Büyük Britanya: Brexit ve derinleşen çatlaklar


Son bir yıl içinde Britanya’nın AB’den çıkıp çıkmayacağı (Brexit), çıkacaksa ne tip bir anlaşma ile kendi yoluna gideceği üzerine yaşanan bütün bu tartışma neyin nesi acaba?

Bugünlerde Britanya egemen sınıfları keskin bir mücadelenin içinde. Muhafazakârların Brexit destekçisi kanadı ve yandaşları, referandum sonuçlarının halkın iradesinin şaşmaz bir sonucu olduğunda ısrarcılar. AB saflarında kalma yanlısı güçlerse bu kararı halka yeni bir referandumla sormak gerektiğini söylüyorlar. Zira bu kesimler için bugün AB’nin dışında kalmak, Britanya egemen sınıfları için ağır kayıplara yol açacak.

Kim ne derse desin, kamuoyunu uzun zamandır meşgul eden bu tartışma gerçekte, dünya ölçeğinde giderek tehlikeli bir görünüm kazanan ticaret savaşlarının, yükselen korumacı politikaların ve keskinleşen militarizmin zeminini oluşturduğu yeni koşullar altında Britanya’nın yöneleceği yeni politik, siyasi ve ekonomik çizginin geleceği üzerine dönen egemenler arası bir savaş ve çatlaklar giderek derinleşiyor.

Egemen sınıf içinde AB yanlısı görünen tarafın Brexit yanlısı kesimlerle ortak bir hedefi var: Ne pahasına olursa olsun işçi sınıfının bağımsız bir aktör olarak ortaya çıkmasını ve gelişmelerin seyrine etkilerini engellemek. Öte yandan bu kanadın Avrupa halklarının bütünleşmesi, refahın eşit paylaşımı ve insan hakları ile ilgili en ufak bir kaygıya sahip olmadığını görmek gerekiyor. Aksine bu kanat esas olarak Avrupa pazarlarına gümrüksüz erişimi koruyarak Britanya emperyalizminin küresel konumunun daha fazla güçlendirilebileceğine inanıyor.

Brexit süreci, aslında II. Dünya Savaşı sonrası oluşmuş Avrupa düzeninin parçalanmakta olduğunun da bir kanıtı. Zira Avrupa’yı liberal bir kapitalizm altında uyumla birleştirme projesi artık işlemez halde. Britanya elitleri arasında ciddi çatlaklar yaratan süreç, diğer taraftan İskoçya ve Kuzey İrlanda’nın Britanya’dan ayrılma taleplerini yükseltmekte olduğu bir aşamayı kışkırtıyor.

Brexit süreci gösteriyor ki, büyük kapitalist devletler arasındaki yerleşik uluslararası ittifaklar eriyor. Eski müttefikler düşman olurken herkes kendi silahlı kuvvetlerini güçlendiriyor. 2008’deki mali çöküşün halen süren etkisi altında küresel ekonomi, giderek artan oranda ulusal gerilimler ve ticaret savaşları yaratıyor.

Yani Brexit tartışmaları boşlukta gelişmiyor. Bugün Britanya’da nüfusun beşte biri yoksulluk içinde; dalgalar halinde yayılan özelleştirme tüm kamusal kazanımları vuruyor. Britanya ekonomisindeki durgunlaşma sürüyor ve milyonlarca Britanyalı emekçi daha düşük ücretli ve güvencesiz işlere mecbur bırakılıyor. Britanyalı emekçiler yaygın işsizlik, derin yoksullaşma ve refah devletlerinin burjuvazi tarafından tasfiyesi karşısında öfke yüklüler. İçten içe gelişen bu maya halindeki isyanın pek çok başka Avrupa ülkesine yayılma tehlikesi Avrupa kapitalistleri için hayli ürkütücü ve patlamalı bir alaşım sunuyor.

Comments are closed, but trackbacks and pingbacks are open.