Kılıçdaroğlu’na yumruğu atan kim?


Kılıçdaroğlu’na yumruğu atanın adı sanı belli. Gazetelerde yayımlandı. Başka gözaltına alınanlar da var. Ama bu kopuk şahsiyetlerin kim olduklarından, hatta onların arkasında hangi örgütlü güçlerin -ki bu gayet açık kamuoyu açısından- bulunduğunu bilmekten daha önemli bir nokta var: bu saldırganların sınıf karakteri.

Bu tipler taşralı alt orta sınıflardan gelen, dinci ve milliyetçi gerici ideolojilerin etkisindeki kişiler. Kendi küçük bireysel çıkarları için iktidardakilere yapışan, maddi kazanç için her türlü yolsuzluğu yapmaya hazır, kendi sosyal aşağılık duygularının üstesinden şiddet yoluyla gelmeye çalışan ve böylece sınıfsal merdivende bir üst basamağa çıkmayı arzulayan kişiler.

Gericilik ve faşizm işte bu hırs ve vahşilik içinde kıvranan küçük burjuva ve lümpen kesimleri seferber etmeye çalışır. Patronlara kölece hizmet etmeye hazır insanlardan oluşur faşizmin kitle tabanı. Onları demokratların, sosyalistlerin, azınlıkların ve işçi-emekçi hareketinin üzerine sürer. Her türlü sosyal ve politik muhalefeti onların aracılığıyla ezmeye, parçalamaya gayret eder.

Patronlar sınıfının bir bütün halde bu serseriler yığınını henüz kullanma amacında olmadığını verilen demeçlerden görebiliyoruz. Ama Kılıçdaroğlu’na saldırı, böyle bir kitlenin var olduğunu ve şimdilik yedekte tutulduğuna işaret ediyor.

Ne var ki, özellikle İçişleri bakanının demeçleri ve tutumu, rejimin içinde bu faşizan silahı kullanma eğiliminde olan bir kesimin bulunduğuna da tanıklık ediyor. Rejimin çekirdeğini oluşturan oligarşi en ufak bir mevzi bile kaybetmeye dayanamıyor.

Serseriler yığınının kitleleri örgütsüz bir protestoya kışkırtmalarına elbette izin vermemeliyiz. Ama aynı zamanda son derece dikkatli bir biçimde sendikalarımızı, partilerimizi ve her türlü işçi-emekçi örgütünü korumaya hazırlı olmamız gerektiğini de unutmamalıyız.

Bu arada her ne kadar farklı kamplarda olsak da milyonlarca emekçinin oyunu toplamış bir partinin lideri olan Kılıçdaroğlu’na geçmiş olsun demeden geçmeyelim. Umarız bu olay “Türkiye İttifakı”nın ne anlama geldiği yolunda ona bir uyarı olur.

Comments are closed, but trackbacks and pingbacks are open.