Bu haberden haberiniz olsun: Basın işkolundaki yıkımının sorumlusu AKP’dir

AKP iktidarı bizzat kendisinin yol açtığı krizden şimdi basını susturmak, halkın haber almak özgürlüğünü daha da kısıtlanmak için yararlanmaya çalışıyor. Bu konuda DİSK’e bağlı bağlı Basın-İş sendikasının açıklamasını aktarıyoruz:

Dövizdeki dalgalanma ve TL’nin değer kaybı basın yayın ve gazetecilik sektörünü de vurdu. Yaşanan kriz karşısında AKP iktidarının ve cumhurbaşkanının “onların doları varsa bizim Allahımız var”, “Onların I-phon’u varsa bizim Vestelimiz var” gibi aklımızla dalga geçen açıklamalarının da gerçek hayatta hiçbir karşılığı yoktur.

Somut durumda Dolar ve Euro’ya endekslenen kâğıt fiyatları da dövizdeki artışla birlikte fırladı. Öyle ki kâğıt fabrikaları kağıt almamaya stoklarından harcamaya başladı. Küçük ve orta ölçekli matbaalar da stokları olmadığı için kâğıt bulmakta zorlandı. 14 Ağustos itibariyle birçok kentte kâğıt satışı neredeyse olmadı. Bu süreç günlük gazeteleri de etkileyecek.

Ulusal boy bir gazetenin ortalama baskı maliyeti 2017 Kasım ayında 0,1 Euro idi. Bugün de 0,1 Euro. Yani 45 kuruş olan gazete artık 80 kuruşa mal oluyor. Bu durum gazete başına 35 kuruş maliyet artışı anlamına gelmektedir. Birçok ulusal gazeteye zam gelmesi işten bile değil. Ayrıca bu ulusal gazeteleri basan matbaalarda büyük çapta işten çıkarmalar gündeme gelecektir.

Kâğıt fiyatlarındaki artışın temel nedenlerinden biri de AKP’nin özelleştirme politikalarıdır. Eğer SEKA satılmamış olsaydı, kâğıdın hammaddesi olan selülozu üretebilecek ve bugün kâğıt fiyatları çok daha düşük olacaktı. Piyasa şahsi menfaatleri uğruna kâğıdı karaborsaya sokacak tacirlerin eline kalmayacak, piyasada kâğıt sıkıntısı da yaşanmayacaktı.

Kâğıt fiyatlarındaki artış bir yandan da halkın haber alma hakkını savunan ve reklam geliri olmayan az sayıdaki gazetenin de fiyatlarına zam yapmasını beraberinde getirecektir. Halkın gerçeği öğrenme hakkı da bu süreçte zedelenecektir.

Sonuç olarak döviz kurunun basın yayın ve gazetecilik sektörünü etkilemesi emekçilerin değil AKP politikalarının ve tek adam rejiminin sonucudur.

ABD’li papaz konusu gündeme getirilerek ABD karşıtlığı üzerinden sanal bir algı yaratılmaktadır ve bu bahanelerle bizden fedakârlık istemektedirler. Oysa devletin ekonomisini yöneten AKP iktidarı ve besleme sermayeleri bu krizin müsebbibidir ve onlar fedakârlık yapmak zorundadır.

DİSK Basın-İş olarak sermayedarların kâr yapması için feda edecek hiçbir şeyimiz yoktur. Aksine bu süreçte ilk olarak işten çıkarmalar yasaklanmalıdır. Kâğıda sübvansiyon uygulaması getirilmeli ve bir dönem pırlanta, mücevher, yat, tekne gibi mallarda ÖTV kaldırıldıysa kağıda da KDV muafiyeti getirilmelidir.

Yorumlar kapalı, ancak trackbacks Ve pingback'ler açık.