Venezuela’da sol muhalefet

Venezuela halkı son yüz yılın belki de en kötü günlerini deneyimliyor. Bir yanda diktatöryel yöntemlerle iktidarını her ne pahasına olursa olsun korumaya çalışan ve halkı korkunç bir sefalete sürükleyen Maduro yönetimi… Diğer tarafta emperyalizmin doğrudan temsilcisi, darbe yanlısı sağ muhalefet… Tamamen kendi çıkarlarını korumaya odaklanmış bu iki burjuva cephe arasındaki mücadele son haftalarda şiddetlenirken, Venezuela halkının yaşadığı trajedi daha da katmerleniyor.

Chavez’in varisi olarak 2014’te iktidara gelen Maduro yönetimi altında Venezuela halkı devasa bir ekonomik yıkımla yüzleşmek zorunda kaldı. Emekçi halkı kasıp kavuran bir gıda ve ilaç yokluğu söz konusu. Enflasyonun yüzde on binler civarında olduğu tahmin ediliyor ve ortalama işçi ücreti aylık 6 dolara kadar gerilemiş durumda. Yaşanan ekonomik felaketten ötürü yaklaşık 3 milyon Venezuela vatandaşı ülkeyi terk ederek komşu ülkelere sığındı. Ve bütün bu gelişmeler, kendisini sosyalist olarak tanıtan 20 yıllık Chavez-Maduro hükümetlerinin politikaları sonucunda gerçekleşti!

Dünyanın en büyük petrol rezervlerine sahip Venezuela’da petrol fiyatları 2000’lerde oldukça yüksek bir düzeyde seyrederken, Chavez dönemi altında çeşitli sosyal reformlar hayat geçirilmişti. Fakat dünya ekonomik krizinin patlak vermesiyle ve petrol fiyatlarının düşmesiyle birlikte Venezuela ağır bir ekonomik krize sürüklendi ve önce Chavez, ardından Maduro hükümetleri kemer sıkma politikaları uygulayarak sosyal kazanımları birer birer ortadan kaldırdılar. Maduro döneminde ekonomik kriz bir sosyal çöküşe dönüşürken, yükselen muhalefet baskı önlemleriyle susturulmaya çalışıldı.

Chavez öncesi ülkenin yönetimini elinde tutan Amerikan yanlısı sağcı geleneksel burjuvazi ise, Maduro yönetimine karşı genelleşen tepkiyi iktidara yeniden gelebilmek adına kullanmaya çalışmakta. İktidara dönebilmek için emperyalizmin askeri müdahalesi ve bir askeri darbe dahil olmak üzere her türlü yöntemi meşru görmekte.

Bu iki burjuva kamp karşısında, hem askeri darbeye ve emperyalizmin müdahalesine hem de Maduro hükümetine karşı tutum alan işçi sınıfı temelli sosyalist bir muhalefet de bulunuyor. Venezuela Petrol İşçileri Sendikası Genel Sekreteri José Bodas “ne Maduro’nun ne de Guaidó’nun yanında olan gerçek bir sol var” diyor. İDP’nin parçası olduğu İşçilerin Uluslararası Birliği – Dördüncü Enternasyonal’in Venezuela partisi Sosyalizm ve Özgürlük Partisi (PSL), iki burjuva kamptan bağımsız, emekçilerin seferberliğine dayanan bir programı yükseltiyor. Gerçekten sosyalist ve antiemperyalist bir emekçi hükümetinin kurulması için mücadele eden PSL, petrolün %100 kamulaştırılmasını, çokulusu şirketlerin def edilmesini, dış borç ödemelerinin durdurulmasını ve borca ayrılan paranın insanca yaşamaya yetecek bir ücret elde edilmesi, ilaç kıtlığının ortadan kaldırılması, sağlık ve eğitim hizmetlerinin yeniden yapılandırılması için harcanması gerektiğini savunuyor. PSL sağ muhalefetin emekçi halkın hiçbir ihtiyacına çözüm getiremeyeceğini, Maduro’nun ise darbe veya emperyalist müdahaleyle değil, emekçi halkın seferberliğiyle gitmesi gerektiğini vurguluyor.

Comments are closed, but trackbacks and pingbacks are open.