Manisa’da işçi aday kampanyası: Şehzadeler Belediye Başkanı Adayı Nuri Koç ile söyleşi

Manisa Türkiye’nin en önemli sanayi bölgelerinden biri konumunda. Başta metal ve petro-kimya olmak üzere çeşitli sektörlerden fabrikaların yoğunlaştığı kentte, nüfusun büyük bir kısmı işçilik yaparak geçimini sağlamaya çalışıyor. Emekçilerin yoğun bir şekilde yaşadığı ilçelerin başında ise Şehzadeler geliyor. Şehzadeler’de bu seçimlerde bir ilk yaşanıyor. Yaklaşık 30 yıldır Şehzadeler’de yaşayan ve bütün bu süre boyunca işçilik yaparak hayatını kazanan Mehmet Nuri Koç, “Düzen partilerine oy yok! İşçinin sorununu işçi çözer” diyerek belediye başkanlığına aday oldu. Nuri Koç işçi aday kampanyasını Şehzadeler ve Manisa için “oldukça geç kalmış bir adım” olarak tanımlıyor. Gazete Nisan olarak Nuri Koç ile bağımsız işçi aday kampanyası üzerine konuştuk.

Nisan: Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?

Nuri Koç (NK): İsmim Mehmet Nuri Koç. 37 yaşındayım, evliyim ve bir çocuk babasıyım. Çocukluğumdan beri işçiyim. Uzun yıllar kunduracı olarak çalıştım. Bunun dışında petro-kimya sektöründeki fabrikalarda çalıştım. Şu anda bir mermer fabrikasında işçi olarak çalışmayı sürdürüyorum. 

Nisan: Bağımsız işçi aday kampanyası fikri nasıl ortaya çıktı ve neden aday oldunuz?

NK: İşçi arkadaşlarımızla beraber işçi sınıfını temsil eden kitlesel bir siyasi partinin eksikliğini, işçi sınıfının taleplerini yükselten bir adaya olan ihtiyacı uzun zamandan beri konuşuyorduk. Seçimlerde öne çıkan Cumhur ve Millet İttifakı partileri işçilerin, emekçilerin değil patronların çıkarlarını temsil ediyor.

İşçilerin yaşam koşulları günden güne zorlaşıyor. Özellikle ekonomik krizle birlikte yaşadığımız zorluklar daha da arttı. Ücretlerimiz enflasyon karşısında eriyor, hayat pahalılığı almış başını gidiyor, işyerleri kapanıyor, işsizlik artıyor. Siyasal iktidar, sendikalaşmanın önüne bin bir türlü engel koyuyor. Bundan iki sene evvel, çalıştığım fabrikada sendikalaşma mücadelesine öncülük ettiğim için işten atılmış bir işçiyim. Bu şartlar altında işçilerin de kendi sözünü söylemesi gerekiyor. İşçi sınıfını temsil eden bir siyasi parti adayının olmadığı koşullar altında bir sorumluluk aldım ve Şehzadeler’de bağımsız bir işçi aday kampanyasına öncülük etmeye karar verdim.

Bu aslında çok geç kalmış bir adım. Bugüne kadar hep patron partileri yönetti ve geriye bir enkaz bıraktılar. Biz “Artık söz işçilerin!”, “İşçiler yönetsin!” diyoruz. Birbirimizin derdini biz daha iyi anlarız. O nedenle kampanyamızda “İşçinin sorununu işçi çözer” diyoruz.

Bakın… Seçimlerde yer alan siyasi partiler emekçilerin, halkın çıkarlarını temsil etmiyor. Tam tersine, bugün içinde bulunduğumuz sefaletin, baskı ortamının sorumlusu siyasal iktidar ve genel olarak patron partileridir. Halkın artık yalanlarını yutmadığının farkındalar. Bu nedenle kendi başlarına değil, ittifak yaparak seçime giriyorlar. Bugün sahte kutuplaşmaya dayanan yalan ittifakları var. Bunun karşısında biz işçi ittifakının yükseltilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Adaylığım da bu anlayışın güçlendirilmesini hedefliyor.

Nisan: Manisa’nın ve Şehzadeler’in temel sorunları neler ve siz kampanyanızda hangi sorunları ve talepleri ön plana çıkarıyorsunuz?

NK: Manisa 5 sene önce büyükşehir oldu ve merkez ilçelere bölündü. Manisa bir işçi kentidir. 2000’den önce tarımın ağırlığı daha fazlaydı, son 20 yılda sanayisi ön plana çıktı. Aslında Manisa’daki emekçilerin sorunları da ülkenin diğer yerlerindeki emekçilerin sorunlarıyla ortak.

Bizim öncelikli hedefimiz bugünkü ranta dayalı patron belediyeciliğinin karşısına emekten yana, halkçı belediyeciliği çıkarmak. Belediyeyi emekçiler denetlemeli ve yönetmeli, diyoruz. Bunun için yapacağımız ilk iş, belediyeye ait tüm kayıtları, defterleri, hesapları emekçilerin denetimine açmak olacak. Şehzadeler’in emekçi halkı mahalle meclisleri aracılığıyla belediyeyi denetleyecek. Bunu yaptığımızda emekçilerden alınmış vergilerin, belediye kaynaklarının nerelere, nasıl harcandığını hep birlikte göreceğiz. Müteahhitlere ne kadara ihale verildiğini, hizmet alımlarının kaça yapıldığını herkes görecek. İşte bu sayede rantçıların, sömürücülerin musluklarını keseceğiz. Rüşvet, yolsuzluk, yağma, adam kayırma son bulacak. Belediyenin bütün kaynakları emekçilerin acil ihtiyaçlarının karşılanması için kullanılacak.

Nedir bu acil ihtiyaçlar? Her şeyden önce konut meselesi ve kentsel dönüşüm… Ülkedeki milyonlarca emekçi gibi Şehzadeler’de de emekçilerin önemli bir kesimi sağlıksız konutlarda yaşıyor. Kiralar yüksek, altyapı yetersiz… Bu durum karşısında Şehzadeler Belediyesi’nin mevcut yönetiminin hazırladığı bir kentsel dönüşüm planı var. Bu kentsel dönüşüm planı Şehzadeler halkına danışılarak yapılmadığı gibi, halkın ihtiyaçlarına da yanıt üretmiyor. Bu bölgeye lüks konutlar yapmayı planlıyorlar. Bu plana göre yapılacak konutları Şehzadeler’in emekçi ailelerinin satın alması mümkün değil. Peki, ne olacak? Buradaki halk evlerinden olacak, başka ilçelere taşınmak zorunda kalacak. AKP döneminde ranta, halkın ihtiyaçlarına dayanmayan onlarca kentsel dönüşüm örneği var. Pek çok yerde mahallenin emekçi, yoksul aileleri yerlerinden edildi; müteahhitler, belediyelerde muslukların başını tutanlar zenginliklerini katladılar. Biz Şehzadeler’de emekçi halkın mahalle meclislerinde toplanarak dönüşüm planını belediyeyle birlikte yapmasını savunuyoruz. Böylece konut sorunumuz bir rant meselesi olmaktan çıkıp emekçilerin ihtiyaçları gözetilerek çözülebilir. Bu çerçevede biz emekçi halkın insanca yaşayabileceği konutlar için belediyenin toplu konut kooperatifi kurmasını hedefliyoruz. Bu kooperatif kâr için değil, emekçi halkın ihtiyaçlarını gözeten bir plan yapmalıdır.

Bir diğer önemli mesele belediyelerin şirketleştirilmesi, çalışanlarının güvencesiz, taşeron olarak çalıştırılmaları. Bu durum öncelikle siyasal iktidarın genel politikasının yerel yönetimlere bir yansıması. Yerel yönetimlerin kaynakları kısılıyor ve belediyeler hizmet sağlamak için şirket kurmaya zorlanıyor. Şirketler üzerinden hizmet sağlanmaya çalışınca da ihtiyaç değil kâr odaklı bir anlayış belediyelere hâkim oluyor. Belediye şirketlerinde çalışan işçiler kadrolu olamıyor. Biz Şehzadeler ölçeğinde emekçi halkın denetimiyle belediyenin tüm kaynaklarını kâr değil ihtiyaç odaklı bir anlayış doğrultusunda kullanacağız. Böylelikle taşerona ve şirketleşmeye dur diyeceğiz. Fakat bu sorunun yerel ölçekte nihai olarak çözülmesi mümkün değil. Bu konuyu sürekli olarak gündemde tutarak siyasal iktidarı sosyal belediyeciliğe imkân veren adımlar atmaya zorlayacağız.

Kreş ve sığınma evleri bir diğer önemli gündem başlığımız. Kreş bugün emekçi ailelerin en önemli sorunlarından biri. Şehzadeler’de pek çok ailede kadın ve erkek birlikte fabrikaya gidiyor. Kreşler ateş pahası olduğu için çocukları özel kreşlere vermek mümkün değil. Bu yüzden çocuklara ya akrabalar bakıyor ya da kadınlar çalışmaktan vazgeçip çocukla ilgileniyor. Belediyeler her mahalleye parasız, nitelikli kreşler açarak emekçilerin bu çok önemli sorununa yanıt üretebilir ve üretmelidir. Sığınma evlerine gelince… Kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin ne kadar yaygın olduğunu hepimiz biliyoruz. Eşinden, yakınından şiddet gören kadınların sığınabileceği yerler olmalı. Normal şartlarda bu hizmeti Sosyal Politikalar Bakanlığı vermeli fakat AKP hükümetinin kadına bakışı ortada… Biz belediyenin mahallelere sığınma evleri açmasını savunuyoruz.

Nisan: İlçe belediyesinin sınırlı kaynaklarıyla bu söylediklerinizi hayata geçirme imkânı var mı?

NK: İlçe belediyesinin kaynaklarının sınırlı olduğunun farkındayız. Bu konuda iki noktayı vurgulamak istiyorum. İlk olarak, az önce de söylediğim gibi, belediyenin tüm kaynaklarının kullanımını şeffaf hale getirerek, bu kaynakların çarçur edilmesini engelleyeceğiz, emekçi halkın ihtiyaçları için kullanılmasını sağlayacağız. İkinci olarak, benim adaylığım yalnızca ilçe belediyesini kazanma hedefiyle sınırlanmış değil. Hedefimiz Manisa’da ve tüm ülkede işçi sınıfının bağımsız politikasının gelişmesini sağlamak, bir işçi kutbunun güçlenmesine katkı vermek. Eğer seçimleri kazanırsak, emekçilerin her alandaki sorunlarını sahiplenen bir çalışma yapacağız. İşçilerin sendikalaşma mücadelesini destekleyeceğiz, direnişteki işçilerin yanında olacağız. Seçimleri kazanamazsak da, işçi sınıfının talepleri doğrultusunda, eskisinden daha güçlü bir şekilde mücadelemizi sürdüreceğiz.

Nisan: Mücadelenizde başarılar diliyoruz.

Yorumlar kapalı, ancak trackbacks Ve pingback'ler açık.