Türkiye “Genç Emekliler” cenneti mi?


Malum, Türkiye’nin bir “genç emekliler” ülkesi olduğu yıllardır, bıkmadan, söylenip durulur. Genelde “çift dikişli” de olduğu söylenen bu “genç emeklilerle” ilgili öyle şeyler anlatılır ve öyle kıyaslamalar yapılır ki, insan iki emekli bulup yakasına yapışmamak için kendisini zor tutar! Çünkü anlatılanlara bakarsanız Türkiye bir “genç emekliler” cenneti ve memleketin içinde bulunduğu her tür melanetin arkasında bu “genç emekliler” bulunmakta. Bu söylentiyi yıllardır sakız gibi çiğneyenlere göre dünyada bir ayağı çukura girmemiş hiç kimse emekli olamazken Türkiye’de daha saçına ak düşmemişler emekli olup, kırk-elli yıl bol keseden maaş alıp, günlerini gün etmekte…  

Gerçekten böyle mi? Türkiye bir “genç emekliler” ülkesi mi? Türkiye’de emekliler bol keseden kırk-elli yıl maaş alıp, günlerini gün mü ediyorlar? Kısa ve net cevap verelim: Türkiye ne bir genç emekliler ülkesi ne de Türkiye’de emekliler kırk-elli yıl maaşlar alıp, sultanlar gibi hayatlar yaşıyorlar… Bunların tümü kuyruklu yalan!

DİSK-AR’ın bizzat devletin resmi kurumları olan TÜİK ve SGK verilerinden yararlanarak hazırladığı Nisan 2018 tarihli rapora göre Türkiye’deki emeklilerin yüzde 71’i 56 yaşının üzerinde. Yani emeklilerin sadece yüzde 29’u 56 yaşının altında ki, onların da yüzde 27,8’i 46-55 yaş grubunda. Kısacası Türkiye’de 46 yaşının altındaki emeklilerin oranı sadece ve sadece yüzde 1,1. Daha açık bir ifadeyle, Türkiye’de yaşlılık aylığı alan 8,4 milyon emekliden 46 yaşından küçük olanların sayısı sadece 85 bin civarında. İşte bütün o “genç emekliler” ülkesi yalanı sayıları ancak Atatürk Olimpiyat Stadyumu’nu dolduracak bu 85 bin insan üzerinden çıkarılmakta.

Üstelik rapora göre emeklilerin yarısı ya bir işte çalışıyor ya da bir iş arıyor. Neden? Çünkü ortalama emekli maaşı, açlık sınırının altında olan asgari ücretten dahi düşük de ondan! İşte kırk-elli yıl alıyor, günlerini gün ediyorlar dedikleri maaş da bu! Rapora göre bu koşullarda emekli ölürse karısı ve varsa bekâr kızlarının alabildikleri maaş ise 225 liraya kadar düşebilmekte. Türkiye’nin bir “genç emekliler” ülkesi olmadığı ve sosyal güvenlik sistemini batıranın da bu üç kuruşluk emekli maaşları olmadığı daha nasıl anlatılabilir!

İşte tam da bugünlerde emeklilikte yaşa takılanlar (EYT) ayaktalar. Bir yandan işsizlik, bir yandan pahalılık derken artık dayanacak güçleri kalmadığı ve bıçak kemiğe dayandığı için, emeklilik haklarının yıllarca geciktirilmesine isyan ediyorlar, haklarını istiyorlar. Aldıkları cevap ise “türedi”den “ekonomik darbeye” kadar uzanıyor. Oysa EYT’lilerin 38 yaşında emekli olup, kırk-elli sene emekli maaşı almayacaklarını bizzat devletin resmi kurumlarının verileri de gösteriyor. Alınabilecek maaş da ortada! Yine de kaynak mı deniyor? Sadece kriz var denerek patronlara sağlanan sigorta prim destekleri kesilsin! Yeter de artar bile!

Yorumlar kapalı, ancak trackbacks Ve pingback'ler açık.