Türkiye işçi sınıfının Kanlı Pazar’ı: “Ellerinde pankartlar”

Dünyada hemen hemen her işçi sınıfının bir “Kanlı Pazar”ı vardır. Bunun nedeni belki de işçilerin en yoksul kesimlerinin sadece Pazar günlerinin tatil olması ve yalnızca tatil oldukları o gün protesto etmeye fırsat ve vakit bulabilmeleridir.

Rusya işçi sınıfının Kanlı Pazar’ını hatırlatalım: Kilisedeki Pazar ayininden çıkan Petersburglu işçiler, Papaz Gapon’un arkasında ellerinde beyaz bayraklar ve Çar’ın portresiyle, “Çar babalarına” vermek istedikleri bir dilekçeyle Kışlık Saray’a yürüyüşe geçerler. Dilekçede, işçilerin ıstırap ve sefaletinin bitirilmesi rica edilmektedir. Çar silahsız işçilerin üzerine ateş açılması emri verir. 500 işçi ölür, yüzlercesi yaralanır. Sonrası mı? 105 sanayi yerelinde genel grev ve Sovyetlerin işçi meclisleri olarak ilk kez ortaya çıktığı 1905 grevi.

İrlanda işçi sınıfının Kanlı Pazar’ının ertesinde bir devrim gerçekleşmez ancak yine de en az Rus Çarlığı kadar işçi düşmanı bir güç tarafından gerçekleştirilir. 30 Ocak 1972 günü, eşit yurttaşlık hakları için yürüyüşe geçen İrlandalı yoksulların üzerine Britanya ordusu tarafından ateş açılır. 26 kişi vurulur, 14 eylemci ölür, iki kişi de üzerlerine sürülen askeri araçların altında kalır.

Ne yazık ki Türkiye işçi sınıfının da bir Kanlı Pazar’ı var.

16 Şubat 1969’da “Emperyalizme ve Sömürüye Karşı” sloganının altında, işçiler ve gençler bir miting örgütlerler. Mitingin çıkış noktası, İstanbul’a demirleyen Amerikan 6. Filosu’nun protesto edilmesidir. İşçiler ve gençler, bir Amerikan filosunun İstanbul’da demirlemesini, Türk hükümetinin emperyalizme bağımlılığının çirkin bir ifadesi olarak yorumlarlar.

Mitingden iki gün önce Milli Türk Talebe Birliği, Cağaloğlu’ndaki salonunda bir toplantı düzenler. Bu toplantıda emperyalizme karşı bir araya gelmiş işçilere ve gençlere karşı saldırma kararı alınır. Toplantıya İstanbul, İzmit, Bursa ve Sakarya Komünizmle Mücadele Dernekleri de katılırlar. O gün sağcılar Beyazıt’ta bir miting düzenlemişlerdir: “Bayrağa Saygı Mitingi”. Bu mitingde, solcuların Amerikan Filosu’nu protesto etmesini protesto ederler.

16 Şubat günü geldiğinde, işçiler ve gençler 11.00 gibi Beyazıt’ta toplanmaya başlarlar. Yürüyüşün güzergâhı, Valilik tarafından Beyazıt-Taksim olarak saptanır. Saat 14.00 gibi 30.000 kişi yürüyüşe geçer. Kitle “Bağımsız Türkiye”, “Sosyalist Türkiye”, “Hoşt Amerika”, ” Amerikalı it evine git”, “Johnson’un ayısı, Süleyman’ın dayısı”, “İşçi köylü el ele” gibi sloganlar atar.

O sırada sağcılar Dolmabahçe’de, Amerikan Filosu’nun karşısında namaz kılıyordu. Filodan dolayı Dolmabahçe Camii ve çevresi, yasaklı askeri bölge ilan edilmiş olsa da onlar içeri alınmıştı. Ellerinde tespihlerle, demirlerle ve sopalarla yukarıya çıktılar ve kitleye, işçiler ile öğrencilere saldırdılar. O dönem yarbay olan Celal Küçük polisle ilgili olarak şu tarihsel kaydı düşer: “Polisin hiçbir müdahalesi olmadığı gibi yere düşen silahı alıp sahibine veriyordu.

O Kanlı Pazar günü iki kişi öldü, yaklaşık olarak 200 kişi de yaralandı. Türk sağının emperyalizme nasıl hizmet ettiğinin bir manifestosu olan bu saldırının sorumluları hâlâ yargılanmadı.

Yorumlar kapalı, ancak trackbacks Ve pingback'ler açık.