Sudanlı kadınların hakları ne durumda?

Afrika’nın en büyük Müslüman ülkelerinden biri olan Sudan’da başlayan halk ayaklanması, 30 yıllık diktatör Ömer el Beşir’i tıpkı muadilleri Tunus, Cezayir ve Mısır’da olduğu gibi devirdi. Sudan’da kitle seferberliklerinin öncüsü ise kadınlar… Eylemcilerin yarısı kadınlardan oluşuyor. Öyle ki 22 yaşındaki öğrenci Alaa Salah’ın kalabalığa “Thowra!” (Devrim!) sloganı attırırken çekilen videosu sosyal medyada Sudan ayaklanmasının sembolü oldu.

Nüfusun neredeyse yarısının (20 milyon) yoksulluk sınırının altında yaşadığı ülkede 19 Aralık’ta başlayan protestoları ekmek, buğday ve elektrikte devlet yardımlarının kaldırılması ve artan enflasyon tetiklemişti. Sudanlı kadınların en önemli sorunları arasında ise savaş, kadın sünneti, cinsel istismar ve yoksulluk geliyor. Bekâr kadınlar “zina” yaparlarsa kırk kırbaç ya da üç ay hapis cezası ile cezalandırılıyor. Başlık parası ülkede oldukça yaygın. Bununla birlikte ülkede pantolon, şort ya da vücut hatlarını belli eden etek giymeyi engellemeye yönelik kanunlar mevcut; bunları giyen kadınlar “ahlak dışı davranış” gerekçesi ile gözaltına alınabiliyor. Bu davranışın cezası ise 40 kırbaç ve/veya para cezası.

Ancak buna rağmen ülkede kadınların örgütlü mücadeleleri sonucu elde edilmiş bazı kazanımlar da mevcut. Örneğin eğitim bedava, çalışan kadınlar için iki yıl süt izni var, çalışmasalar da maaşlarını alıyorlar ve namus cinayeti yasak. Sudan yasalarında kadınlar lehine pozitif ayrımcılık uygulanıyor. Yüzde 10′luk kadın kotası olan parlamentoda 35 kadın milletvekili bulunuyor. Üç kadın da bakan olarak görev yapıyor.

Ne var ki ülkede rejimin başlıca hedeflerinden biri kadın hakları savunucuları. Kadın hakları savunucuları, özellikle de kadın eylemciler, avukatlar ve gazeteciler rejimin susturmaya yönelik sistematik baskı politikalarına maruz kalıyorlar. Sudan’daki kadın hakları mücadelesinin merkezinde üç milyona yakın üyesi bulunan Sudan Kadın Birliği (SWU) yer alıyor. Kadın konusunda çalışan çok sayıda sivil toplum kuruluşunun birleşmesi ile ortaya çıkan Birlik, ihtiyaç sahiplerine para yardımı yapıyor, mikro kredi desteği sağlıyor.

Sudan Kadın Birliği ve diğer feminist gruplar, ayaklanmanın öncülüğünde aktif rol oynadılar ve Beşir rejimi ile seleflerinin kadın düşmanı ve ayrımcı uygulamalarına karşı geçmiş yıllardaki protestolarda olduğu gibi yine ön planda oldular. Sonuç olarak rejim, ayaklanmalar esnasında aralarında SWU liderlerinin de olduğu pek çok kadın örgütü öncüsünü hapse attı.

2013 yılında, Arap yarımadasında başlayan ayaklanmalardan sonra ortaya çıkan “Sudan Değişim Hareketi” sırasında gözaltına alınan 41 yaşındaki eylemci ve muhalefetteki Sudan Kongresi Partisi üyesi Dalia El Roubi, France 24’e verdiği röportajda Aralık ayında gösteriler başladığından beri binlerce insanın tutuklandığını ifade ediyor. 8 Mart’ta (Uluslararası Kadınlar Günü) bazı kadın mahkûmların serbest bırakıldığını ancak kadınların hapishaneleri doldurmaya hazır olduğunu belirterek “Hepimiz hapse girmeye hazırsak, (rejim) korkutucu olmayı keser” diyor.

Bugün Sudanlı kadınlar, Beşir rejiminin ve şu an onun yerine gelen askeri darbe yönetiminin baskıcı politikalarını, tüm zorba bölgesel ittifaklarla olan dayanışmasını ve ayrıca neoliberal yoksullaştırma politikalarını reddediyorlar. Aynı zamanda “Özgürlük, barış, adalet ve devrim halkın tercihidir” şiarıyla darbe yönetimine karşı da sokakları terk etmiyor; taleplerini yerine getirebilecek sivil bir hükümet istediklerini dile getiriyorlar.

Comments are closed, but trackbacks and pingbacks are open.