Newroz pîroz be! Mutlaka kazanacağız!

Direniş ve özgürlüğün bayramı Newroz Diyarbakır, Van, Şırnak, Dersim, Batman ve İstanbul başta olmak üzere birçok kentte kayyum, tutuklamalar ve her türden baskılara rağmen coşkuyla kutlandı. Yerel seçimler arifesindeki kutlamalarda barış talebi öne çıkarken, tecridin sonlandırılması vurgulandı.

Van’da sabahın erken saatlerinden itibaren binlerce kişi Newroz alanını doldurdu. Van’daki Newroz’da tutuklu Büyükşehir Belediye Eş Başkanı Bekir Kaya’nın gönderdiği mesaj okundu.

Nusaybin ve Midyat’ta “Mutlaka kazanacağız!” pankartı asılırken, alanı dolduran binlerce kadının rengarenk kıyafetleriyle meydan bir bayram yerine döndü. Uzun süren yasakların ardından Şırnak merkez ve Silopi’de de yıllar sonra gerçekleştirilen Newroz kutlamalarında Leyla Güven’e selam gönderildi.

Diyarbakır’da da devlet Newroz’a katılımın azalması için elinden geleni yaptı. “Newroz Treni” adı verilen Batman-Diyarbakır arası sefer yapan yolcu treninin seferleri iptal edilmesine rağmen kutlamalara yüz binlerce kişi katıldı. HDP’nin 5 Haziran 2015’deki Diyarbakır mitingine yapılan saldırıda iki bacağını kaybeden Lisa Çalan’ın meydandaki halayı, her şeye rağmen direniş ve başkaldırının simgesi oldu.

İstanbul’daki coşkulu ve kitlesel Newroz ise “Tecridi kıralım, faşizmi yenelim” vurgusu ile gerçekleşti. Kürt kitlelerinin demokratik talepleri için uzun yıllardır sürdürdükleri seferberlik bugün Kürtçenin konuşulabilmesini, Kürtçe kanalların açılmasını ve hatta Newroz’un kutlanabilmesini sağlamıştı. Ancak bugün HDP önderliği mücadeleyi Millet İttifakı’nı destekleyerek sürdüreceğini söylüyor. Newroz günü yaptığı konuşmasında Buldan, “İstanbul’u kaybeden Türkiye’yi kaybeder” diyerek Kürt halkının haklı demokratik taleplerini kazanmak için, bu talepleri inkâr edenleri destekleme çağrısında bulundu.

Kürt önderliği bugüne değin müzakerelerin her türlüsünü denedi. Kitlelerin mücadelesi ise gücü ve kararlığından bir şey kaybetmedi. Ancak gelinen noktada Kürt halkının kalıcı ve güvenilir bir barışa ulaşabilmesi açısından bir arpa boyu yol kat edilemedi. Kürt önderliği, Kürt halkının demokratik haklarının tanınabilmesi için Türkiye işçi sınıfı ile ittifak kurmayı hedeflemezken, bunun zeminini hazırlamak için de rejim partileri ile (Tek Adam rejimine karşı çıkmayan CHP de dahil olmak üzere) arasına bir mesafe koymadı.

Kürt halkının tüm hak ve özgürlük taleplerini dile getirebilecekleri bir siyasal demokrasiye her zamankinden daha fazla ihtiyaç var. Kürt halkının kaderini tayin hakkı dahil temel demokratik haklarının tanınabilmesi için Tek Adam rejiminden kopulmalıdır. Ne rejimi temsil eden AKP, ne de bu rejimi takviye edip kendi etrafında güçlendirmek isteyen CHP-İYİ Parti bu hakları tanıyabilir. Acil demokratik hakları için kahramanca seferberliğini sürdüren Kürt halkının talebi, müzakere ve tecridin sonlanması ile sınırlandırılmamalıdır. Temel demokratik haklarının tanınması için mücadele eden Kürt halkının bu taleplerini güvence altına alabilecek şey bu hakları içeren bir anayasa olabilir. Böylesi bir anayasadan çıkarı olan tek kesim ise örgütlenme, ekonomik ve siyasal haklarının tanınması için mücadele eden işçi ve emekçilerden başkası olamaz. Çözüm Kürt halkı ve işçi-emekçilerin birliğinden geçmektedir.

Comments are closed, but trackbacks and pingbacks are open.