Seçim bir gün, mücadele her gün!

Seçimler bitti! Farklı siyasi gelişmeler olmazsa önümüzdeki dört buçuk yıl artık seçim yok. Yani “oy için” kapımızı çalan patron partilerinin yüzünü, işleri düşmedikçe, bir dahaki seçime kadar görmeyeceğiz. Ama “hayat” devam ediyor! Mesele de zaten burada! İyi de hayat kime, nasıl devam ediyor?

İşçi-emekçi için hayat dediğimiz nedir? Kira, elektrik, su, doğalgaz, ulaşım, eğitim-sağlık, ekmek-peynir, meyve-sebze, çoluğa çocuğa üst-baş, belki bir çift ayakkabı, bir de gömlek… İşçi-emekçi için hayat işte bu, iki yakasını bir araya getirme mücadelesi… Bu kadar! Peki, nefes almak dışında neredeyse her şeyin paralı olduğu bu kapitalist düzende işçi emekçi bunları nasıl alacak, hangi parayla ödeyecek?

Merkez Bankası’nın “Türkiye’de Ücret Dinamikleri” çalışmasında açıkladığı son rakamlara göre “çalışan” şanslı 9 milyon işçi açlık sınırının altında yaşıyor. Bu işçilerin 7 milyonu asgari ücret alırken, 2 milyonu asgari ücretin de altında bir ücretle çalışıyor.

Aralık 2018 TÜİK rakamlarına göre resmi işsiz sayısı 4 milyonu geçti. Gerçek rakam 8 milyona dayandı. Her dört gençten biri işsiz! Mart 2019 rakamlarına göre dört kişilik bir ailenin yoksulluk sınırı 6.561 lira! Tek başına bekâr bir çalışanın asgari yaşam maliyeti dahi 2.455 lira olmuş durumda.

Çalışanların yarısından fazlasının 2.020 lira olan asgari ücret aldığı düşünülürse, işçinin emekçinin nasıl bir hayat sürdüğü de anlaşılır. Seçim bitti ama işçinin-emekçinin bu çileli hayatı devam ediyor.

Üstelik şimdi bütün bu çilelerimizi ikiye katlayacak bir “kemer sıkma” daha kapıda. “Bir mermi kaç lira?”, “Bu uçak kaça uçuyor?”, “İki gün patlıcan yemesen ölür müsün?”, “yokluk değil varlık kuyruğu” vs. diyerek “beka”lı ipuçlarını zaten çoktan verdiler.

Anlayacağımız yeni zamlar, vergiler yolda, kıdem tazminatı fona gidiyor, “varlık” kuyrukları daha da uzayacak, işsizlik daha da artacak, EYT vs. zaten hayal… Tabii biz “hayır” demezsek!

İşte tam da bu nedenlerle ısrarla; seçim bir gün, mücadele her gün diyoruz!

Adını koyalım. Tok açın halinden anlamaz düzeninin adı kapitalizmdir. Kapitalizm herkesin karnını doyurarak değil tam tersine çoğunluğu yarı aç bırakarak düzenini devam ettirir. Dolayısıyla yolumuzu çizecek soru şudur: Kapitalizme karşı mıyız, yandaş mıyız?

Comments are closed, but trackbacks and pingbacks are open.