Patron partilerine oy yok! İşçilerin ve emekçilerin sorunlarını, ancak işçiler ve emekçiler çözer!

Bildirinin pdf haline ulaşmak için aşağıdaki linke tıklayabilirsiniz:

İDP-Genel-Bildiri

Kapitalist sistemde belediyeler her zaman patronların sistemine uygun şekilde işledi ve onlara hizmet etti.Patronların ticaret güvenliği ve vergi toplama kolaylığını esas aldı. Yoksul kitlelerin yerel sorunlarına ise üretimin devam etmesi lehine kısmi çözümler getirmekle yetindi. Gelinen noktada burjuvalar kanalizasyon, su ve elektrikten kazanılan tüm paya göz dikmiş durumdalar. Bu sebeple belediyelerin kamu hizmeti yapmalarını değil küçülmelerini, özelleşmelerini istiyorlar.

AKP’nin belediyecilikteki esas gücü işte buradan geliyor. Sadece yandaşlara değil, zenginlerin geniş bir kısmına kamunun yapması gereken işleri ihale edip para dağıtıyor. Topladığı vergileri de patronların borcunu ödemek için kullanıyor.

Böyle bir sistem hiçbir acil sorunumuza yanıt vermediği gibi işsizliğin ve pahalılığın artmasına sebep oluyor ve halk sağlığını hiçe sayıyor. Yalnızca gelecek kuşakları değil, bugünü nasıl kurtaracağımızı dahi kestiremiyoruz. Mevcut düzen çürüyor.

Biz kâr amaçlı değil ihtiyaç odaklı, sermayeden değil emekçiden yana bir yerel yönetimin acil bir ihtiyaç olduğunu düşünüyoruz. Merkezin kayyım atayabildiği, sınırlarını çizdiği bir yerel yönetim değil; ihtiyaçların nasıl karşılanacağını, kaynağın nereden bulunup neye harcanacağını belirleyen, işçiden yana bir yerel yönetim istiyoruz.

Bu sebeple, İşçi Demokrasisi Partisi olarak denetlenebilir, kâr amacı gütmeyen, müteahhitler ve süpermarketlere değil halka çalışan bir belediye istiyoruz. Bu yüzden bir kez daha tekrarlıyoruz:

İşçiden yana bir yerel yönetim; kaynak yaratıcı, yönlendirici, düzenleyici, katılımcı, çevreye duyarlı, Kürt halkının ve tüm ezilen kesimlerin demokratik taleplerini benimseyen, kadın-erkek eşitliğini ve kadına pozitif ayrımcılık anlayışını gözeten ve emekçi kesimlerden yana bir yerel yönetimdir.

Böyle bir yerel yönetim çağrısı, belediyelerde emekçi denetimi; herkese bir konut; belediyelerde kadına eşit temsil, söz, karar hakkı; herkese ücretsiz sağlık ve eğitim; kâr gözetmeyen güvenli toplu ulaşım; ekolojik yıkım ile mücadele; belediye çalışanlarına ve bütün emekçilere yeterli ücret; sigorta ve sendika hakkı gibi taleplerimizin sahiplenilmesinin yolunu açabilir.

YEREL SEÇİM İÇİN ACİL TALEPLERİMİZ!

1.Belediyelerde emekçi yönetimi ve denetimi

Emekçilerin doğrudan katılımıyla gerçekleşecek bir belediye yönetimi gerekir. Bu nedenle belediye yönetimleri, sokak ve mahallelerden seçilecek temsilcilerden oluşacak biçimde yeniden örgütlenmelidir. Belediyelerin yönetimini, beş yıl boyunca denetleyemeyeceğimiz kişilerin eline bırakamayız. Bu nedenle seçtiklerimizi denetlemenin lafta değil uygulamada olabilmesinin ilk şartı, seçtiklerimizi her an geri çağırabilmektir.

• Tüm önemli kararlar, halkın söz ve oy hakkıyla katıldığı genel meclis toplantılarında alınmalı!

•  Seçenlere, seçtiklerini geri çağırma hakkı!

•  Belediye Meclisi toplantılarından ihalelere kadar bütün faaliyetler, bütün defterler ve kayıtlar halkın denetimine açık olmalı!

•  Gizli meclis toplantılarına hayır!

•  Belediye zabıtasının görevleri emekçiler ve ev kadınları tarafından seçilmiş semt komitelerine devredilmeli.

•  Belediye emekçileri değil, emekçiler belediyeyi denetlemeli!

2. Herkese bir konut

Yalnızca ultra zengin müteahhitlerden ve lüks konutlardan alınacak vergilerle herkesi barınacağı bir konut sahibi yapmak mümkün. Her emekçininnitelikli ve güvenli bir konutta barınma hakkı vardır.

•  Bir konut, herkesin toplumsal hakkı! Herkes için suyu, elektriği, merkezi ısıtması olan, depreme dayanıklı sağlıklı konut!

•  Boş arazi ve konutlar işçi denetiminde ihtiyaç sahiplerinin kullanımına açılsın!

•  Belediyeler, herkese bir konut için toplu konut kooperatifleri kursun!

•  Emekçilere konut önceliği tanınsın.

•  Kâr elde etmek amacıyla uygulanan “kentsel dönüşüm” projelerine, ranta dayalı çarpık kentleşme uygulamalarına son verilsin!     

Sosyal konutlara öncelik verilsin. Gençlerin konutlardan yararlanması kolaylaştırılsın.

3. Kadının, erkek egemen toplumsal sistemden kaynaklı mağduriyetine duyarlı bir belediyecilik!

Kadınlar yalnızca kadın oldukları için evde, işte, sokakta baskı ve ayırımcılığa uğruyor, eziliyorlar. Kadın işçiler işyerlerinde düşük ücrete çalışıyor, baskıya, tacize maruz kalıyorlar. Bunun yanı sıra ailelerinin tüm sorumluluğu kadınların sırtında. Çocukların, kocaların, yaşlıların ve hastaların bakımından sorumlular.

Alışveriş ve tüm ev işleri ise cabası. Bu nedenlerle, politikadan uzak kalıyorlar. Kocalarının, babalarının, ağabeylerinin siyasi tercihlerine göre oy kullanıyorlar. Oysa belediye seçimleri kadınları özel olarak ilgilendiriyor.

•  Belediyelerde kadınlara eşit temsil, söz ve karar hakkı!

•  Mahallelerde kadınların sağlık sorunları için danışma ve hizmet merkezleri!

•  Dayağa, şiddete maruz kalan kadınlara kadın sığınma evleri!

Çocuklar sadece kadınların değildir;

•  Her mahalleye kadınlar ve erkekler için 24 saat hizmet veren yuva, kreş, çamaşırhane ve çocuk bakımevi!

•  Ucuz ve temiz yemek yenebilecek yemekhaneler!

4. Herkese parasız sağlık, parasız eğitim!

İşçilerin, kadınların, çocukların, yaşlıların sağlık sorunları için yeterli bir devlet hastanesi ve meslek hastalıklarıyla ilgilenen bir kurum yok. Oysa, birçok özel hastane var. Özel klinikler insan sağlığı için değil, kâr etmek için kuruluyor.

•  Sağlık hizmetleri, özel hastanelerin kâr anlayışına terk edilemez!

•  Donanımsız Şehir Hastaneleri değil, tam teşekküllü bir devlet hastanesi!

•  İşsizler, çocuklar ve yaşlılar başta olmak üzere herkese ücretsiz ve kaliteli sağlık hizmeti!

•  Eşit, parasız, bilimsel, anadilde eğitim.

5. Ekolojik yıkımla mücadele eden bir belediye

•  Müteahhitler için imar planı değil, yeşil alan ve çocuk parkları için düzenleme.

Çevreye ve insan sağlığına zarar veren tüm fabrikalara göstermelik değil, gerçek denetim. Denetim kamu tarafından yapılsın ve istihdam yaratılsın.

 Tüm fabrikalara arıtma tesisi zorunlu olmalıdır! Çevreyi ve doğayı kirleten fabrikaların üretimi durdurulsun!

Çevreyi kirleten, arıtma yapmayan, boşa atık üreten fabrikalar işçilerin denetiminde kamulaştırılsın.

Sağlıksız üretim yapan ve işçi sağlığını tehdit eden işyerlerinde üretimi durdurma ve önlem alınıncaya kadar üretimi engelleme hakkı!

Müteahhitlerin yıkımlarıyla kanser olmaya son! Yıkılan ve yıkılması planlanan binaların tamamına yakınında kanser yapıcı maddeler mevcut. Tüm yıkımlar belediye tarafından denetlensin.

•  Depreme karşı güvenli konutlar için, müteahhit rantı/yıkım değil, bina güçlendirme.

•  Çöpe atacak tek kuruşumuz yok! Yurtdışından çöp/hurda ithalatına son! Belediyeler hammadde olarak kullanmak üzere, cam, metal, plastik, kâğıt ve yağ gibi atıkların toplanmasını sağlayarak kendisine kaynak oluştursun.

•  Su havzaları, mera ve orman arazilerinin satılması ya da kiralanması yasaklansın! Başta su havzaları olmak üzere tüm doğal kaynaklar kâr değil, ihtiyaç için kamu tarafından kullanılsın, korunsun.

6. Kâr gözetmeyen, güvenli toplu ulaşım

Ulaşım sorununun çözümü, toplu taşımacılıktır. Belediye yönetimlerinin özelleştirmeci anlayışları nedeniyle pahalı, tehlikeli bir ulaşım sistemi egemendir.

•  Güvenli, kâr gözetmeyen bir ulaşım için toplu taşımacılık! Dolmuş rantı değil, belediye otobüsü ve güvenilir raylı sistem!

•  Raylı sistemlerin teknik raporları ve bakım düzenleri halka açılsın! Belediyeler bu denetimlerden doğrudan sorumlu olsun!

•   Taksi plakası rantına, taksilerde güvencesiz çalışmaya ve mafyalaşmaya son! Plakalar kamulaştırılsın, şoförler kamu çalışanı haline gelsin, taksiler güvenilir ve daha ucuz hale getirilsin!

•  Yolu yapılmamış tek bir semt kalmasın!

•  Yolda geçen zaman iş süresinden sayılsın!

7. Belediye çalışanlarına ve bütün emekçilere yeterli ücret, sigorta ve sendika hakkı

Patronlar, belediyelerdeki işçileri düşük ücretle, sigortasız ve sendikasız çalıştırıyor, işten çıkarıyor, iş güvenliği önlemlerini almıyor, sefalete sürüklüyor. Belediyeler ucuz işçi pazarı, iş yasalarını bile uygulamayan patronların cenneti olmasın. Sigortasız, sendikasız işçi çalıştıran tek bir işyeri kalmayacak biçimde çalışma ortamı yaratılsın.

İnsanca yaşanacak bir ücreti ve çalışma koşullarını denetlemek de belediyenin görevi olmalı.

Tüm emekçiler için olduğu gibi, belediye emekçileri için de;

•  Sendikasızlaştırmaya, taşeronlaşmaya hayır! Tüm işçi ve emekçiler için sendikalaşma hakkı! Örgütlenme önündeki tüm engeller kaldırılsın!

•  İşten çıkarmalar yasaklansın! Sigortasız, kayıt dışı çalıştırma ve çocuk emeği yasaklansın!

•  Ücretlerde azaltma olmaksızın iş saatleri kısaltılsın. Tüm işler çalışan nüfus arasında paylaştırılsın! Haftalık çalışma süresi 35 saat olsun!

•  Çıraklara, genç işçilere, kadın işçilere farklı ücret uygulamasına son! Eşdeğer işe eşit ücret!

8. Belediyeler krize ve işsizliğe karşı istihdam olanakları yaratmalıdır

•  Kadro yalanına, torpil için yapılan manasız mülakatlara son! Tüm belediye çalışanlarına kadro ve iş güvencesi! Belediyelerdeki özelleştirme ve taşeronlaştırmaya son! Belediyelere bağlı çalışan tüm taşeron işçiler belediyenin kadrolu işçisi olsun!

•  Zam şampiyonu olan market zincirleri için değil, yoksullar için belediyecilik. TANSA (Belediye Tanzim Satış Mağazaları) yeniden açılsın! Aracısız temin edilen gıda ve diğer tüketim ürünleri en ucuz şekilde halkla buluşsun!

•  Sağlıklı ve ucuz gıdaya ulaşım için tarıma uygun araziler ve bostanlar halkın kullanımına açılsın. Bu alanlara imar izinleri verilmesin!

9. Gençlik için güvenceli bir gelecek

İşçi, işsiz ve öğrenci gençlik için güvenceli bir geleceği inşa etmeye başlayabilmek için:

•  İl dışından gelmiş olan veya eve çıkma durumu olmayan öğrencilere parasız yurtlar!

•  Kâr amacı taşımayan lokantalarla işçi gençlere ve öğrencilere parasız ve sağlıklı gıda!

•  İşsiz, işçi ve öğrenci gençlik için tüm spor alanlarına, müzelere, kütüphanelere, tiyatrolara ve sinemalara parasız giriş!

•  Masrafları patronlar tarafından karşılanan eğitim kursları! Zanaat eğitim saatleri çalışma süresinden sayılsın!

•  Belediyenin açacağı işyerlerinde kadın ve erkek işsiz gençlere öncelik tanınsın!

10. Engelliler için erişilebilir kent

Kapitalist sistemin bilinçli bir şekilde dışarıda bıraktığı engellilere yönelik her türlü ayrımcılığın son bulduğu bir yerel yönetim! Duyarlı görünmek için değil, gerçekten engellileri sosyal hayata katan kent politikalar geliştirilsin.

•  Kentin engelliler ile geliştireceği tüm projelerde engelliler de yönetimde olsun!

Erişebilir bir kent için;

•  Engelli dostu ulaşım, kent planlaması, kamusal mekânlar, sosyal alanlar, işyerleri oluşturulsun!

11. Göçmenler ve sığınmacılar için yaşanılabilir kentler

•  Şehirde ayrımcılığı ve şiddeti körükleyecek her türlü davranışa ve söyleme son verilsin.

•  Göçmenlerin ve sığınmacıların ucuz işgücü olarak görülmesine karşı denetleme; göçmen işçilere iş güvencesi verilsin.

•  Göçmenlerin ve sığınmacıların barınma, beslenme, eğitim gibi temel ihtiyaçlarının daha iyi karşılanması için belediyeler görev alsın.

•  Göçmenlerin ve sığınmacıların kent hayatından insan onuruna yakışacak şekilde faydalanabilmesi için belediye hizmeti çok dilli bir şekilde sağlansın. Göçmen ve sığınmacılara yaşadıkları bölgenin ana dilinin dersi verilsin.

12. Ekonomik kaynağı nereden bulacağız?

Sermaye sınıfı belediyelerin gelişmesi için hiçbir maddi fedakârlık yapmıyor. Belediyelere zenginlik katan patronlar değil, emekçilerdir. Çevre temizlik vergisi, kaldırım parası derken soyulan hep emekçiler oluyor. Öyleyse, yerel yönetimler için kaynak, en başta patronlardan alınacak vergilerdir.

•  Vergi patronlardan, zenginlerden alınsın!

•  Yolsuzluk yapanın malları kamulaştırılsın!

•  İşsizlerin oturduğu konutların elektrik ve su borçları silinsin!

Bütçeden iç ve dış borçlara, silahlanmaya ve pahalı devlet bürokrasisine ayrılan paylar emekçiler için kullanılmalıdır.

•  İç ve dış borçlar ödenmesin!

• Dış borca, patrona teşvike, faize, hortumcuya, savaşa değil emekçiye bütçe!

•  Kaynaklar savaşa, batık bankalara değil emekçilerin hizmetine!

Comments are closed, but trackbacks and pingbacks are open.