Türkiye işçi sınıfı için Sudan Devrimi dersleri


1.) Hiçbir rejim kalıcı değildir, bütün devrimler mümkündür.

Sudan diktatörü Ömer El Beşir 1989’da iktidara gelmişti. 30 sene boyunca ülkeyi azgın bir talan ve işçi düşmanlığı politikasıyla yöneten El Beşir, yıkımı mümkün olmayan bir tiran gibi gözüküyordu. Zira 2011 senesinde bölgeyi sarmış ve birçok diktatör devirmiş olan Arap devrimci sürecini dahi en az hasarla atlatmıştı. Ortadoğu’da düzen güçleri devrimci süreci bastırmış gibi gözüküyordu. Ancak Sudanlı kitlelerin sokaklara akın ederek devrim talep etmesi ve El Beşir’i devirmesi, üstüne onun tutuklanmasını sağlamış olması, bölge halkları için devrimin politik bir tercih olarak geçerliliğini koruduğunu gösteriyor. Sudan’da El Beşir yolsuzluğun, baskının ve sömürünün yüzüydü; işçiler ve yoksul halk rejimi reformlara tabi tutamayacağını anladı ve onu devirdi. El Beşir’in iktidarı mutlak gözüküyordu, artık tarih oldu. Devrim imkânsız deniyordu, artık devrimin sürmemesi olanaksız.

2.) Ekmek sorunu, rejim sorunudur.

El Beşir’in devrilmesini getiren seferberliği ekmek zamları başlattı. Rejim ekmeğe %300 zam yapmıştı. 19 Aralık’ta zammın geri çekilmesi için başlayan seferberlik, kısa sürede rejimin devrilmesini talep eden bir ayaklanmaya dönüştü. Sudanlı işçiler, toplumsal taleplerinin çözümünün siyasal taleplerde yatmakta olduğunu sezdi ve hemen bu yönde bir refleks sergiledi. Ekonomik ihtiyaçları birtakım politik zorunlulukları önlerine koyuyordu. Sudan devrimine hayat veren, bu karşılıklı ilişki oldu. Sudan emekçileri, ekmek (yani ekonomik kriz ve açlık) sorununun çözümünde, El Beşir rejimiyle herhangi bir pazarlığa gitmeyi, onunla münakaşa etmeyi tercih etmedi. Onların talepleri “Defol, hemen şimdi!” idi. Sudan’da 2012’nin Haziran ve Temmuz aylarında, rejimin ekonomi politikalarına karşı güçlü işçi seferberlikleri yaşanmıştı. 2013 Eylül’ünde Sudan’ın birçok şehrinde protestolar patlak verdi ve rejim güçleri 200 eylemciyi öldürdü. Buna rağmen Sudanlı işçiler ve yoksullar pes etmediler ve rejime teslim olmadılar.

3.) Toplumsal değişimin aktörü ve garantisi işçi sınıfıdır.

Sudan devrimine hayat veren kitlelerin çevresinde toplandığı örgüt “Sudanlı Profesyoneller Birliği” oldu. Bu örgüt sekiz sendikadan oluşuyor. Ömer El Beşir devrilene dek devam eden grevleri bu sendikalar örgütledi. Elbette bu sendikaların yönetimi mücadeleci ve devrimci değillerdi. Ancak El Beşir rejiminin daha önce de bu çapta seferberliklerle karşılaştığını ve onları tolere edebildiğini veya bastırabildiğini unutmayalım. Bu seferki fark, toplumsal ayaklanmanın, işçi örgütlenmeleri üzerinde bir basınç oluşturarak onları greve çağırmasıydı. Sudan diktatörünü deviren, işçi sınıfının siyaset sahnesine çıkması ve rejimin kalbine giden damarları, sosyoekonomik gücünü kullanarak tıkamasıydı.

Comments are closed, but trackbacks and pingbacks are open.