Haiti: Dünyanın unuttuğu ülkede isyan var


“Beni esir ederek ülkemdeki özgürlük ağacının sadece gövdesini kesmiş oluyorsunuz. Bu ağacın kökleri çok derindedir ve kesinlikle buradan yeni filizler çok daha kuvvetli şekilde fışkıracaktır.”

Toussaint L’Ouverture

Haiti, Karayip denizinde dünyanın çoktan unuttuğu bir felaketler ülkesi. Nüfusunun yüzde 60’ı günde 2 dolardan daha az bir parayla geçinmeye çalışıyor. Ülkede ortalama ömür ise 49 yıl. Haiti aynı zamanda dünyanın en eşitsiz ülkelerinden biri ve ülke haftalardır kitle seferberlikleriyle sarsılıyor.

Başkent Port-au-Prince’de, çoğunluğunu gençlerin oluşturduğu kitleler muz tüccarı Başkan Jovenel Moise’nin istifasını istiyor. Venezuela tarafından 2005’te hayata geçirilen “Petrocaribe” programının fonlarıyla ilgili yolsuzluk iddialarıyla patlayan seferberlik dalgası 7 Şubat’ta başladı ve o günden bu yana yüz binlerce kişi başta başkent Port-au-Prince olmak üzere pek çok kentte sokaklara aktı. Onlarca kişi güvenlik güçlerinin açtığı ateşte can verdi. Ülkede hayat durma noktasında. Okullar, bankalar ve dükkanlar haftalardır kapalı.

Haiti’de yaşanan bu kanlı protestolar, aslında Temmuz, Ekim ve Kasım aylarında yine yoksulluk ve yolsuzluğa tepki olarak yapılan eylemlerin bir devamı.

Göreve geldiğinden bu yana meşruiyet ve yolsuzluk tartışmalarının odağında olan Devlet Başkanı Jovenel Moise’nin istifası temel şiar haline dönüşmüş durumda.

Ulusal para birimi, dolar karşısında iki yılda yüzde 50 oranında değer kaybetti ve halk, ekonominin gidişatına karşı acil önlemler alınmasını istiyor. Öte yandan, yakıt ve gıda başta olmak üzere temel ihtiyaçlara getirilen yüksek zamların geri çekilmesi, 2008-2018 arasında Venezuela’dan Petrocaribe fonu kapsamında sağlanan 3,8 milyar doları zimmetine geçiren üst düzey yöneticilerin tespit edilerek cezalandırılması için yargının harekete geçmesi başlıca talepler.

Haiti’nin unutulmuş devrimci tarihi

Haiti, Voodoo büyüsü ve Amerika’nın en fakir ülkesi olmakla nam salmışa benziyor bugün. Oysa bu korkutucu görüntünün altında, kapitalizmin doğuşunu borçlu olduğu kölelik düzenine karşı kazanılmış ilk zaferin izlerini aramamız gerekiyor.

Toussaint L’Ouverture önderliğinde Fransız sömürge yönetimine karşı uzun bir gerilla mücadelesi yürüten Haiti halkı, yeryüzünün ilk ve tek Afro-Amerikan sömürge karşıtı cumhuriyetini kurmuştu (1791-1804). Kendisinden sonraki tüm bağımsızlık savaşlarına esin veren bir devrimdi bu ve emperyalist güçler bunu hiç unutmayacaktı.

Fransız devrimine katılmış bir Afro-Amerikalı olan l’Ouverture, ülkesindeki mücadelenin önderliğini üstlendi ve bir tür “sürekli devrim” çizgisi izledi. Kölelikten beslenen rejimi alaşağı ederek Fransızları adadan çıkarttı. Dönemin modern teknikleriyle beslenen gelişkin bir tarım ekonomisi ve sanayi planlaması atılımı başlattı ve dahası devrimi, İngiliz sömürgesi olan Santo Domingo’dan başlayarak kıtaya yaymaya girişti.

Haiti’nin Kuzeyinde yer alan Cap Haïtien şehrinde olanca azametiyle boy veren “Laferrière Kalesi” dönemin bir tür teknoloji harikası olarak, bu devrimin kısa sürede eriştiği atılımı hâlâ gururla sergilemekte.

Ne var ki, bu devrim egemen sömürgeci güçlerde yarattığı ortak nefret ve dehşet duygusuyla çok geçmeden boğulacak; yenilgiye uğratılan l’Ouverture Fransa’ya götürülerek hayatını kaybedeceği bir zindana atılacaktı.

Emperyalizm, boğduğu bu devrimin dehşetini asla unutmadı. Ülke uzun yıllar Fransız emperyalizminin uydusu diktatörlüklerce yönetildi. Biri 19 yıl süren iki ABD işgali geçirdi. 30 kadar askeri darbe yaşadı.

2010’da ülkeyi vuran büyük deprem ise 300 binden fazla kişinin ölümüne sebep olacak, başta başkent Port-au-Prince olmak üzere ülkenin büyük bir bölümündeki altyapıyı yok edecekti. Dahası, bu deprem “insani yardım” kisvesi altında ABD ve BM askerlerinin ülkeyi halen sürmekte olan fiili bir işgaliyle sonuçlanacaktı.

Devrimden 215 yıl sonra bugün, işgalin, sömürgeciliğin ve birbirini takip eden diktatörlüklerin çökerttiği bir ülke Haiti. Koşullar, on yıllardır içinden çıkılamayan ekonomik krizin politik bir krize dönüşerek genel isyan halini aldığını ortaya koyuyor.

Sömürgecilik, Haiti Devrimi’nin tohumlarının başka topraklara yayılmasına izin vermedi. Haiti’yi ekonomik, politik ve askeri açıdan kendine tümüyle bağımlı bir sömürge haline getirdi. Ve şimdi bir kez daha Haiti isyanda. Sömürgeci rejimi yapı taşlarına dek sökmeyi göze alan büyük devrimci Toussaint L’Ouverture hâlâ bize bakıyor umut veren gözleriyle, Haiti yeniden küllerinden doğsun diye.

Yorumlar kapalı, ancak trackbacks Ve pingback'ler açık.