Birlik, dayanışma ve mücadele için 1 Mayıs’ta alanlardayız!

1 Mayıs 2019’a iktidarın önce reddettiği, sonra gizlemeye çalıştığı ama kendi sorumluluğunu asla kabul etmediği ekonomik krizin yakıcı etkisi altında giriyoruz.

Bunun bizler için anlamı: Hayat pahalılığı, işsizlik, güvencesizlik, ücretsiz izinler, kapanan veya iflas eden işyerleri… Yani ekmeğimizin gün be gün küçülmesi…

Buna karşın, iktidar ise sermaye sınıfı ile işbirliği içinde bu krizi fırsata çevirme telaşında.

Seçimlerin hemen ardından, patronların örgütü TÜSİAD’ın açık desteği ile “Ekonomide Reform” olarak sunulan son paket, bu fırsatçılığı açıkça ortaya koyuyor.

İşçi ve emekçilerin hiçbir talebinin dikkate alınmadığı, tersine kıdem tazminatı, emeklilik gibi haklarının sermayeye kaynak sağlama hırsıyla gasp edildiği; emekçiler üzerindeki vergi yükünün artırıldığı; yoksulları daha yoksul, zenginleri daha zengin etme anlayışıyla tasarlanmış işçi düşmanı bir ekonomi planı ile karşı karşıyayız.

Emekçileri yalnızca bir oy potansiyeli olarak gören iktidar, belli ki önümüzdeki 4 yıl bizlere pek ihtiyacı olmayacağını düşünmüş.

Oysa 31 Mart seçimlerinde, ekonomik krizin bedelini bizlere ödetmeye çalışan; taleplerimizi, bu talepleri ifade etme hakkımızı, sendikalaşma mücadelemizi, antidemokratik uygulamalarla baskılamaya çalışan iktidara karşı önemli bir tepki ortaya çıktı.

Şimdi bu tepkiyi, birleşik ve örgütlü bir mücadeleye dönüştürme, bir işçi-emekçi seçeneği örme zamanı! İşyerimizde, mahallemizde, sınıf örgütlerimizde ortak taleplerimiz etrafında bir arada durmanın olanaklarını ve araçlarını yaratma zamanı!

Biz işçiler, ekmeği ellerinden alınanlar, ürettiklerinden mahrum kılınanlar…

Biz kadınlar, hem işte hem evde hayatı yeniden üretirken sistematik bir ayrımcılık ve şiddete maruz bırakılanlar…

Biz gençler, gelecek umudumuz işsizlik ve güvencesizlikle elimizden alınanlar…

Yani bizler, milyonlarca emekçi kadın ve erkek; işyerinde emeğine, sandıkta iradesine, sokakta özgürlüğüne el koyulmaya çalışılanlar…

Birlik, dayanışma ve mücadele günü 1 Mayıs’ta, taleplerimizi duyurmak, krizin faturasını reddetmek, kitlesel ve birleşik bir mücadeleyi mümkün kılmak için alanlardayız!

ABD’den Sudan’a, İspanya’dan Venezuela’ya hakları, gelecekleri için mücadele veren dünyadaki milyarlarca emekçi ile birlikte, “başka bir hayat mümkün” diyeceğiz!

Ekonomik krizin faturasını ödemeyeceğiz! Ekonomik yıkım paketi çöpe!

Zamlar geri alınsın! Ücretler enflasyon oranında artırılsın!

İşten çıkarmalar, ücretsiz izinler yasaklansın! İşsizliğe karşı 6 saat 4 vardiya!

Dış borç ödemelerine son! Kaynaklar emekçi halkın temel ihtiyaçları için harcansın.

Özelleştirme adı altında talan edilen kuruluşlar tazminatsız işçi denetiminde kamulaştırılsın.

Ekonomik krizden çıkış için ekonomide merkezi ve demokratik planlama. Bunun için ekonomide işçi denetimi ve yönetimi!

Comments are closed, but trackbacks and pingbacks are open.