Çocukları dahi koruyamayan devlet kimin için vardır?

11 yaşındaki Rabia Naz öldürüleli bir yıl oldu. Bir yıldır, bu ölümün nasıl gerçekleştiğine dair hiçbir sonuca ulaşılamamasının sebebi, cinayet soruşturmasının yapılmamış olması. Somut delillere rağmen bir yıl boyunca cinayet örtbas edilmek istendi ve 11 yaşındaki bir çocuğun intihar edebileceği bile söylendi. Yargıdan sonuç alamayan aile, sesini kamuoyuna duyurmak istedi. Böylece, hepimiz Rabia Naz’a araba çarpmış olduğunu, babasının sunduğu deliller ve adli tıp raporlarıyla görmüş olduk. Ancak mahkemeler bunu görmek yerine, delilleri sunan babayı akıl hastası ilan etti.

Peki, bir ülkede, 11 yaşındaki bir çocuğun ölümünü soruşturmak neden bu kadar zordur? Çocukların ölümünü bile araştırmayacaksa, çocukları koruyamayacaksa devlet neden vardır?!

Bu olay, herhangi bir cinayet haberinden ibaret değildir. Devletin, tüm toplum için değil de belirli bir azınlık için var olduğu, en acı tecrübeyle yüzümüze bir tokat gibi çarpmıştır. Yaşadığımız ülkenin de dahil olduğu sistemde, devlet ve onun kurumları aslında belli bir kesimin çıkarlarını korumak için vardır. Bu azınlık kesim, kapitalist sistemin varlığını sağlayan patronlar ve onların işbirlikçisi olan devlet mensuplarıdır. Hepimize eşit uygulanan hukuk kuralları, bu kişilerin karşısına çıktığında birden farklılık gösterir. Kapitalist sistem, kendi varlığını sürdürmek için sistemi var eden bu azınlığa korunaklı bir düzen sunar.

Geçmiş yıllarda, Münevver Karabulut cinayetinde şahit olduğumuz olaylar da bunu bize göstermiştir. Söz konusu zengin bir aile ya da devlet mensubu olduğunda, cinayet şüphelisi olan kişi, görünmez eller tarafından saklanır. Mahkemeler, bizimle dalga geçercesine, kızının katilini aradığı için bir babayı akıl hastası ilan eder. Rabia Naz’ın ölümüyle gördük ki, artık, bu ayrıcalıktan yararlanmak için kapitalist sistemin en önde gelenlerinden dahi olmak gerekmemektedir. Eynesil gibi küçük bir ilçede yaşasa da, bu sistemin bekçilerinden olanlar, hukuktan kaçma ayrıcalığından yararlanabilmektedir. 11 yaşındaki Rabia Naz’ın katilinin aranmasına bile izin verilmemesi, yalnızca ona değil, hepimize yapılmış bir haksızlıktır. Hayatımız, kapitalist sistemin koruyucularından biri tarafından çalındığında, hiçbirimizin ailesinin hesap sormasına izin verilmemektedir. Yaşadığımız bu acı olay, artık bu sistemin karşısında bir arada durmamız gerektiğine dair en büyük ders olmalıdır.

Comments are closed, but trackbacks and pingbacks are open.