Köylünün ümüğü sıkılır mı?

Tabii ki ne köylünün, ne işçinin ne de bir başka insanın ümüğü sıkılır! Sıkılmaması gerekir! Ama AKP Türkiye’sinde yaşıyoruz; ümük de sıkılıyor, tekme de atılıyor. Üstelik gizlisi saklısı yok; yedi gün yirmi dört saat, seksen iki milyona, haddini bilme çağrısı yapılıyor…

Peki, bu noktaya nasıl geldik?

Tekme

Hatırlayalım ve mümkünse hiç unutmayalım: Soma’da Erdal Kocabıyık iktidar tarafından neden tekmelenmişti? En az 301 işçi kardeşimizi kurban verdiğimiz katliama isyan ettiği için! Erdal Kocabıyık, işçi sınıfı kendisine sahip çıkamadığı için, yıllarca işsiz kaldı, damgalandı. Oysa, “O tekme sadece bana değil, tüm madencilere atıldı” demişti, haklı olarak! Tekmeci, iktidar kendisine sahip çıktığı için yıllarca el üstünde tutuldu, kariyer de yaptı, mal mülk de…

Sonuç…

İşçi öldü, işçi tekmelendi, işçi işsiz kaldı, yalnız kaldı…

Tekmeleyen ne işsiz kaldı, ne de yalnız; takdir de aldı, terfi de!

Tekmeletenler mi? Girdikleri bütün seçimleri bir şekilde kazandılar…

Şimdi de gözleri 31 Mart’ta!

Tehdit

Hatırlayalım; 3. Havalimanı işçileri, kurtlu yemekten de, tahtakurulu yataktan da bıkıp usanıp isyan etmişlerdi. İstedikleri sadece ve sadece insan onuruna uygun çalışma koşulları ve haklarının zamanında, eksiksiz verilmesiydi. Aslında ülkedeki milyonlarca işçi-emekçinin derdini dile getirmişlerdi. Sonuna kadar haklıydılar, meşruydular ama kendilerini cezaevinde buldular.

Neden?

İktidarın tekmili birden açıklamasına bakılırsa terörden ajanlığa onlarca suçları vardı. Oysa neden basitti; milyonlarca işçi-emekçi için kötü örnektiler ve ibret-i alem için “burunlarının sürtülmesi” gerekiyordu. Maden işçisi Erdal Kocabıyık neden tekme yediyse, havalimanı işçileri de o yüzden cezaevine konuldu: Haksızlığa itiraz ve isyan!

Ümük

Mevcut iktidar ülkeyi iflasın eşiğine getirdi. İşsizlik, pahalılık, yoksulluk görülmedik ölçüde artmış durumda. Toplum “bir dokun, bin ah işit” noktasında. Bu koşullar altında iktidar Konya’nın Çiller Köyü’ne gidiyor ve köylüden 31 Mart için oy istiyor. Cevap: “Açız… İneğimizi satıyoruz… Geçinemiyoruz…”

İktidar kıvırmaya çalışıyor ama köylünün derdi büyük ve doğal olarak itiraz ediyor. Sonuç: İktidar köylünün ümüğünü sıkıyor!

On yedi yılda tekmeden ümüğe kadar geldik! Sizce de “yeter” demenin zamanı gelmedi mi?

Comments are closed, but trackbacks and pingbacks are open.