İşçi-emekçi adayları destekleyelim!


Ay sonunda yerel seçimler gerçekleşecek. Belediye seçimlerinde partiler sözde ittifak kuramazlar, ama dolaylı olarak gene iki ittifak kampı oluştu. Bunun nedeni esas olarak, seçimlerde oy kaybına uğrayacağını ve pek çok yerde belediyeleri kaybedeceğini hisseden Erdoğan ve AKP’nin MHP’nin desteğine ihtiyaç duyması. Bu nedenle de ülkenin bir “beka sorunu” yaşadığını iddia ederek Devlet Bahçeli’nin kendisiyle ittifaka girmesini kolaylaştırdı. Böylece karşımıza tekrar gerici bir “Cumhur İttifakı” heyulası dikildi. Üstelik taraflar bu ittifakın “ebediyete kadar” devam edeceğini ilan ettiler. Tabii yarın çıkarları başka bir şeyi gerektirirse bu laflarını hemen unuturlar. Bu hususta hem Erdoğan’ın hem de Bahçeli’nin kaypaklık sicilini bütün ülke biliyor.

CHP ve İYİ Parti de Erdoğan’ın bu “beka” davetini kolayca kabul ettiler ve uzunca bir müzakere süreci sonucunda birbirlerine “jest” yapmaya ve çeşitli il ve ilçelerde birbirlerini desteklemeye karar verdiler. Bu durum Kılıçdaroğlu’nun epeyce işine geliyordu, zira kendisi bir süreden beri partisini iyice sağa çekme mücadelesi içindeydi. Dolayısıyla İYİ Parti ile ittifakı bu girişimini kolaylaştırdı, “mütedeyyin” ve “ülkücü” kampa da hitap etme, o kamptan da bol oy toplama adına pek çok yerde partisinin sağ kanat üyelerini aday gösterdi. Ama bu arada sola da hafiften göz kırpıp, örneğin ÖDP başkanını İstanbul Beyoğlu adayı ilan etti. Zaten reformcu soldan pek çok kişi ve akım CHP’nin çatısı altına sığınmaya hazırdı. Böylece CHP sağa kayarken peşinden pek çok sözde solcuyu da sürüklemeyi başardı.

Böylece karşımıza “beka” sorunu üzerinde yarışan iki kamp çıkmış oldu. İkisi de aynı rejimin içinde başa geçmeye çalışan iki kesim. İşçi ve emekçilerin çıkarlarını, onların acil yakıcı sorunlarını gündeme taşıyıcı sol bir alan iyiden iyiye boşalmış oldu.

Ya HDP? Bu parti Kürt illerinde, diğer Kürt kökenli partilerle bir ittifak içinde haklı bir mücadele veriyor. Tek Adam rejiminin kayyum atamaları yoluyla elinden aldığı belediyeleri geri alma, hapishanelerdeki milletvekillerini, belediye başkanlarını kurtarma, Kürt dilini, kültürünü ve kimliğini ayakta tutma çabası içinde. Bu nedenle de bu seçimlerde (belediyelerdeki uygulamalar nedeniyle çeşitli eleştirilerimizle birlikte) Kürt illerinde desteklenmeyi hak ediyor. Ama ya Batı’da? Sırf CHP’nin yolunu açmak için onun aday gösterdiği yerlerde aday çıkarmama kararıyla aynı “sağa yolculuk” kervana katılmış durumda. Destekleyemeyeceğimiz, karşısında olduğumuz bir yolculuk bu.

Bu genel görüntü bizler için ciddi bir güçlük doğuruyor. Batı’da HDP’yi de içine kattığımız “düzen partilerine oy yok” sloganımız, özellikle Tek Adam rejiminden bıkıp usanmış ve “hiç olmazsa kötünün iyisine oy verelim” diyen bazı emekçilerce tepkiyle karşılanabiliyor. Ama ısrarla anlatmaya devam edeceğiz:

İşçi ve emekçi sınıfların çıkarı, ulusal ve dinsel kimlikler temelinde farklı kamplara ayrılmak, böylece hepsi birer düzen kurumu olan patron partilerini desteklemekte değil; kendi sınıfsal mücadelelerinin ekseni etrafında birleşmektedir. Bu da o düzen partilerinden kopmak ve kendi birleşik mücadele örgütlerini inşa etmekle ve güçlendirmekle olur. Biz bunun mücadelesi içindeyiz ve bu seçimlerde de bunun kampanyasını yapıyoruz.

Bu nedenle “İşçinin sorununu işçi çözer” diyerek, işçi ve emekçilerin acil demokratik, ekonomik ve sosyal sorunlarına gene onların yararlarına çözümler öneren işçi ve emekçi adayları desteklemekten, onlarla çalışmaktan yanayız. Bu amaçla, aynı şeyi yapmaya çalışan pek çok kesimle temasımız oldu, işbirlikleri önerdik. Bu, bazı yerlerde mümkün oldu, bazı yerlerde de sonuç vermedi. Elbette uzanamadığımız bölgeler de var. Ama çizgimiz bu: Emekçi yığınların mücadele ve seferberlik birliğini yaratabilmek.

Gazetemizin bu sayısında, işçilerin ve emekçilerin hangi sorunlarını tespit ettiğimiz ve bunlara belediyeler çerçevesinde hangi çözümleri önerdiğimiz görülebilir. Elbette tartışmaya ve yeni önerilere açığız. İşte bu talepleri savunan bütün işçi ve emekçi adayları hem kampanyalar çerçevesinde hem de sandık başında destekleyeceğiz. Bunun, işçi sınıfının mücadele birliği ve kendi öz partisini geliştirebilmesi yolunda önemli bir adım olduğuna inanıyoruz.

İşçi-emekçi ekseninde adayların bulunmadığı yerlerde de, tüm çalışanları boş oy kullanarak düzen partilerini protesto etmeye çağırıyoruz.

Yorumlar kapalı, ancak trackbacks Ve pingback'ler açık.