Duygusal şiddet

Her gün ortalama 3 kadın erkekler tarafından öldürülüyor. Dünyada ve Türkiye’de her üç kadından biri şiddet görüyor ve bu şiddet genellikle kendilerine en yakın erkekler (baba, eş, sevgili) tarafından gerçekleştiriliyor. Bu vahim tablo, bize kadına yönelik şiddet konusunda acilen bir şeyler yapmamız gerektiğini hatırlatıyor. Kadına yönelik bu soykırıma sessiz kalmamamız ve onu daha da görünür kılmamız hayati önemde. Bizler de bu saikle, bu sayıda kadınlara yönelik görünmeyen bir saldırı biçimi olarak duygusal şiddet konusunda bilinçlenmenin önemli olduğunu düşündük.

Kadına yönelik şiddet dendiğinde fiziksel, cinsel, ekonomik ve devlet kaynaklı şiddet türleri akla geliyor. Ama yetmezmiş gibi; bilhassa kadınların hayatında olan erkekler tarafından evlilik hayatında, aile içinde, iş yerinde mağduru olduğu bir saldırı türü de duygusal şiddet. Bu saldırı biçimi, kadınların hayatında öylesine sinmiş ki, belki de en sık gördüğümüz bu şiddetin farkında bile değiliz, veyahut onu normal görüyoruz. Örneğin fiziksel şiddetin sonuçları görülebilir ve müdahale edilebilmesi daha kolay olduğundan duygusal şiddet söz konusu olduğunda, kadınlar yalnız olduklarını düşünerek, durumu içlerine atmakla yetiniyorlar ancak duygusal şiddetin sonuçları çok daha derin ve uzun vadeli oluyor.

Duygusal şiddet nedir?

Duyguların, duygusal ihtiyaçların; zorlama, aşağılama, bağırma, kötü sözler sarfetme, öfke boşaltma, baskı uygulama yoluyla istismar edilmesidir. Örnek olarak; kadının dinine, ırkına, geçmişine ait değer ve inançlarının, aile ve arkadaşlarıyla olan ilişkilerinin aşağılanması; sözlü aşağılamalarda bulunarak özgüvenini sarsmak, manevi destek alabileceği kişilerden soyutlanacağı şekilde davranarak kadının günlük hayatını denetleyerek üzerinde baskı kurmak, kendisini suçlu hissetmesini sağlamak, patolojik düzeyde kıskançlık ve inanmama…

Duygusal şiddette, fiziksel müdahale olmasa da kadının iradesini kıracak, çaresiz ve güçsüz hissetmesini sağlayacak, kadını erkeğin tahakkümü altına sokacak müdahaleler vardır. Diğer şiddet türlerinde olduğu gibi burada da, erkeğin yaşı, mesleği, eğitim düzeyi fark etmeksizin her erkek fail olabilmektedir.

Ne Yapmalıyız?

Duygusal şiddet türü görünmediğinden ötürü, kadınların bu konuda farkındalık kazanması çok önemlidir. Hükümet, medya cinsiyetçi diliyle bu durumu normal kılsa da kadınların yaşadıklarına ismini koymaları ve bunu normal kabul etmemeleri çok önemlidir. Duygusal şiddet için, kanunlarda özel bir hüküm düzenlenmemiştir. İşyerinde uygulanan psikolojik şiddet ve evlilik için de bir takım düzenlemeler mevcut olsa da; bütün kadınları kapsayacak bir düzenleme yoktur. Bunun için böylesi bir dönemde, kadınların yalnız olmadıklarını bilmeleri ve kadın dayanışması ağlarını örmeleri çok önemlidir.

Comments are closed, but trackbacks and pingbacks are open.