Manisa’da İşçi Aday Kampanyasının ardından

31 Mart yerel seçimleri kapsamında Manisa Şehzadeler ilçesinde yürütülen Bağımsız İşçi Aday Mehmet Nuri Koç’un yerel seçim kampanyası, işçi sınıfına dokunan, onun taleplerini sahiplenen ve aynı zamanda düzen partilerinden kopuş söylemini içeren örnek bir çalışma oldu. Arkasında hiçbir patron partisinin, müteahhidin veya şirketin olmadığı; yalnızca işçilerin, gençlerin ve kadınların öz gücüyle ve gönüllü desteğiyle yürütülen “bağımsız işçi aday” kampanyasıyla Mart ayı boyunca Manisa Şehzadeler’de emekçi halkın talepleri yükseltildi.

“İşçinin sorununu işçi çözer”

Bu kampanyanın temel sloganı olan “İşçinin sorununu işçi çözer” şiarıyla Şehzadeler’de güçlü bir kampanya yürütülerek emekçilerin talepleri görünür kılındı. Düzen partilerinin adayları patron, mühendis, avukat gibi konumları ile ön plana çıkarılırken, Nuri Koç bir fabrika işçisi olarak, emekçilerin kendi kendilerini yönetebileceklerini, kendi sorunlarını işçiler olarak birlikte çözebileceklerini ortaya koydu. Özellikle de ekonomik krizin faturasının emekçilere ödetilmeye çalışıldığı bu dönemde, “Düzen partilerine oy yok!” diyerek belediyeyi yönetmeye talip oldu. Kampanya boyunca, belediyelerin bir rant alanı olarak kullanılmasına karşı “Rantçıların değil, işçilerin adayı” şiarı öne çıkarıldı. Belediyede taşerona son verilmesi, patron belediyeciliğinin ortadan kaldırılması, emekçilerin denetimi ve yönetimi ile emekçilerden yana bir belediyenin mümkün olabileceği ortaya koyuldu. Bu bağlamda, yolsuzluk ve rant sarmalında işçi ve emekçilerin kaynaklarının heba edildiği, yandaşlığın ihale, akrabalığın zenginleşme anlamına geldiği belediyeciliğe son verme çağrısı yapılarak, emekçilerin doğrudan katılımı ve denetiminin olduğu bir belediyecilik mümkün denildi.

Bugüne kadar patronlara ve müteahhitlere ayrılmış kaynak ve hizmetlerin emekçilerin ihtiyaçları için kullanılacağı belirtildi. Çocuk bakımı için her mahalleye kreşler kurulması, nitelikli ve yeterli sayıda kadın sığınma evlerinin açılması gerektiği sokaklarda dile getirildi. Aynı zamanda ilk oyunu kullanacak gençlerin parasız ve nitelikli eğitim, sağlık ve barınma ihtiyaçlarına yönelik belediyenin kaynaklarını kullanacağı taahhüt edildi.

Seçim süreci boyunca girilen her evde, her kahvede, her sokakta, pazarda emekçilerin, kadınların ve gençlerin yoğun ilgisiyle karşılaşıldı. Nuri Koç’un bir işçi olarak öne çıkması, emekçi halkın somut ve yakıcı taleplerini yükseltiyor olması büyük bir destek ve karşılık buldu.

Bu kampanyanın en önemli hedefi, emekçilerin kendi sorunları için seferber olmalarına ve düzen partilerinden koparak kendi öz güçlerinin farkına varmalarına dönük bir adım atmaktı. Bu anlamda kampanyaya katılan emekçilerin kendi sınıf kardeşlerine ulaşmış olması ve sorunlarını, taleplerini birlikte konuşur hale gelmesi kampanyanın hedefine ulaştığını göstermektedir. Aynı zamanda seçimlerden sonra da birlikte konuşmaya, tartışmaya ve emeğin program ve talepleri doğrultusunda mücadele etmeye devam etme istemi de seçimle başlayan bu birlikteliği her geçen gün daha güçlü hale getirecektir.

“Bağımsız işçi aday” kampanyası aynı zamanda AKP’yi geriletme, stratejik oy gibi gerekçelerle hiçbir şekilde işçi ve emekçilerden bahsetmeyen düzen partilerinden oluşan Millet İttifakı’na oy veren sol sosyalist parti ve kurumlara da örnek olmalıdır. Zira yıllardır her seçimde sınıfın program ve talepleri göz ardı edilmekte, bağımsız sınıf politikası her seferinde ehvenişer aday ve programlara kurban edilmektedir. Bu nedenle bu kampanyada “oylarınızı heba etmeyin” diyenlere bir cevap vermek istenmiş, sadece Şehzadeler için değil tüm Türkiye için işçilerden yana bir belediyecilik anlayışından yana oy kullanmaya çağrı yapılmıştır. Bu anlamda seçimler vesilesiyle işçilerin sözünü duyuran ve onları birleşmeye çağıran bu kampanya tüm Türkiye’ye bir örnek ve referans olmuştur!

Comments are closed, but trackbacks and pingbacks are open.