Pireler nasıl deve oluyor?

Dünyanın bütün patronları ve onların iktidarlarının ortak bir özelliği var: Alırlarken deve pire oluyor ama iş vermeye gelince bir de bakıyoruz pireler deve oluvermiş.

Masal değil, gerçek!

Asgari ücret açlık sınırının bile altında. Buna rağmen asgari ücretin yarısı doğrudan ve dolaylı vergilerle işçinin elinden uçup gidiyor. Türkiye’de toplanan her yüz liralık verginin yetmiş lirasını çalışanlar yani işçiler, emekçiler ödüyor.

Sözün özü, bütçe dedikleri sonuçta biz işçilerden, emekçilerden, bu ülkenin alın teri döken insanlarından toplanan paralardan ibaret. Toplanan bütün o paraları bir pasta olarak hayal edelim. İşte iktidar o pastadan hangi kesime ne kadar dilim düşeceğine karar veriyor.

Peki, iktidar o pastadan en büyük dilimleri kime kesip veriyor? Tabii ki patronlara! Teşviklerin, desteklerin, iltimasların ardı arkası kesilmiyor. Kırk yılın başında asgari ücrete yüzde yirmi altı zam yapıldı. Bu zam patronlara yansımasın diye seksen tane destek paketi açıklandı. O yüzden patronlar ağızları kulaklarında, asgari ücret zammını memnuniyetle karşıladıklarını ifade ettiler. Neden etmesinler; yoksul halkın gerçek çarşı pazar enflasyonu yüzde kırkları bulmuşken zil takıp oynamaları gerekirdi.

İşte böyle; kendi paramızla bizlere devletlik ve iktidarlık taslıyorlar. Bizim vergilerimizle, alın terlerimizle toplanmış paralardan kırıntıları, evet sadece ve her zaman kırıntıları, bir lütufmuş gibi sadaka niyetine bahşediyorlar. Ne hikmetse işçinin asgari ücreti ekonomi göçertiyor da patronlara verilen on milyarlarca lira teşvik, destek, iltimas sermayenin dişinin kovuğunu bile doldurmuyor.

Şimdi ufukta seçim göründü ya işçinin, emekçinin, emeklinin, dar gelirlinin, fakirin fukaranın önüne yalandan kırmızı halılar sermeye başladılar. Neler neler vaat ediliyor; ne sözler veriliyor! Tek bir soru: Neredeyse on yedi yıldır iktidarsınız, çeşmenin başındasınız, hazinenin anahtarı sizde… Şimdiye kadar neden yapmadınız? Elinizi tutan mı vardı? Yapmak bir yana patronlara kepçeyle verirken işçiye emekçiye çay kaşığını bile çok gördünüz.

Evet, Türkiye’nin bir beka sorunu var; işte bu eşitsizlik! Biri yer, biri bakar kıyamet ondan kopar!

Yorumlar kapalı, ancak trackbacks Ve pingback'ler açık.