermemeliyiz. Hükümetin kemer sıkma paketini alaşağı etmenin ve işçilerin hizmetinde krizden çıkış elde etmenin tek yolu işçi ve emekçilerin mücadelesi ve seferberliğidir.

Venezuela halkının yaşadığı ekonomik ve sosyal trajedinin üstesinden gelmenin yolu ne işçilerin arkasından yapılacak müzakereler, ne de emperyalizmin ve onun bölgedeki müttefik hükümetlerinin müdahaleleridir. Emperyalist bir müdahalenin Venezuela halkı lehine hiçbir sonuç doğurmayacağı açıktır ve böyle bir müdahaleye sorumsuzca çağrı yapan herkesi kınıyoruz. Aynı zamanda krizin Guaidó’ya ve Ulusal Meclis’in patron partilerine açık çek verilerek çözülmeyeceği de açıktır.

Partimiz, hükümeti ve onun işçi karşıtı kriz paketlerini yenmenin tek yolunun hem Ulusal Meclis çoğunluğunu oluşturan partiler, hem de Büyük Vatansever Kutbu-Venezuela Birleşik Sosyalist Partisi (PSUV) ile arasına mesafe koyan birlikçi, özerk ve bağımsız bir işçi ve emekçi seferberliğinden geçtiğinin altını ısrarla çiziyor. Kimseye değil, sokaklardaki örgütlü ve seferberlikle yükselen kendi gücümüze güvenmeliyiz.

Bunun için bürokratik liderliklerini aşarak ve hükümete karşı grev hazırlığında olan öğretmenler örneğini izleyebiliriz. Aynı zamanda, hastanelerinin yolsuzluğa batmış yönetimine karşı, çalınan kaynakların geri kazanılması ve ücretlerin yoksulluk sınırına çekilmesi için geniş çaplı ve birlikçi seferberlikleriyle, Chavezci kesimleri bölen ve bir bölümünün mücadeleye katılmasını sağlayan Caracas Üniversite Hastanesi çalışanlarının açtığı yolu takip etmeliyiz.

İşçiler ve emekçiler olarak, enflasyona aylık olarak endekslenen, insan onuruna yaraşır ücretler, ve toplu sözleşmelerin yenilenmesi için ve hükümet tarafından kamu sektöründe uygulanan maaş düzenlemelerine karşı geçen sene başlatılan mücadeleyi ilerletmemiz gerekiyor. Mücadeleye katılan her yeni kesim ve seferber olan her yeni işçiyle birlikte, yerellerdeki gıda ve kamu hizmetleri iyileşmeye başlıyor; sokaklarda hükümete ve onun işçi ve emekçi karşıtı kriz paketlerine karşı gerçekleşen protestolar yaygınlaşarak daha da kitleselleşiyor.

Venezuela Sektörlerarası İşçi Birliği ve ülkenin farklı bölgelerinde bulunan diğer birlikçi grupların bir parçası olan partimiz Sosyalizm ve Özgürlük Partisi (PSL) ve partimizin sendikal akımı C-CURA olarak patronların bekçi vagonu olmayı reddediyoruz ve emekçi halkın acil ihtiyaçları doğrultusunda bir Ekonomik Plan’ın hayata geçmesi için işçi sınıfının ve emekçi halkın bağımsız seferberliğini savunmaya ve yükseltmeye devam ediyoruz. Bu Ekonomik Plan, ücretlerin yoksulluk sınırını geçmesi ve aylık olarak güncellenmesini; acilen gıda ve ilaç temin edilmesi için bir ithalat planı oluşturulmasını; çokuluslu ve karma şirketlerin tasfiye edilerek petrolün %100 kamulaştırılmasını ve buradan elde edilecek kaynakların sağlık, eğitim, ücret artışı, emeklilik, PDVSA (Venezuela devlet petrol ve doğal gaz şirketi)’nın ve diğer temel şirketlerin yeniden ayağa kaldırılması gibi alanlarda kullanılmasını; yoksul köylülere toprak, ikmal ve teknik destek sağlayan bir tarım reformunu ve son olarak da dış borçların reddedilmesini kapsamalıdır. Bu Plan’ın hayata geçmesinin ancak bir işçi hükümetiyle mümkün olabileceği perspektifiyle mücadelemizi sürdürmekteyiz.

Sosyalizm ve Özgürlük Partisi (PSL) / Sınıfçı, Birlikçi, Devrimci ve Özerk Sendikal Akım (C-CURA)

19 Ocak 2019

Comments are closed, but trackbacks and pingbacks are open.