Cezayir ve Sudan: Diktatörlerden sonra?

Cezayir ve Sudan’da başlayan devrimci seferberlikler, mücadelenin ilk zaferleri olarak, diktatörleri devirmeyi başardı. Seferberliklerin gücü sayesinde Sudan’da 30 yıldır iktidarda olan El Beşir ordu yönetimi tarafından tutuklanıp hapse gönderilirken, Cezayir’de 20 yıldır ülkeyi yöneten Buteflika devlet başkanlığından istifa ettiğini ve seçimlerde yeniden aday olmayacağını duyurdu. Sudan’da 19 Aralık’ta ekmek zamlarına karşı başlayan protestolar bir devrimci ayaklanmaya dönüşmüştü. Cezayir’de ise, yaklaşık 5 yıldır komada olan 82 yaşındaki Buteflika’nın devlet başkanlığı seçimlerine yeniden aday olacağını açıklamasının ardından 22 Şubat’ta başlayan eylemler, ülkede politik devrimin fitilini ateşledi.

Her iki ülkede de kitlelerin devrimci seferberlikleri egemen sınıfları büyük bir korkuya sürüklemiş durumda. Ordu yönetimleri ve burjuva kesimler, diktatörlükleri kurtarabilmek için diktatörleri feda etmeye zorlandılar. Sudan’da Askeri Geçiş Konseyi, Beşir’i tutukladıktan sonra ordunun yönetime el koyduğunu açıkladı ve sokağa çıkma yasağı ilan etti. Cezayir’de ise, ordunun çekilme çağrısıyla Buteflika’nın istifa etmesinin ardından, devrik başkana yakın bir isim olan Meclis Başkanı Abdülkadir Bensalah geçici devlet başkanı ilan edildi. Ne var ki, bu adımlar kitlelerin sokakları terk etmesi için yeterli olmadı. Sudan’da ordunun sokağa çıkma yasağını dinlemeyen kitleler, “devrimin ordu tarafından çalınmasını istemiyoruz” diyerek Askeri Konsey’in iktidardan çekilmesi ve yönetimi sivil bir hükümete bırakması için seferberliklerini sürdürüyor. Cezayir’de de “yalnızca Buteflika’nın değil yozlaşmış sistemin tümüyle gitmesini istiyoruz” şiarıyla kitleler sokakları doldurmaya devam ediyor.

Cezayir ve Sudan’daki seferberlikler, 2011’de bütün bölgeyi alt üst eden devrimci isyanlarla büyük benzerlikler gösteriyor ve aslında onların devamı niteliğinde. Tıpkı 2011’de yozlaşmış, baskıcı, işçi düşmanı diktatörlüklere karşı kendiliğinden gelişen kitle eylemlerinin politik devrimlere yol açması gibi Cezayir ve Sudan’da kitleler, bir politik önderlik olmaksızın, ekonomik ve demokratik talepleri için sokaklara döküldüler. 2011’deki halk isyanları kitlesel katliamlardan iç savaş yöntemlerine, askeri darbelerden dış müdahalelere dek çeşitli yöntemlerin kullanılmasıyla bastırılmış ve devrimci dalga bir süreliğine geri çekilmişti. Bu dönemde Cezayir ve Sudan, devrimci dalgadan görece az etkilenen ülkeler arasındaydı ve El Beşir ile Buteflika bu dönemde iktidarlarını korumayı başarabilmişti.

Şimdiyse kitleler 2011 devrimci dalgasının deneyimleriyle sahneye çıkıyor. Bu dönemde kimi ülkelerde ordu, “rejimin bekçisi” olarak hareket edebilmiş ve seferberliklerin bastırılmasında önemli rol oynamıştı. Diğer yandan siyasal İslamcı akımlar politik önderlik boşluğunu doldurarak kitlelere kendilerini bir alternatif olarak sunmuşlardı. Bölgede son 8 yılın deneyimleri hem generallerin hem de siyasal İslamcıların gerçek yüzlerini fazlasıyla ortaya koydu ve ne Cezayir’de ne de Sudan’da bu iki kesime karşı kitlelerin bir güveni söz konusu. Her iki ülkede de ordunun müdahaleleri kitleleri evlerine döndürmek için yeterli olmuyor. Siyasal İslamcılar ise gösterilerden kovuluyor. Gençler ve kadınlar eylemlerin başını çekiyor.

Sudan’da başta sağlık ve eğitim olmak üzere çeşitli sektörlerden sendikaların oluşturduğu Sudan Profesyoneller Birliği seferberliklerde önemli rol oynarken, Cezayir’de Buteflika’ya bağlı çürümüş sendika bürokrasisinin engelleme çabalarına rağmen, grevler ve işçi eylemleri yayılıyor. İşçilerin yozlaşmış sendika liderlerine karşı öfkesi bir taban isyanına dönüştü ve Cezayir Genel İşçi Sendikaları Birliği yönetiminin istifası için işçiler harekete geçti.

Cezayir ve Sudan’da diktatörleri deviren kitleler, talepleri için seferberliklerini sürdürüp işçi düşmanı, baskı rejimlerini tümüyle yıkabilecekler mi? Cezayir’de sosyalist ve enternasyonalist bir parti olan Halkçı Sol Hareket’in işaret ettiği gibi bu, emekçilerin ve ezilenlerin kendi özörgütlenmelerini ve siyasal seçeneklerini inşa edebilmelerine bağlı olacak.

Comments are closed, but trackbacks and pingbacks are open.