Dördüncü Enternasyonal 80 yaşında!

YOL GÖSTEREN IŞIK…
Nerede varsa suskunluk
orada konuşur, anlatır o,
nerede baskı hüküm sürüyorsa
ve kaderden söz ediliyorsa
o adını koyar bu durumun ve açıklar.
nerede oturursa oturursun masaya
masada hazırdır hoşnutsuzluk.
yemeğin iyi olmadığını.
odanın darlığını vurgulayan.
onu sürdükleri yere devrim de beraber gelir
onun sürüldüğü yerde kalır en azından bir kıpırtı…
Bertolt Brecht

3 Eylül 1938. Paris’te gri bir gökyüzü var. Birazdan kentin banliyösünde yer alan bir evde Dördüncü Enternasyonal’in (DE) kuruluşunun ilan edileceği kongre toplanacak. Katılımcılar Stalinist terör tarafından tam anlamıyla kuşatılmış durumdalar. Kongre güvenlik nedeniyle yalnızca tek bir gün toplanabilecek ve harekete önderlik eden büyük devrimci Lev Troçki ise toplantıya katılamayacak.

Kuruluş kongresini hazırlamakla görevli sekreter Rudolf Klement GPU tarafından kongreden birkaç gün önce kaçırılarak katledildi. DE’nin kuruluş tezleri olan Geçiş Programı, orijinali Klementle birlikte yok olduğu için sözlü olarak geçilen tüzük metni, yaklaşan savaşa karşı Troçki tarafından kaleme alınan bir manifesto, gençliğe yönelik bir karar metni ve Troçki’yi, Stalinistlerce katledilen yoldaşları ve İspanyol devriminin savaşçılarını selamlayan mesajlar, burjuvaziye, faşizme ve Stalinist teröre karşı gizlilik şartlarında gerçekleştirilen bu kuruluş kongresinin ana gündem maddeleri…

Yeni Enternasyonal’in güçleri çok kısıtlı; ABD’de (2500), Belçika’da (800), Fransa’da (600), Polonya’da (350), Almanya’da (120’si tutuklu 200), İngiltere’de (170), Çekoslavakya’da (200), Yunanistan’da (100), Brezilya’da (50), Şili’de (100), Küba’da (100), Güney Afrika’da (100), Kanada’da (75), Hollanda’da (50), Avustralya’da (50), İspanya’da (30), Meksika’da (150).

Yine de oldukça zayıf güçlerce kurulan bu örgüt bir yandan Stalinist yozlaşmanın, diğer yandan faşizmin yükselişi karşısında devrimci Marksizmin yegane mevziisi olacak ilerde. Bu örgüt sayesinde devrimci Marksist akımlar, kendi ulusal sınırlılıklarını aşabilecek, Stalinist yozlaşma dışında bir Marksizm yaşam şansına kavuşacak. Dördüncü Enternasyonal, değişik karşıdevrimci aygıtların basınçları altında devrimci Marksizmin hayatta kalışını güvence altına alan bir motor güç olacak.

Yeni enternasyonal, son derece tahripkâr bir gericilik döneminin son noktasında, yaklaşmakta olan bir emperyalist savaşın öncesinde kurulmuştu. Taraftarları açısından insan uygarlığının içinde debelenmekte olduğu krizin kaynağı, devrimci önderlik bunalımıydı ve üstesinden gelebilmek için işçi sınıfı içine sızmış uzlaşmacı akımlara karşı kitle hareketinin önderliğini zapt etmek için savaşmak bir zorunluluktu. Zira bu hedefe ulaşılamadıkça, insan uygarlığını bir yok oluş süreci bekliyordu.

Kuruluşunu takip eden yıllarda, başta Troçki olmak üzere neredeyse bütün tarihsel liderleri katledilen bu örgüt defalarca parçalandı, tahrip oldu ama yine de dev çokuluslu şirketlerin devrilmesini ve ancak dünya ölçeğinde gerçekleşebilecek olan sosyalizmin inşasını mümkün kılacak strateji ve taktikleri geliştirmeye odaklı yegâne dünya örgütü olmayı sürdürdü.

Bu sürekliliğin başlıca nedeni yalnızca DE içinde oluşan sapmalara karşı koymakla kalmayıp, devrimci Marksist metodun günümüz koşullarına uyarlanmasını üstlenen, işçi sınıfı devrimciliğinde, enternasyonalizmde ısrar eden Troçkist akımların varlığıydı.
80 yıl sonra bugün, dünyanın karşı karşıya bulunduğu en derin ekonomik ve siyasi krizlerinden birinden geçiyorken, programı tarih tarafından doğrulanmış olmasına rağmen birleşik ve merkezi bir DE’den yoksunuz. Akım kuruluşunda hedeflediği örgütsel amaçlara ulaşmaktan uzak kaldı, öte yandan politik programı ise tarihsel olgular nezdinde bütünüyle doğrulandı. İşte üstesinden gelmemiz gereken büyük çelişki…

Pek çoklarının düşündüğünün aksine, günümüz kapitalizminin karşı karşıya olduğu durum, 1938’de olduğundan daha yumuşak değil. Aslında daha korkunç olasılıklar söz konusu. Troçki Dördüncü Enternasyonal’in kuruluş manifestosunu yazdığında, başı aşılamayan bir ekonomik krizle belada olan dünya burjuvazisi demokrasiyi üstünden atıyor ve savaşa doğru koşuyordu. Bugün, Dördüncü Enternasyonal’in 80. kuruluş yıldönümünü kutluyorken, bir kez daha başı üstesinden gelinemez bir ekonomik krizle belada olan küresel kapitalizm, kendisi için bir yük haline gelen demokrasiyi sırtından atıp savaşlar ve yıkımla yüklü bir geleceğe doğru koşuyor.

80 yıllık Bolşevizm’i yaşatma mücadelesinin birikimleriyle kuşanarak, Dördüncü Enternasyonal’i sabırla yeniden inşa etmekten söz ediyoruz. Bu oldukça güç bir görev, ama öte yandan sınıfsız bir topluma ulaşılabilmesi için daha devrimci ve gerçekçi bir yol da yok.