Şimdi sıra, emekçilerden yana bir alternatif yaratmakta!


31 Mart yerel seçimleri sonucunda AKP 25 yıldır kesintisiz olarak yönettiği İstanbul ve Ankara illerini kaybederek tarihsel bir yenilgi aldı. Ekonomik kriz, artan işsizlik, antidemokratik uygulamalar ve iktidarın rant politikalarının yarattığı hoşnutsuzluk kitlelerin rejimi yerel seçimler aracılığıyla cezalandırmasına yol açtı.

Bu sonuç, rejimin kurumsallaşması önünde büyük bir engelin bulunduğuna açıkça işaret ediyor. Zira rejim ancak ittifaklarla ayakta durmakta, ekonomik olarak darboğazda ve baskıcı politikaları kitlelerce sorgulanmakta. Aralık ayında yüzde 13,5 seviyesinde olan işsizlik rakamları Ocak ayında son 30 yılın en yüksek oranına ulaşarak yüzde 14,7 oldu. Bu rakam 2009 krizindekiyle hemen hemen aynı düzeyde. Öte yandan Şubat ayı sanayi üretimi rakamları bir önceki yılın aynı ayına göre %5,1 azaldı! Bu ne anlama geliyor? Kriz derinleşmeye devam ediyor. İstihdam azalıyor, işsizlik ve yoksulluk korkunç bir hal alıyor.

Hükümetin krize karşı patronlara yönelik ortaya koyduğu çözüm YEP (Yeni Ekonomik Program) yoksullaşan işçi ve emekçilere saldırı planı niteliğinde. Patronların bile tatmin olmadığı bu programda kıdem tazminatının kaldırılması, zorunlu BES uygulamasının hayata geçirilmesi, borç senetlerinin kamu bankalarına yıkılması vb. var. Aynı pakette açıklanan Enerji Girişim Sermaye Fonu ve Gayrimenkul Fonu da iktidarı boyunca ranta boğulmuş olan enerji ve inşaat şirketlerinin borçlarını kimin ödeyeceğini ortaya koyuyor. Zira doğayı talan eden HES’lerin ve elektrik özelleştirmelerinin sonucu kamu bankalarından çekilen krediler bugün ödenemiyor. Bu program ile Şubat 2019 sonu itibarıyla bir yıl içinde ödenmesi gereken 177,1 milyar dolarlık dış borç stokunun eritilmesi ve borçların işçi ve emekçilere ödetilmesi amaçlanıyor: dış borçların yaklaşık yüzde 80’i ise özel sektöre ait.

AKP tarihsel bir seçim yenilgisi almış olsa da sistemin işçi düşmanı tutumu yerinde durmaya devam ediyor. Soma’da 301 işçiyi öldüren patron Can Gürkan hem de maden ocağı işletme yetkisini geri alarak tahliye edildi. AKP hükümetlerinin iktidarda olduğu son 17 yılda, en az 22 bin işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti. Bu cinayetlerin hiçbirinin hesabı sorulabilmiş değil. Üstelik Tek Adam rejimi KHK ile işinden ettiği, güvencesiz ve güvenliksiz işlerde çalışmaya sürüklediği ve seçme, seçilme gibi en temel demokratik haklarını ellerinden aldmaya çalıştığı vatandaşlarını ise açlık ve sefaletle cezalandırıyor.

Emekçi kitleler işte bu politikalar karşısında ve emekten yana örgütlü bir alternatif eksikliği sonucunda Millet İttifakı’nı seçimlerde bir alternatif olarak gördü. Sonuç olarak HDP’nin desteği ile de bu ittifak önemli bir başarı kazandı. Ancak bu ittifak yeni rejime ve onun saldırı politikalarına karşı işçi ve emekçilerden yana ortak bir program ve bir muhalefet kurgusundan yoksun. Yoksulluğa, krize, işsizliğe, dış borçlara ilişkin emekçilerden yana kalıcı bir çözüm vaat etmiyor.

Bu nedenle emekçilerin somut kazanımlar elde edebilmeleri ve kazanılmış haklarının gaspını engelleyebilmeleri için emekten yana bir alternatif yaratılması gerekli. Bilhassa sol ve sosyalist kesimlerin de kritik, konjonktürel oy gerekçeleri ile seçimlerde bağımsız sınıf politikalarını ortaya koymaması önemli bir eksiklik ve alternatifsizliği gösteriyor. Bu yüzden, işçinin emekçinin kıdem tazminatının ve emeklilik hakkının patronlara peşkeş çekilmesine karşı, sanayide ve tarımda emek eksenli merkezi ekonomik planlamanın hayata geçirilmesini, işten çıkarmaların yasaklanmasını ve dış borç ödemelerinin durdurulmasını merkezine alan bir birlikteliğe ihtiyaç var.

Önümüzdeki mücadele süreci bu açıdan büyük önem taşıyor. Sendikaların, sınıf eksenli partilerin ve diğer emekçi örgütlerin ortak tavrı ile 1 Mayıs mücadele günü, yeni bir işçi-emekçi seçeneğinin yaratılması için bir başlangıç olabilir. İşçi ve emekçileri krizin tahribatından ve rejimin baskıcı politikalarından koruyabilecek olan ancak hayat pahalılığına ve işsizliğe karşı mücadeleyi merkezine alarak işyerlerinde ve mahallelerde mücadeleyi yaygınlaştırmak olacaktır.

Comments are closed, but trackbacks and pingbacks are open.