Tez Koop-İş İstanbul 2 Nolu Şube: Basına ve Kamuoyuna Duyurulur

Greve çıkamadınız pankartı bahane etmeyin!
Şubeyi teslim ettiniz, 3 gün sonra darp edildik diye yaygara koparmayın!
İşçilerin adaletine teslim olun, yargı kararlarını uygulayın!

Basına ve Kamuoyuna;

Tez Koop-İş İstanbul 2 Nolu Şube üzerindeki işgal, 24 Eylül 2010 Cuma günü saat 15.00 itibariyle sona erdirilmiştir.

2 Nolu Şube defaten genel merkez ve atama şube yöneticileri tarafından işgal edilmiştir. 2005 yılından beri yaşanan bu işgallere işçiler olarak geçit vermemek için elimizden geleni yaptık. Yargı kararları ortada olmasına rağmen, genel merkez ve atama yönetim kurulları eliyle işgal devam etti. Son olarak 31 Ekim 2009’dan itibaren işgal altında tutulan sendika şubesi, 11 ay sonra işçilere iade edilmiştir.

Sendikal ilkelere, işçi sınıfı ahlakına ve yasalara rağmen genel merkezin uyguladığı kanunsuz işgalin yanı sıra IBM şirketindeki sendikal örgütlenme deneyimi de gösteriyor ki, atama yönetim işçilerden kopuktur. IBM’de gerçek bir örgütlenme yoktur, sadece üyelik yapılmış, işçilerin güveni sağlanamamıştır.

IBM işvereni sendika yönetiminin zaaflarından yaralanarak toplusözleşme görüşmelerini uyuşmazlığa götürmüş ve sendika yönetiminin zayıflığını, örgütsüzlüğünü ortaya koymak ve yetkisini düşürmek üzere grev oylamasına gitmiştir.

Grev oylamasında ne gariptir ki, sendika greve hayır yönünde çalışmış, işveren ise; greve evet yönünde işçileri yönlendirmeyi bilmiştir. İşçilerin de atama şube yönetimine güvenmedikleri için 27 Eylül günü greve çıkılamamıştır.

Gerçekler bu olmasına rağmen, Tez Koop-İş atama yönetimi ve sendika genel merkezi greve çıkılacağı gün olan 27 Eylül Pazartesi günü greve çıkamamasını Elvan Demircioğlu isimli atama yönetici ve şube ücretli şube çalışanı kişiyle etrafa duyurmaya çalışmıştır. Bu kişi telefonla kimi basın yayın organlarını arayarak “Greve çıkamıyoruz, çünkü sendika şubesinde bulunan grev pankartlarını alamadık” demektedir.

Herkes bilir ki, greve çıkmak için pankarta ihtiyaç yoktur. İşçi greve örgütlüyse çıkar. İşçi greve hazırlanmadığı için pankartın olup olması sonucu değiştirecek bir neden sayılmaz. Grevin örgütlenmemiş olmasının sorumluluğunu “pankartı alamadık” diyerek bizlere yüklenmeye çalışılması, şube ve genel merkez yöneticilerinin acizliğini göstermektedir. Üstelik bir pankart yazdırmak çok zor olmadığı gibi, şubede kitli olan odaların dışında söz konusu pankartın varlığı da yalandır.

Kamuoyunu yanıltmaya dönük olarak ikinci “çamur atma” ve iftira ise, yine Elvan Demircioğlu’na aittir. Şube yöneticisi ve çalışanı olan bu kişi, işçiler olarak şubeye geldiğimiz Cuma günü bize kapıyı açıp, “size burayı teslim ediyorum ve gidiyorum” demiştir. Elvan Demircioğlu’nun; aradan 3 gün geçtikten sonra “beni darp ettiler, 30 kişi boğazıma sarıldı” diye açıklama yapmış olması kamuoyunun aldatmaya dönük kirli senaryonun bir parçasıdır.

Aramızdan hiç kimse bir bayana el kaldıracak kadar seviyesiz olmadığı gibi, söz konusu kişi şubeyi bize teslim etmiş, bir süre bizimle birlikte şubede oturmuş ve Cuma günü mesai bitiminde odasının kapısını kitleyerek şubeden ayrılmıştır.

Haklı ve meşru bir konumda olan biziz; yasal yönden yönetim hakkımız iade edilmelidir.

Kamuoyuna duyurulur.

Tez Koop-İş 2 Nolu Şube Yönetimi

Comments are closed, but trackbacks and pingbacks are open.